Trakya’nın çözüm sürecine bakışı: Destek, şüphe ve güven arayışı
Çerkezköy Ekspres Gazetesi sahibi Edip Nurettin Akın, Türkiye’de devam eden çözüm sürecine ilişkin Trakya Bölgesi’ndeki yaklaşımı değerlendirdi. Akın, bölgede sürece yönelik farklı görüşlerin bulunduğunu belirterek, sürecin yeterince anlatılmadığını ve kamuoyunda belirsizlik olduğunu söyledi.
RûpelNews - Trakya Bölgesi’nde sürece yönelik desteğin güçlü olduğunu söylemenin zor olduğunu ifade eden Akın, bunun nedenlerinden birinin bölgenin siyasi ve toplumsal yapısı olduğunu belirtti. Akın, Trakya’da ulusalcı ve Atatürkçü düşüncenin daha güçlü olduğunu, bu nedenle sürecin bölge insanına yeterince anlatılamamış olabileceğini dile getirdi.
Akın, sürece destek verenler arasında Anadolu’dan Trakya’ya göç etmiş bazı kesimlerin yanı sıra AK Parti ve DEM tabanından insanların da bulunduğunu söyledi. Bölgede “savaşmaktan iyidir, barış her zaman iyidir” şeklinde yaklaşım sergileyen insanların da olduğunu belirten Akın, barış fikrine olumlu yaklaşılmasına rağmen sürecin siyasi amaçlarla yürütüldüğünü düşünenlerin de bulunduğunu ifade etti.
“Barış olsun isteyen çok insan var”
Anadolu’dan gelen ve geçmişte çatışmalar nedeniyle göç etmek zorunda kalan insanların barışın sağlanmasını daha fazla istediğini belirten Akın, ancak bu kişilerin süreci yürüten siyasi aktörlere yönelik aynı güveni taşımadığını söyledi.
Akın, hem iktidar kanadındaki heyete hem de diğer siyasi aktörlere yönelik toplumda samimiyet konusunda soru işaretleri bulunduğunu savundu. Sürecin başarıya ulaşması için kamuoyuna daha kapsamlı bir anlatım yapılması gerektiğini ifade eden Akın, yalnızca Meclis bünyesinde oluşturulacak bir komisyonun yeterli olmayacağını düşünenlerin bulunduğunu aktardı.
“Gazeteci olarak biz bile ne olduğunu tam çözemiyoruz”
Sürecin en önemli sorunlarından birinin kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesi olduğunu söyleyen Akın, sürecin nasıl yürütüldüğünün gazeteciler açısından dahi tam olarak anlaşılmadığını ifade etti.
Akın, “Biz gazeteci olmamıza rağmen neyin ne olduğunu tam çözemiyoruz. Bizim bilmediğimiz şeyi halk nasıl bilecek, nasıl inanacak, nasıl güvenecek ve nasıl destekleyecek?” dedi.
Sürecin daha şeffaf ve kapsayıcı yürütülmesi gerektiğini savunan Akın, yöntemin kamuoyunda güven oluşturmadığını belirtti.
“Biz barışa karşı değiliz”
Kendisinin ve benzer görüşte olan kişilerin sürece yönelik eleştirilerinin zaman zaman barış karşıtlığı olarak değerlendirildiğini belirten Akın, bunun doğru olmadığını söyledi.
Akın, “Biz barışa karşı değiliz. Sürece karşıyız. Süreç iyi yönetilmedi, halka iyi anlatılmadı. Metot yanlış. Bu metodun biraz daha şeffaf ve kapsayıcı olması halinde daha inandırıcı olurdu, biz de daha fazla inanırdık” ifadelerini kullandı.
Sürecin başarılı olmasını temenni ettiğini belirten Akın, siyasi aktörlerin kendi siyasi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği yönündeki algının toplumdaki güveni zayıflattığını söyledi.
Akın, “İnşallah süreç iyi gider, barış olur. Keşke güvenebilsek, keşke bu iş çözülse” ifadeleriyle değerlendirmesini tamamladı.
