Almanya’da İslamcı ağlara karşı adım

20 Mayıs 2026 15:25

Almanya’da liberal İslam yorumunun önde gelen isimlerinden Mouhanad Khorchide, sosyal medya platformlarında yayılan İslamcı içeriklerin özellikle genç Müslümanlar üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Almanya’da İslamcı ağlara karşı adım

RûpelNews - WELT gazetesine konuşan Mouhanad Khorchide, TikTok ve podcast yayınlarında “Batı Müslümanlara karşı” söyleminin yaygınlaştırıldığını belirtti.

Khorchide’ye göre bazı dini influencerlar gençlere, Müslümanların toplum tarafından dışlandığı ve kendilerini diğerlerinden ayırmaları gerektiği mesajını veriyor. Bu söylemin temelinde ise “kötü Batı” ve “ezilen Müslümanlar” anlatısı yer alıyor.

“Mesaj şu: Dışarıdan gelen tehlikeye karşı diğer Müslümanlarla birleşin” diyen Khorchide, Müslüman karşıtlığı ve ayrımcılık gibi gerçek sorunların da bu çevreler tarafından araçsallaştırıldığını savundu.

“Gençler hedef alınıyor”

Münster Üniversitesi İslam Teolojisi Merkezi Direktörü olan Khorchide, özellikle gençlerin karizmatik sosyal medya figürlerinden kolayca etkilendiğini söyledi. Ona göre gençlerin önemli bir kısmı, dini bilgi eksikliği nedeniyle sosyal medyada “otorite” gibi görünen isimlere yöneliyor.

Federal Kriminal Dairesi’nin (BKA) “Motra-Monitor” araştırmasına da değinen Khorchide, Almanya’daki 40 yaş altı Müslümanların önemli bir bölümünün İslamcı fikirleri çekici bulmasının kaygı verici olduğunu ifade etti.

“Demokrasiyle uyumlu İslam” vurgusu

Khorchide, bu gelişmelere karşı “Muslim Aktiv und Weltoffen” adlı yeni bir sosyal medya ağı kurduklarını açıkladı. Projenin amacı, gençlere demokratik değerlerle uyumlu ve dünyaya açık bir İslam anlayışı sunmak.

“Bir insan hem Müslüman hem Alman olabilir” diyen Khorchide, İslam’ın demokrasi, çoğulculuk ve birlikte yaşamla çelişmediğini savundu.

Ölüm tehditleri aldığını açıkladı

Liberal İslam yorumları nedeniyle uzun süredir tehdit altında olduğunu söyleyen Khorchide, zaman zaman yoğun polis koruması altında yaşadığını da belirtti.

Khorchide, buna rağmen çalışmalarını sürdürmekte kararlı olduğunu ifade ederek, “Son sözü şiddet değil, argümanın gücü söylemeli” dedi.