Süreç araştırması: Çerçeve Yasa’ya destek yüksek, beklenti daha kapsamlı reform

26 Ağustos 2026 10:26

Saha Araştırmaları Merkezi’nin (SAMER) 21 ilde 1.166 kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen düzenlemeye desteğin yüksek olduğunu, ancak yasanın tek başına kalıcı barış ve Kürt meselesinin çözümü için yeterli görülmediğini ortaya koydu.

Süreç araştırması: Çerçeve Yasa’ya destek yüksek, beklenti daha kapsamlı reform

RûpelNews - SAMER tarafından 8-20 Ağustos 2026 tarihleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilen araştırmaya Diyarbakır, İstanbul, Van, Mardin, Ankara, İzmir, Batman, Adıyaman, Urfa, Gaziantep, Ağrı, Adana, Balıkesir, Malatya, Muş, Şırnak, Mersin, Hakkari, Bingöl, Bursa ve Tekirdağ’da yaşayan 1.166 kişi katıldı.

Çerçeve Yasa’ya destek var, ancak yeterli görülmüyor

Araştırmaya göre katılımcıların büyük bölümü Çerçeve Yasa hakkında bilgi sahibi ve düzenlemeyi genel olarak destekliyor. Yasa, Türkiye’nin geleceği ve toplumsal barış açısından olumlu bir başlangıç olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte araştırmaya katılanların önemli bir bölümü, düzenlemenin kalıcı barışın sağlanması ve Kürt meselesinin çözümü açısından tek başına yeterli olmadığı görüşünde.
Katılımcılar özellikle yasanın nasıl uygulanacağı, devam niteliğindeki düzenlemelerin çıkarılıp çıkarılmayacağı ve sürecin güvenilir biçimde yürütülüp yürütülmeyeceği konusunda kaygı taşıyor.

Şeffaflık ve bağımsız denetim talebi

Araştırmada öne çıkan başlıklardan biri de sürecin güvenilirliği oldu.
Katılımcılar, devam yasalarının zamanında çıkarılmasını, uygulamanın bağımsız mekanizmalar tarafından izlenmesini ve sürecin şeffaf biçimde yürütülmesini istiyor. Bulgular, kamuoyunun güven unsurunu sürecin başarısı açısından kritik gördüğüne işaret ediyor.

Anadilde eğitim ve anayasal güvence beklentisi

Araştırmada katılımcılara, çözüm sürecinin hangi demokratik ve hukuki adımlarla desteklenmesi gerektiği de soruldu.

Anadilde eğitim hakkı, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılması, düşünce ve örgütlenme özgürlüklerinin genişletilmesi, seçme ve seçilme hakkının güçlendirilmesi ve kayyım uygulamasının kaldırılması gibi başlıklar öne çıktı.

“Süreç yalnızca Çerçeve Yasa ile sınırlı kalmamalı”

SAMER’in değerlendirmesine göre araştırma sonuçları, toplumun önemli bir kesiminin Çerçeve Yasa’yı olumlu bir başlangıç olarak gördüğünü ancak sürecin daha kapsamlı adımlarla ilerlemesini beklediğini gösteriyor.

Araştırma, kalıcı bir çözüm için hukuki güvenceler, demokratik reformlar ve toplumsal uzlaşının birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.

SAMER’e göre Çerçeve Yasa’nın başarısı, yalnızca yasanın kabul edilmesine değil, uygulama biçimine, devam edecek yasal düzenlemelere ve taraflar arasında oluşturulacak güven ortamına bağlı olacak.