Almanya'da burka ve nikab yasağı çağrısı

09 Temmuz 2026 18:12

Almanya'da Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) bünyesindeki Kadınlar Birliği (Frauen-Union), burka, nikab ve yüzü tamamen örten diğer kıyafetlerin kamusal alanda yasaklanması için girişim başlattı. CDU'nun son parti kongresinde oy birliğiyle kabul edilen kararın ardından Birlik, federal hükümeti yasal düzenleme yapmaya çağırdı.

Almanya'da burka ve nikab yasağı çağrısı

RûpelNews - Welt’in haberine göre CDU Kadınlar Birliği yönetim kurulu üyesi Zemfira Dlovani, tam yüz örtüsünün kadınların özgürlüğü ve toplumsal eşitlikle bağdaşmadığını savunarak, "Burka ve nikab din özgürlüğünün değil, siyasal İslam'ın ve radikal Selefi çevrelerin sembolleridir" dedi.

"İslam'ın zorunlu kıldığı bir uygulama değil"

Dlovani, İslam dininde kadınların yüzlerini tamamen örtmelerinin zorunlu olmadığını belirterek, burka ve nikabın dini bir gereklilikten çok ideolojik bir anlam taşıdığını belirtti.

CDU'lu siyasetçiye göre, IŞİD gibi terör örgütleri de bu kıyafetleri ideolojik bir simge olarak kullanıyor. Burka ve nikabın kadınları kamusal yaşamdan dışladığını savunan Dlovani, yüzün tamamen gizlenmesinin açık toplum anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.

Avrupa'daki yasaklar örnek gösterildi

Haberde, Belçika, Fransa, Avusturya ve İsviçre'de kamusal alanda yüzü tamamen örten kıyafetlerin yasak olduğu hatırlatıldı.

Almanya'da ise tam yüz örtüsü yalnızca belirli alanlarda yasaklanmış durumda. Polis ve askerler görev sırasında yüzlerini kapatamıyor, araç kullanırken yüzün tamamen örtülmesine izin verilmiyor. Bazı eyaletlerde okullarda da benzer yasaklar uygulanıyor.

Kadınlar Birliği ise bu düzenlemelerin yetersiz olduğunu savunarak ülke genelinde kapsamlı bir yasak talep ediyor.

SPD: Genel yasak kadınları daha da yalnızlaştırabilir

Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise tam yüz örtüsüne yönelik genel yasağa karşı çıkıyor.

SPD Kadın Kolları Başkanı Carmen Wegge, kadınların özgür iradeleriyle yaşamaları gerektiğini belirterek, genel bir yasağın bazı kadınların tamamen eve kapanmasına yol açabileceğini söyledi.

Wegge, kadınların örtünmeye zorlanmasına da karşı olduklarını vurgulayarak, devletin kadınları baskı altına almadan özgürlüklerini koruması gerektiğini ifade etti.

Frankfurt'ta 11-13 yaşındaki kızların burkayla gelmesi tartışma yarattı

Haberde, çocuk ve gençlik yardım kuruluşu "Die Arche"nin kurucusu Bernd Siggelkow'un aktardığı dikkat çekici bir olaya da yer verildi.

Siggelkow'un verdiği bilgiye göre, Frankfurt'taki bir "Arche" merkezine yaşları 11 ile 13 arasında değişen beş kız öğrenci okul çıkışında burka giyerek geldi. Burkaları okul çantalarında taşıyan öğrencilerin merkeze girişine izin verilmedi.

Siggelkow, bu davranışın dini bir tercih değil, radikalleşmenin ve ideolojik bir protestonun göstergesi olduğunu savundu.

"TikTok ve Instagram üzerinden radikalleştiriliyorlar"

Siggelkow, Selefi grupların ve radikal İslamcı vaizlerin özellikle TikTok ve Instagram üzerinden gençlere ulaşarak burka ve nikab gibi sembolleri yaygınlaştırmaya çalıştığını vurguladı.

Almanya'nın demokratik değerlerini yeterince savunamadığını söyleyen Siggelkow, yalnızca yasakların değil, demokrasi eğitiminin de güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Aksi halde ülkede uzun vadede "kültürler savaşı" yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Mahkemeler de tam yüz örtüsünü sınırlayan kararlar verdi

Haberde son yıllarda alınan yargı kararlarına da değinildi.

Berlin'de nikabla araç kullanmak isteyen bir kadının açtığı dava reddedildi. Mahkemeler, sürücünün kimliğinin tespit edilebilmesi ve trafik güvenliği gerekçesiyle yasağın hukuka uygun olduğuna hükmetti. Kadının nikabına QR kod yerleştirilmesi önerisi de kabul edilmedi.

Hamburg ise 2024 yılında okul yasasını değiştirerek eğitim kurumlarında yüzü tamamen örten kıyafetleri yasakladı. Schleswig-Holstein eyaletinde de okullarda benzer düzenlemeler yürürlüğe girerken, üniversitelerde sınav ve kayıt işlemleri sırasında kimlik tespiti zorunlu hale getirildi.

"Toplu bir olgu değil, aşırılık yanlılarının simgesi"

"Frauen für Freiheit" (Özgürlük İçin Kadınlar) Derneği Başkanı Rebecca Schönenbach ise Almanya'da tam yüz örtüsü kullanan kadınların sayısının kesin olarak bilinmediğini, bunun 100 kişi ile birkaç bin kişi arasında olabileceğini söyledi.

Schönenbach, tam yüz örtüsünün Almanya'da kitlesel bir olgu olmadığını, daha çok aşırılık yanlısı grupların kendilerini toplumdan ayırmak için kullandıkları ideolojik bir sembol niteliği taşıdığını savundu.

Berlin'de yapılan güncel bir araştırmaya da dikkat çeken Schönenbach, Müslüman kökenli dokuzuncu sınıf öğrencilerinin yaklaşık yüzde 40'ının dini kuralları okul kurallarının üzerinde gördüğünü belirterek, Selefi grupların özellikle gençleri hedef alan radikalleştirme faaliyetlerinin ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.

Kadınlar Birliği ise tam yüz örtüsünün yasaklanmasının, Almanya'nın demokratik hukuk düzenini ve kadın-erkek eşitliğini korumaya yönelik önemli bir mesaj olacağını savunuyor.