ABD-İran savaşı: Devrim Muhafızları Esad ile aynı kaderi mi yaşayacak?
ABD ile İran’ın karşılıklı son saldırıları bölgedeki tırmanışı yeniden tetikledi. Son bir hafta kaldığı İran’daki izlenimlerini paylaşan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Oktay, “Esad'ın Suriye'yi bırakarak Moskova'ya gitmesi gibi, Devrim Muhafızlarının da üst kadrosunun Moskova'ya gideceği yönünde bir kanaat var Tahran’da. Özellikle son zamanda bu daha fazla dillendirilmeye başlandı” dedi.
RûpelNews - Uzun bir süre saldırılara ara veren ABD ve İran, Dünya Barış Günü olarak ilan edilen 1 Eylül’de yeniden karşı karşıya geldi.
ABD Merkez Komutanlığı İran’ın hava savunma sistemleri, radarları, deniz tesisleri, mayın döşeme kapasitesi ile Devrim Muhafızları’na ait iletişim merkezlerini vurduğunu açıkladı. İran ise ABD’nin Körfez’deki askeri üslerini hedef aldığını duyurdu.
Savaşın başından bu yana yani son 6 ayda en az 4 kez İran’a giden ve son bir haftada Tahran’da kalan Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFKASSAM) Başkanı Prof. Dr. Hasan Oktay savaşın seyri ve Tahran sokaklarındaki genel duruma dair izlenimlerini RûpelNews’e aktardı.
“İran’da ciddi bir ekonomik kriz var”
28 Şubat 2026’dan bu yana devam eden savaşın İran ekonomisini çökme noktasına getirdiğini ve bu durumun da halkta büyük bir endişeye sevk ettiğini vurgulayan Prof. Oktay, “Halk arasında büyük bir tedirginlik var, ciddi anlamda bir ekonomik kriz var. Zaten 47 yıldır ambargoyla yaşayan halk şu anda fakirlik, açlık sınırında bir hayal standartı yaşıyor. Önümüzdeki günlerde gıda tedariğinde ciddi krizlerin olacağı halk arasında konuşuluyor.
Hatta bu riskin ortaya çıkması halinde İran'da büyük kaos olacağı şeklinde bir düşünce hakim” ifadelerini kullandı.
“İran halkı sistemden kendini tamamen soyutlamış”
Devrim Muhafızları etrafında şekillenen örgütlerin halkta büyük bir kopuşa yol açtığını ifade eden Oktay,
“Hatemül Enbiya dediğimiz organizasyonlar ve buna benzer birçok Devrim Muhafızlarının etrafında kurulmuş olan örgütler, sistemi devam ettirme konusunda ciddi anlamda yetersiz kalıyorlar. Bu da halk ile yönetim arasındaki makası açıyor ve hatta halk sistemden kendini tamamen soyutlamış durumda” dedi.
“Devrim Muhafızları üst kadrosu Esad gibi Moskova’ya geçecek”
Devam eden savaş ile ilgili İran halkında yönetiminden farklı bir kanaat geliştiğine dikkat çeken Oktay şunları kaydetti:
“Tahran'da, sokaklarda, kahvelerde ‘bu bir Amerika İran savaşı değil, Amerika'nın Devrim Muhafızlarına ve bunlar üzerinden sisteme karşı yönettiği bir savaş’ olarak ifade ediliyor. Mücteba Hamaney’in de Moskova’da olma ihtimali var ki bu da Tahran’da dillendiriliyor. Şu anda Devrim Muhafızlarının kesinlikle artık İran'da daha fazla tutunamayacağı her yerde konuşuluyor. Onların da Esad gibi İran'ı terk etme ihtimali üzerinde duruluyor. Esad'ın Suriye'yi bırakarak Moskova'ya gitmesi gibi, Devrim Muhafızlarının da ileri gelen kadrosunun Moskova'ya gideceği ile ilgili bir kanaat var İran’da. Özellikle son zamanda bu daha fazla dillendirilmeye başladı. Devrim Muhafızlarından orta düzeydeki isimlere denk geldiğimde bu konuları konuştuğumuzda onlar bu iddiayı kabul etmek istemiyorlar. Fakat onların da endişeleri söz konusu. Çünkü dünyada müttefikleri kalmadığını ifade ediyorlar. Hatta Çin’in bile rasyonel davranarak İran’ı yalnız bırakacağı da fikri yaygın. Dolayısıyla bu yalnızlık psikolojisi içerisinde sürecin daha fazla sürdürülemeyeceğini ifade ediyorlar.”
“ABD Hürmüz’de İran’ı izole etmek için şok bi operasyon yapabilir”
Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinin de etkisiyle Donald Trump’ın önümüzdeki günlerde saldırının arttırılması yönünde bir tavır takınacağını savunarak şunları söyledi:
“Amerika İran'ın Hürmüz'deki güçlerine daha fazla vurarak en azından İran'da Hürmüz Boğazı’nda İran'ın etkisini azaltmaya çalışacak. Oraya doğru bir durum söz konusu. Özellikle Trump'ın Kasım ayındaki seçimlerinde bir başarı ile seçime gitme arzusu, ister istemez Hürmüz Boğazı'nda daha fazla Trump'ı saldırgan kılacak. Aslında geçtiğimiz aylarda Trump son anda taktik değiştirerek Pakistan sınırından Irak sınırına kadar, Hürmüz Boğazı'nın 50 kilometre içerisindeki bütün stratejik askeri noktaları vurdu. Trump bir anlamda bu savaş uzarsa ve beklenen başarı edilemezse, bir şok operasyon olarak İran'ı Hürmüz Boğazı'ndan izole etmek için, bu şehri de 50 kilometre içeriye kadar yeniden bombalayarak İran'ı körfezden izole etmek isteyebilir.”
