Kürt komedyen Durgun: Kimliğimle gurur duyuyorum
Almanya'da yaşayan Kürt yazar, komedyen ve içerik üreticisi Tahsim Durgun, uzun yıllar Kürt kimliğini geri planda bırakmaya çalıştığını ancak şu an kimliğiyle gurur duyduğunu söyledi.
RûpelNews - Tahsim Durgun, DIE ZEIT gazetesine verdiği kapsamlı röportajda çocukluğundan kimlik arayışına, eğitim hayatından Almanya'daki entegrasyon tartışmalarına kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
1995 yılında Oldenburg'da, Türkiye'de yaşadıkları baskılar nedeniyle Almanya'ya sığınan Ezidi Kürt bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Durgun, uzun yıllar Kürt kimliğini geri planda bırakmaya çalıştığını söyledi.
"Bir dönem gerçekten Almanlardan biri olmaya çok çalıştım" diyen Durgun, bugün ise içinde taşıdığı Kürt kimliğiyle gurur duyduğunu ifade etti.
"Fakirlik okulda daha görünür hale geldi"
Durgun, çocukluğunda maddi imkânsızlıkların okul hayatında belirgin şekilde hissedildiğini anlattı.
Diğer çocukların teneffüste çilekli süt alabildiğini, hayvanat bahçesine gidebildiğini ancak kendisinin bunlara sahip olamadığını belirten Durgun, oyuncak günlerinde sınıfa gösterecek oyuncak bile getiremediğini söyledi.
Buna rağmen hurdalardan buldukları eşyalarla oyunlar kurduklarını, eski bir video kamerayla kendi dizilerini çektiklerini belirten Durgun, yaratıcılığını büyük ölçüde bu çocukluk yıllarına borçlu olduğunu dile getirdi.
Annesinin kararı hayatını değiştirdi
İlkokulun sonunda Hauptschule'ye yönlendirilmek istendiğini anlatan Durgun, annesinin bu kararı kabul etmeyerek kendisini Gesamtschule'ye kaydettirdiğini söyledi.
Bunu hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri olarak nitelendiren Durgun, burada karşılaştığı öğretmeni Jule Sommersberg'in yeteneklerini keşfederek kendisine büyük destek verdiğini ifade etti.
Annesinin Almanca bilmemesine rağmen hiçbir veli toplantısını kaçırmadığını belirten Durgun, çoğu zaman toplantılarda ailesine tercümanlık yaptığını da anlattı.
"Yıllarca Alman pasaportunu bekledik"
Ezidi Kürt bir mülteci ailesinin çocuğu olarak büyüdüğünü belirten Durgun, her yıl oturma izinlerini uzatmak için yabancılar dairesine gitmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Alman vatandaşlığını ancak yetişkin yaşta alabildiğini ifade eden Durgun, çocukken öğretmenine "Almanya'nın istediği her şeyi yapıyorum, yakında Abitur da alacağım ama neden hâlâ bu pasaportu alamıyorum?" diye sorduğunu anlattı.
"Almanya önce aynaya bakmalı"
Röportajın en dikkat çeken bölümü ise entegrasyon tartışmaları oldu.
Durgun, Almanya'da entegrasyon kavramının sürekli göçmenlerden beklenti içerdiğini savunarak ülkenin önce kendi gerçekliğiyle yüzleşmesi gerektiğini söyledi.
Almanya'nın onlarca yıldır farklı kökenlerden insanların yaşadığı bir ülke olduğunu belirten Durgun, "İnsanları buraya getirip sonra onları istememek Alman kimliğinin bir parçası hâline gelmiş gibi görünüyor. Almanya'nın terapiye ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.
"Kanake ile Kartoffel aynı şey değil"
Durgun, Almanya'daki ırkçılık tartışmalarına da değindi.
Göçmen kökenli insanların isimleri veya dış görünüşleri nedeniyle konut bulma, kamu kurumlarıyla ilişkiler ve günlük yaşamda çeşitli dezavantajlarla karşılaştığını belirten Durgun, bu nedenle "Kanake" ve "Kartoffel" ifadelerinin eşit görülmesinin doğru olmadığını savundu.
"Diplomam bütün ailemin başarısıydı"
Üniversitede Alman Dili ve Edebiyatı okuyan Durgun, mezuniyetini yalnızca kişisel bir başarı olarak görmediğini söyledi.
Ailesinin eğitim alamadığı için kendi başarısını tüm ailenin ortak emeği olarak değerlendirdiğini belirten Durgun, bu duyguyu "Abiturum herkesin içtiği kocaman bir kova süt gibiydi" sözleriyle anlattı.
Öğretmen olmayı istemesinin nedenlerinden birinin de okullarda göçmen kökenli öğretmenlerin sayısının artmasına katkı sağlamak olduğunu ifade etti.
AfD ve Merz'e sert eleştiri
Durgun, Almanya'da son yıllarda siyasi atmosferin değiştiğini ve artık çocukluğundaki kadar güvende hissetmediğini söyledi.
Özellikle Alternative für Deutschland'ın yükselişinden kaygı duyduğunu belirten Durgun, Şansölye Friedrich Merz hakkında da sert ifadeler kullandı.
Merz'in toplumda yaşanan gelişmeleri yeterince göremediğini savunan Durgun, buna rağmen Almanya'da yaşamaya devam edeceğini ancak geleceğe dair eskisi kadar kaygısız hissedemediğini dile getirdi.
