Birdal: PKK silah bıraktı ama Kürtlere yönelik saldırılar sürüyor

27 Ağustos 2026 16:30

Eski İHD Başkanı ve milletvekili Akın Birdal, son dönemde Türkiye’de Kürtleri hedef alan saldırıların ırkçılık, nefret ve ayrımcılığın göstergesi olduğunu belirterek, “Bunu kınamakla yetinmemek gerekiyor. Derhal gerekli önlemler alınmalı ve etkin soruşturma yapılmalı” dedi.

Birdal: PKK silah bıraktı ama Kürtlere yönelik saldırılar sürüyor

RûpelNews - Türkiye’de son günlerde Kürt işçilere yönelik saldırılar ve Amedspor maçında tribünlerde sergilenen ırkçı görüntüler yeniden gündeme geldi. Zonguldak ve Düzce’de Kürt işçilere yönelik saldırıların ardından Kocaeli’de Kocaelispor-Amedspor karşılaşmasında sarı torbaların sallanması, Kürt kamuoyunda tepkiye neden oldu.

RûpelNews’ten Cesim İlhan’ın sorularını yanıtlayan eski İnsan Hakları Derneği (İHD) Başkanı ve eski milletvekili Akın Birdal, yaşananların yalnızca münferit olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Saldırıların daha önce de farklı kentlerde yaşandığını hatırlatan Birdal, devletin yalnızca kınama açıklamalarıyla yetinmemesi, etkin soruşturma yürütmesi ve caydırıcı yasal düzenlemeler yapması gerektiğini belirtti.

Abdullah Öcalan ile devlet arasında devam eden çözüm sürecine de değinen Akın Birdal, PKK’nin silah bırakmasının tek başına yeterli olmayacağını, sürecin demokratikleşme ve toplumsal barış adımlarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

İlhan: Son günlerde Zonguldak ve Düzce’de Kürt işçilere yönelik saldırılar yaşandı. Ardından Kocaelispor-Amedspor maçında sarı torbaların sallanması gündeme geldi. İstanbul’da yine Kürt inşaat işçilerinin çalıştığı bir yerde Türk bayrağı ve sarı torbalar asıldı. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bunlar organize bir provokasyonun parçası mı, yoksa münferit olaylar mı?

Birdal: Daha önce de bu tür ırkçı gösteri ve saldırılar oluyordu. Ancak şimdi böyle bir süreçte, üst üste Zonguldak, Düzce ve Kocaeli’de bu ırkçı gösteri ve saldırıların yaşanmasının rastlantı olmadığını düşünüyorum. Organize olsun ya da olmasın, derhal etkin bir soruşturma yapılmalı, failler açığa çıkarılmalı ve cezalandırılmalı. Çünkü ırkçılık, savaş propagandası ve barış karşıtlığı uluslararası hukuk açısından da suçtur.

O nedenle kabul edilebilir bir durum değil. Bunu kınamakla yetinmemek gerekiyor. Derhal gerekli önlemler alınmalı, etkin soruşturmalar yapılmalı ve failler ortaya çıkarılmalı.

Düzce’de bir kişinin tutuklanmış olması kuşkusuz iyi. Ancak devletin Ankara’dan bu ırkçılığı, nefreti ve ayrımcılığı açıkça dile getirmesi ve kınaması, birtakım yasal düzenlemelerin yapılması için de harekete geçmesi gerekiyor.

İlhan: Geçmişte özellikle Sakarya’da Kürt işçilere yönelik saldırılar yaşandığında siz de olayları yerinde incelemiş ve konuyu Meclis gündemine taşımıştınız. O dönem yaşananlarla bugün ortaya çıkan tablo arasında nasıl bir benzerlik görüyorsunuz?

Birdal: Evet, daha önce de oldu. Yine Sakarya’da mevsimlik tarım işçilerine yönelik saldırılar yaşandı. Bu ilk değil. Örneğin bizim 2007 döneminde, yine Meclis’teyken, 2008’de Sakarya’da bu tür ırkçı saldırılar olmuştu. Biz Ahmet Türk ve Gültan Kışanak’la birlikte gidip yerinde inceleme yapmış ve bu konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşımıştık. Yani bu ırkçılıktan, nefretten ve ayrımcılıktan nemalananlar var. Bunun da durdurulması gerektiğini düşünüyorum. O nedenle caydırıcı bir takım düzenlemeler yapılması gerekiyor. En üst düzeyde bunun kınanması gerekiyor. Devlet daha önce adım atmadı.

“Böyle bir süreç olsun ya da olmasın, bu saldırılar suçtur”

İlhan: Sizce devletin bu konuda atacağı adımlar çözüm süreciyle mi bağlantılı olmalı? Yeni bir sürece girilmiş olması, bu saldırılara karşı daha güçlü bir tutum alınmasını gerektiriyor mu?

Birdal: Hayır, böyle bir süreç olsun ya da olmasın; insanlık onuruna, insan emeğine, kimliğine ve kişiliğine yönelik bir suçtur bu saldırılar. Olmaması gerekiyor. Ama daha önceden bu saldırılar etkin bir şekilde soruşturulup cezalandırılmış olsa ve birtakım düzenlemeler, yaptırımlar getirilmiş olsaydı, herhalde bugün bunlar yaşanıyor olmazdı.

“Sarı torbaların sallanması daha da alçakça”

İlhan: Kocaelispor-Amedspor maçında tribünlerde sarı torbalar sallandı.

Birdal: O da tabii gerillaların üzerine örtülen, giydirilen sarı şey. O daha da alçakça bir şey. Ve o anda orada derhal bunun önüne geçilmeliydi. Ama ne yazık ki son olmadı.

İlhan: Beş kişiye ev hapsi verildiği belirtiliyor. Bu yaptırımı yeterli buluyor musunuz?

Birdal: Evet. Yani şimdi yeni bir sürece girdik. Çözüm süreci, PKK silah bıraktı diyoruz. Gerçekten Kürtler Trabzon’a, Kayseri’ye, Karadeniz’in birçok yerine işçi olarak gittiklerinde daha önce de saldırılara uğradılar. Bu tür durumlar karşısında devletin gerçekten adım atması gerekiyor. Artık bu tür şeyler olmasın, şiddet olmasın, çatışma olmasın, PKK silah bıraktı diyoruz.

“Artık somut adımlar atılmalı”

İlhan: PKK’nin silah bırakması ve yeni çözüm süreciyle birlikte devletin bu tür ırkçı saldırıların önlenmesi konusunda daha ciddi adımlar atmasını bekliyor musunuz?

Birdal: Bugüne kadar atmadı. Ancak Meclis’te oluşturuluyor olması, bu sürecin hukuki ve siyasi bir boyuta evrileceğini gösteriyor. Ama henüz daha somut bir şey yok. Bence artık somut adımlar atılmalı. Derhal toplumsal barış için, insanlığa karşı suç işlemiş olanların dışında, genel bir adım atılmalı. Siyasi mahpuslar serbest bırakılmalı, hasta mahpuslar serbest bırakılmalı, kayyum atananlar geri görevlerine iade edilmeli. Halkın iradesine saygı gösterilmeli ve bu süreç sürdürülmeli. Bir de bu sürecin toplumsallaşması ve ikinci yüzyıl Cumhuriyeti’nin demokratik bir niteliğe kavuşması gerekiyor. Kendiliğinden bir şey olmuyor. Herkese görev düşüyor, el vermek, söz vermek gerekiyor. Biz de İstanbul’da “İkinci Yüzyıl Cumhuriyeti’nin Demokratik Dönüşümü” konferansı yapmıştık. Şimdi de 12 Eylül’de İzmir’de yapıyoruz. Bütün Türkiye ve bölgelerinde bu konferansları yürüteceğiz. Hem bu sürece dikkat çekmek isteyeceğiz hem de ikinci yüzyıl cumhuriyetinin demokratik bir niteliğe kavuşması için çaba göstereceğiz.

“Silahların susması yeterli değil”

İlhan: Son olarak; çözüm sürecinin yalnızca PKK’nin silah bırakmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söylüyorsunuz. Sürecin kapsamı sizce ne olmalı?

Birdal: Elbette. Bu ırkçılık, bu saldırılar, bütün bunlar da sürecin içinde olmalı. Elbette silahların susması yeterli değil. Demokratikleşme esastır ve bu tür ırkçılık, ayrımcılık ve nefret suçlarının hukuksal olarak derhal önlenmesi gerekir. Türkiye’de çözüm süreci var, PKK silah da bıraktı ama ülkenin birçok yerinde Kürtlere yönelik saldırılar sürüyor. Bunun için devlet hâlâ ciddi bir adım atmış değil.