Tuncer Bakırhan: Türkçe resmi dildir, tartışma konusu değil
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Türkçe resmi dildir, Türkçeyi kendi dilimiz olarak görüyoruz, bu asla bir tartışma konusu değil” dedi.
RûpelNews- Nefes Gazetesi’nden Memduh Bayraktaroğlu’na röportaj veren Dem Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Türkiye’de yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bakırhan, “Öcalan’ın 40 yıldır arayıp bulamadığı bir muhatap var karşısında. Bu muhataplık Sayın Erdoğan’ın iradesi ve Sayın Bahçeli’nin ezber bozan yaklaşımlarıyla kuruluyor. Sayın Bahçeli buzları, duvarları kırdı. O badireli yolun önünü açtı. Şimdi bu yolu tüm Türkiye için gerekli olan hukuk, adalet ve demokrasiyle döşeme zamanı. Biz de diyoruz ki ‘coğrafyamız barışa, hukuk rayına, sandık iradesine, siyasi tutuklular özgürlüğe ve bu halk hak ettiği bahara kavuşuncaya kadar bizim de sözümüz nettir ve arkasındayız.’ Sayın Bahçeli’nin ‘dediğimizin arkasındayız’ cümlesini önemsiyoruz. Bu perspektifi artık hayata geçirmek iktidarın sorumluluğundadır” dedi.
“Özerklik” tartışmasının söz konusu olmadığını vurgulayan Bakırhan, şunları söyledi:
“21. Yüzyıldaki küresel ve ulusal düzenin aksine dünyada ve Türkiye’de yeni bir merkez-yerel ilişkisine ihtiyaç var. Bu ihtiyaç sadece Kürtlerin yaşadığı kentler için değil tüm Türkiye için ve belki de en çok İstanbul gibi metropoller için gereklidir. Merkez ile yerel arasında yeni bir formülasyon hem merkezin yıpranmışlığına çözüm bulur hem de yerelin nefes almasını sağlar. Türkiye’yi bölmek değil demokrasiyi büyütmek istiyoruz. “Özerk bölge” tartışması da yok. Talebimiz güçlü yerel demokrasi, eşit yurttaşlık ve ortak vatan içinde hukukun güvencesiyle birlikte yaşamdır.”
“‘Türk’ün yanına Kürt’ü koyalım ve devam edelim’ demiyoruz”
Bakırhan, “Peki ya vatandaşlık? O konuda anayasada değişiklik talep ettiğinize ilişkin haberlerin kaynağı nedir?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Yüz yıl önce ulus-devlet inşa edilirken, imparatorluk bakiyesinden devlet hakim bir ulus inşası gerçekleştirmek istedi. O günden bu yana Türkiye’de Türklük, bir kesim dışında hep etnik bir kavram olarak kabul edildi. Bugün de böyle. Türklük kavramının etnik değil, Kürtleri ve diğer halkları kapsayan kültürel-tarihsel bir içerikte olduğu iddiası sosyo-psikolojiye ve bilimsel ölçütlere aykırıdır. Bu konuda yanlış anlaşılıyoruz. Biz vatandaşlık tanımında ‘Türk’ün yanına Kürt’ü koyalım ve devam edelim’ demiyoruz. Bakın Memduh Bey, TBMM Komisyon Raporumuzda da bu konu var. Oradaki önerimiz de “Anayasal vatandaşlık tanımının etnik vurguya girmeden kapsayıcı bir şekilde gözden geçirilmesi ve barış odaklı düzenlemelerin yapılabileceği” üzerinedir. Biz ‘herhangi bir etnik kimlik vurgusu olmasın, herkesi kapsayan Türkiye yurttaşlığı vurgusu olsun’ diyoruz. Etnik anlamda nötr bir vatandaşlık tanımıyla herkes kendisini bu ülkenin anayasasına, birlikte yaşamına, ortak değerlerine daha fazla ait hisseder.”
Anadilde eğitim ve resmi dil konusu
“Sizin partinizin ve örgütün de bu konuya sadece Kürtlerin hakları penceresinden bakması da bir tür Kürt ırkçılığı değil mi? Mesela Kürtçenin de bir anadil olarak resmi dil kabul edilmesi konusundaki ısrarınız bir tür Kürt ırkçılığı değil mi?” sorusunu yanıtlayan Bakırhan, Türkçenin resmi dil olmasının bir tartışma konusu olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Kürt halkının haklarını savunmak ‘ırkçılık’ değil eşit yurttaşlık mücadelesidir. Irkçılık, hakları gasp edip kimliği inkâr etmektir. Kürtçe anadil eğitim hakkı kimseye üstünlük değil ayrımcılığın bitmesi, devletin tüm dillerine eşit mesafede durmasıdır. Öncelikle aracılığınızla bir şeyi net ifade edeyim. Türkçe resmi dildir, Türkçeyi kendi dilimiz olarak görüyoruz, bu asla bir tartışma konusu değil. Türkiye’nin resmi ve ortak dilinin Türkçe olmasıyla ilgili hiçbir sorunumuz yok. Elbette iletişimi standardize ederken ortak bir dil gerekiyor. Bu da Türkiye için Türkçedir. Ama bu ülkenin vatandaşı olan Kürtlerin de ana dilinde eğitim hakkı analarının ak sütü gibi helaldir. Biz buna saygı duyarak herkesin kendi anadilini öğrenmesinin sağlanması ve desteklenmesini öneriyoruz. Kürtçe, Lazca, Çerkesce ve diğer dillerin öğrenilmesi kimse için tehdit değildir ve ana dilde eğitim istemek de ırkçılık değildir.”

Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yazın