Göçmen protestosunda ülke karıştı: Binlerce göçmen ülkeyi terk etti
Güney Afrika sokakları, bayraklara sarılarak ellerinde sopalarla yürüyen göçmen karşıtlarının protesto yürüyüşlerine sahne oldu. 30 Haziran gününü yasa dışı göçmenler için “son tarih” olarak belirleyen grupların yürüyüşü, şiddet ve yağmalama olaylarına dönüştü. 4 kişi öldü, binlerce yabancı evlerinden kovularak işletmeleri ve mülkleri tahrip edildi.
RûpelNews - 30 Haziran Salı gününün son tarih olarak açıklanmasının ardından binlerce yabancı uyruklu Afrikalı ülkeyi terk etmişti. Aylarca süren gerilimlerin ardından salı günü, Güney Afrika sokaklarında mağazalar yürüyüşler sebebiyle kapandı ve yabancı çalışanlara evde kalmaları söylendi.
Göçmen karşıtı “March and March” hareketinin lideri Jacinta Ngobese, hedeflerine ulaşana kadar her hafta yürüyüşleri devam ettireceklerini açıkladı. Reuters’ın haberine göre Ngobese, “Önümüzdeki altı ay boyunca milli kaynaklarımızın yasa dışı göçmenlerin ülkeden gönderilmesi için kullanılmasını istiyoruz. Bina bina… Gitmeliler” ifadelerini kullandı.
Ordu yetkilileri tarafından yapılan açıklamada protestolar öncesi binlerce polisin konumlandırıldığı ve ordunun hazır beklediği belirtildi. Polis, bazı yağmacıların tutuklandığını açıklarken daha fazla ayrıntı vermedi.
Ülke genelinde düzenlenen yürüyüşlerin birçoğu barışçıl bir şekilde sonuçlanırken bazı şehirlerde şiddet olayları yaşandı, polis ile protestocular karşı karşıya geldi. Birçok göçmen bir "son tarih" verilmesini bir tehdit olarak algıladı. 2008’den beri belirli aralıklarla yaşanan göçmen karşıtı saldırılarda göçmenlerin ülkede yasal olarak bulunup bulunmaması gözetilmiyor.
Göçmen karşıtlığının altında ekonomik eşitsizlikler yatıyor
Yürüyüşlere, genel olarak gelir seviyesi düşük ve işsizlikle mücadele eden Güney Afrikalılar katılıyor. Protestocular, göçmenlerin işleri vatandaşların ellerinden aldığını, kamu hizmetleri üzerindeki baskıyı artırdığını ve suç oranını yükselttiğini gerekçe gösterirken sosyal bilimciler bu iddiaların yeterince kanıta sahip olmadığını söylüyor.
Apartheid rejiminin sona ermesinin ardından 30 yıl geçmesine rağmen Güney Afrika'da eşitsizlik sürüyor ve nüfusun üçte biri işsiz. Buna karşın ülke, Afrika'nın en büyük ekonomisi olma özelliğini koruyor ve göçmenleri çekmeye devam ediyor. StatsSA verilerine göre göçmen nüfusu yaklaşık 3 milyon, yani toplam nüfusun yaklaşık yüzde 4'ünü oluşturuyor.
Siyasetçiler göçmen karşıtlığına ortak olmakla suçlanıyor
Birçok siyasetçi kasımdaki yerel seçimlerde oylarını artırmak için yabancı karşıtlığına ortak olmakla suçlandı. Bazı siyasetçiler, şiddeti kınarken protestocuların endişelerine hak verdiklerini dile getirdiler.
Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa Pazartesi yaptığı açıklamada, "Güney Afrikalıların yasa dışı göç konusundaki derin endişeleri gerçek ve bunlar duyulmayı hak ediyor" ifadelerini kullandı. Ramaphosa, "Ancak protesto hakkı, insanların başkalarını tehdit etmesine ya da Vandalizm veya şiddet eylemlerine girişmesine olanak sağlamaz" diye ekledi.
