Tuncer Bakırhan: Şimdi sıra devlette

21 Mart 2026 17:35

Diyarbakır Newroz’unda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, süreç ile ilgili, "Şimdi sıra barış yasalarında, şimdi sıra devlette ve iktidardadır" dedi.

Tuncer Bakırhan: Şimdi sıra devlette

RûpelNews - Diyarbakır’da merkez Bağlar ilçesindeki Newroz Parkı'nda gerçekleştirilen kutlamada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan bir konuşma yaptı.

Ortadoğu'da yaşanan gelişmelere işaret eden Bakırhan, "Her sınır bir yara, her başkent bir yangın yeridir neredeyse. Bu yangının tam ortasında Kürtler ve Kürt coğrafyası var. Bu tablo içinde Kürtler hem kendi güvenliklerini sağlamaya çalışıyor hem de bölgenin istikrarına katkı sunmaya çalışıyor. Bölge başkentleri bu gerçeği görmeli" dedi.

Süreç ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, şöyle konuştu:

"Kürt meselesini çözen bir Türkiye, bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara, Türkiye'de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka nesil yok. Yeterince gençlerimizi, nesillerimizi kaybettik. Gelin geleceğimizi kaybetmeyelim. Geleceğimizi kazanmak için demokratik bir zemini hep birlikte büyütelim. Geçmişin yaraları geleceğimizi daha fazla kanatmasın. Gelin 86 milyon için eşitlik ve özgürlük değerleri etrafında demokratik bir Türkiye'yi birlikte kuralım diyoruz."

‘Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır’

"Şimdi sıra barış yasalarında, şimdi sıra devlette ve iktidardadır" diyen Bakırhan, şunları söyledi:

"Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır. Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli. Sürgündekiler evlerine dönebilmeli, demokratik siyasete katılabilmelidir."

Muhalefete çağrı

Geçen yılın silahların yakıldığı bir yıl olduğunu belirten Bakırhan, şöyle devam etti:

"2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun. İkinci çağrım muhalefetedir. Muhalefet de barıştan korkmamalıdır. Barış demokratik güçlenme demektir. Demokrasi güçlenirse muhalefet güçlenir. Barışı desteklemek muhalefetin 86 milyona borcudur. Yarım asırlık çatışmanın bedelini Türkiye'nin her köşesi ağır ödedi. Neredeyse Türkiye'nin her karışına kan düştü, acı düştü. Artık hiç kimse daha fazla bedel ödememeli. Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır. Bir çağrım da Kürt halkınadır. Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaçtır. Siyasetimiz farklı olabilir ama bölge tufandan geçerken ayrılık ve gayrılık olmamalı. Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır."