Çerçeve Yasa Meclis’ten geçti: Peki kim ne dedi?
Kürt Meselesi’nin çözümü ve PKK’nin silahsızlandırılmasını hedefleyen Yeni Çözüm Süreci’nin hukuki zeminini oluşturacak Çerçeve Yasa, TBMM Genel Kurulu’nda rekor sayılabilecek oyla kabul edilerek yasalaştı. Yasanın ardından siyasi aktörlerden peş peşe açıklamalar geldi.
RûpelNews - Uzun süren tartışmaların ardından Çerçeve Yasa Meclis’ten geçti. Kürt kamuoyunun bir bölümünden gelen sert eleştiriler ile Türkiye’deki bazı milliyetçi çevrelerin tepkilerine rağmen Meclis, Yeni Çözüm Süreci’nin hukuki zemini açısından kritik bir adım attı.
PKK’nin silahsızlandırılmasına ilişkin hükümler içeren yasa, Kürt Meselesi’nin çözümü önündeki en önemli başlıklardan birine ilişkin ilk yasal adım olarak değerlendiriliyor. Her ne kadar düzenlemenin odağında PKK’nin silahsızlandırılması bulunsa da Çerçeve Yasa etrafındaki tartışmaların büyük bölümü, doğrudan Kürt Meselesi’nin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi ekseninde yürütüldü.
Meclis’teki tarihi oylamanın ardından siyasi parti ve aktörlerden peş peşe değerlendirmeler geldi. İşte Çerçeve Yasa’nın kabul edilmesinin ardından siyasetten ilk tepkiler:
Kurtulmuş: Kapı açılmıştır
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yasanın kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, Meclis’in tarihi bir güne tanıklık ettiğini söyledi.
Teklifin 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini belirten Kurtulmuş, geçen yıl 5 Ağustos’ta başlayan komisyon çalışmalarını hatırlattı.
Kurtulmuş, “Geçen sene 5 Ağustos’ta başladığımız komisyon çalışmaları aslında Yeni Çözüm Süreci yolunda kapının aralanmasıydı. Bugün burada alınan sonuçla birlikte bu kapı açılmıştır” dedi.
Kurtulmuş, bundan sonraki dönemde silahların bırakılması ve örgütün kendisini feshetmesiyle birlikte Türkiye’nin farklı bölgelerinde huzur, barış, kardeşlik ve dayanışmanın hakim olacağı yeni bir dönemin inşa edileceğini ifade etti.
Hükümetten “yeni dönem” mesajı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasanın Yeni Çözüm Süreci kapsamında önemli bir adım olduğunu belirterek, sürecin Türkiye’nin uzun yıllardır ödediği ağır bedelleri geride bırakmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Gürlek, yeni dönemin huzur, güven ve kardeşliği kalıcı hale getireceğini, aynı zamanda milli birlik ve beraberliği güçlendireceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da sürecin başarıyla tamamlanması halinde kazananın Türkiye ve 86 milyon vatandaş olacağını belirtti.
Yılmaz, “Kaybeden olmayacak, kazanan Türkiye Cumhuriyeti ve 86 milyon vatandaşımız olacaktır” mesajını verdi.
Çiftçi: Af, pazarlık veya taviz değil
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise yasaya ilişkin açıklamasında düzenlemenin bir af ya da pazarlık olmadığını savundu.
Çiftçi, “Bu düzenleme af, pazarlık veya taviz değil, terörün bütün unsur ve uzantılarıyla tasfiyesini esas alan güçlü bir devlet iradesidir” ifadelerini kullandı.
DEM Parti: Tarihi bir eşik aşıldı
DEM Parti ise yasanın kabul edilmesini Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde önemli bir eşik olarak değerlendirdi.
Partiden yapılan açıklamada, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifinin Genel Kurul’da kabul edilmesinin ardından sürecin yeni bir aşamaya geçtiği belirtildi.
DEM Parti, yasaya eleştiri ve önerileriyle katkı sunan milletvekilleri ile siyasi aktörlere teşekkür ederken, bundan sonraki dönemde yüklerinin daha da ağırlaştığını vurguladı.
Açıklamada, barışın, demokrasinin ve eşitliğin kalıcı hale getirilmesi için mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi.
Öcalan: Bin kilometrelik yol bir adımla başlar
Çerçeve Yasa’nın Meclis’e gelmesinden bir hafta önce Abdullah Öcalan da yasaya ilişkin mesajında düzenlemenin önemine dikkat çekmişti.
Öcalan, mesajına “Bin kilometrelik yol bir adımla başlar” sözleriyle başlayarak, yasa ile tarihsel bir sorunun çözümü için yola çıkıldığını belirtmişti.
Sürecin Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana önemli bir demokratikleşme adımı olabileceğini savunan Öcalan, yasanın yalnızca Kürtlerin ya da belirli bir kesimin değil, Türkiye’de yaşayan herkesin ihtiyacı olduğunu ifade etmişti.
Öcalan ayrıca atılacak adımın ülkenin ve bölgenin kaderini etkileyebileceğini, demokratik hukukun gelişmesi ve ekonomik imkanların büyümesinin önünü açabileceğini söylemişti.
“Henüz her şey çözülmedi” değerlendirmesinde bulunan Öcalan, buna rağmen sürece negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum olmadığını belirterek, herkesin sürecin başarıya ulaşması için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etmişti.
İlk yasal adım atıldı
Çerçeve Yasa’nın Meclis’ten geçmesiyle birlikte Yeni Çözüm Süreci’nde siyasi tartışmaların yanı sıra hukuki bir aşama da geride bırakılmış oldu.
Yasanın bundan sonraki uygulaması, Meclis’teki siyasi partilerin tutumlarının yanı sıra sürecin sahadaki gelişmeleriyle birlikte şekillenecek.
Genel Kurul’daki yüksek oy desteği, Kürt Meselesi’nin çözümüne yönelik yeni dönemde Meclis’in ilk somut yasal adımını attığını ortaya koyarken, bundan sonraki süreçte yasanın nasıl uygulanacağı ve siyasi aktörlerin atacağı adımlar belirleyici olacak.
