Süleyman Çevik: Barış sağlanırsa Kürtçe yayıncılık da olumlu etkilenecek

27 Ağustos 2026 20:41

Nûbihar Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Çevik, mevcut çözüm sürecinin şu ana kadar Kürtçe yayıncılık üzerinde belirgin bir etkisinin olmadığını belirterek, savaşın sona ermesi ve Kürt dili konusunda yeni bir politika izlenmesinin yayıncılık alanına olumlu yansıyacağını söyledi.

Süleyman Çevik: Barış sağlanırsa Kürtçe yayıncılık da olumlu etkilenecek

RûpelNews - RûpelNews’e konuşan Nûbihar Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Çevik, Türkiye’de devam eden sürecin Kürtçe kitap ve yayıncılık üzerindeki etkisini değerlendirdi.

2013-2015 yılları arasındaki çözüm sürecinde savaşın durmasıyla birlikte bölgede olumlu bir atmosfer oluştuğunu ve Kürtçe kitaplara yönelik ilginin arttığını belirten Çevik, mevcut sürecin henüz aynı etkiyi yaratmadığını söyledi.

Çevik, mevcut sürecin Kürt yayıncılığı üzerindeki etkisine ilişkin şunları söyledi:

“Senin de belirttiğin gibi, tabii önceki süreçte yıllarca Kürdistan'da bölgesel bir savaş vardı ve o savaş tabii ki insanları bıkıp usandırmıştı. Bir anda görüşmeler yapıldı ve süreç başladı. Tabii ki bölgede büyük, olumlu bir hava yarattı. Bu durum bizim işimiz ve çalışmalarımız üzerinde de güzel bir etki oluşturdu.

Bu mevcut süreci, bizim üzerimizdeki etkisi bakımından o süreçle bir tutamayız, o şekilde değerlendiremeyiz.

Rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu süreç şu ana kadar bizim işimiz ve çalışmamız üzerinde bir etki yaratmadı. Yani eskiden işlerimiz nasıl yürüyorsa yine öyle devam ediyor. Gerçekte piyasamızda henüz öyle olumlu bir atmosfer oluşmuş değil.”

“Savaş biter, barış sağlanırsa olumlu etki yaratır”

Mevcut durumun gelecekte değişebileceğini belirten Çevik, savaşın sona ermesi, silahların bırakılması ve bölgede kalıcı bir sükûnetin oluşmasının yayıncılık alanına da yansıyacağını ifade etti.

Çevik, şöyle devam etti:

“Tabii bu durum, gelecekte hiç etki etmeyeceği anlamına gelmez. İleride savaş biter, silahlar bırakılır, barış sağlanır, bölgede bir sükûnet oluşur; ölüm, savaş ve çatışma korkusu kalmazsa, ister istemez bu durum olumlu yönde bir etki yaratacaktır. Ben öyle tahmin ediyorum ya da böyle olmasını ümit ediyoruz. Yani niyetimiz ve umudumuz durumun iyiye gitmesidir.”

“Kürt dili için hak ve hukuk tanınırsa yayıncılığa da yansır”

Sürecin Kürt dili açısından sağlayabileceği gelişmelerin Kürtçe yayıncılık açısından da önemli olduğunu vurgulayan Çevik, dil konusunda yeni bir politika izlenmesi gerektiğini söyledi.

Çevik, okullarda ve toplumda Kürtçenin kullanım alanının genişlemesinin yayıncılık sektörünü de doğrudan etkileyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu da tabii süreç içinde konuşulan ve dile getirilen şeylerle ilgilidir. Eğer Kürt dili için bir şey yapılırsa, süreçte dil için bir hak ve hukuk tanınırsa, Kürtler bu kulvarda bir kazanım elde ederse ya da dil konusunda yeni bir politika izlenip önü açılırsa; okullarda, toplumda dille ilgili gelişmeler yaşanırsa, ister istemez bu atmosfer bizim için de olumlu olacaktır.

Neden mi? Çünkü biz doğrudan, direkt dille ilgili bir iş yapıyoruz. Bizim işimiz, çalışmamız Kürtçedir. Dergilerimizle, yayınlarımızla sadece biz değil, diğer Kürt yayınevleri de Kürtçe olarak bu çalışmayı yürütüyoruz.

Dolayısıyla süreç içinde Türkiye'de Kürt dili için olumlu bir atmosfer oluşursa, bu durum ister istemez hem bizim hem de diğer yayınevlerinin işine yansıyacak ve güzel bir gelişme yaşanacaktır. Ben de öyle olmasını çokça umut ediyorum.”

“Dil varsa toplum vardır”

Çevik, Kürtçe yayıncılığın yalnızca kitap ve dergilerden ibaret olmadığını, dilin aynı zamanda Kürt toplumunun kültürel ve tarihsel varlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.

Kürtçenin yaşatılmasının toplumun kültürel birikiminin korunması açısından önem taşıdığını ifade eden Çevik, yeni dönemde oluşacak atmosferin dil, yayıncılık ve toplum arasındaki ilişkiyi güçlendirebileceğine dikkat çekti.

Çevik, bu çerçevede Kürtlerin tarih boyunca dil, kültür, yayıncılık ve toplumsal yaşam etrafında şekillenen meselelerinin önemine işaret ederek, “Dil varsa toplum vardır. Matbaa... Dil varsa toplum vardır. Yani toplum varsa dil vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Çevik ayrıca, savaş ve çatışmanın sona ermesiyle oluşacak toplumsal atmosferin yalnızca yayıncılık sektörünü değil, Kürt dili ve kültürüne ilişkin çalışmaların tamamını olumlu yönde etkileyebileceğini ifade etti.