Serra Bucak: Dillerimizin yaşaması ortak kazanımımızdır
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, kentlerde farklı dillerin yaşatılması gerektiğini belirterek, “Bir dili yaşatmak, başka bir dili yok etmek değildir” dedi.
RûpelNews - Bucak, X hesabından yaptığı paylaşımda dilin yalnızca iletişim aracı olmadığını, halkların hafızası ve kültürel yaşamının önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Diyarbakır ve bölgenin çok dilli yapısına dikkat çeken Bucak, Süryanice, Arapça, Zazaca ve Kürtçe gibi dillerin binlerce yıldır bu coğrafyada konuşulduğunu belirtti. Bu dillerin Türkiye’nin ve bölgenin eksikliği değil, kültürel zenginliği olduğunu savundu.
“Yerel yönetimler dilleri yaşatmalı”
Yerel yönetimlerin halka en yakın yönetim birimleri olduğunu belirten Bucak, yurttaşlarla kendi dillerinde iletişim kurulmasının ve farklı dillerin gündelik hizmetlerde ve kamusal yaşamda kullanılmasının doğal olduğunu ifade etti.
Bucak, farklı dillerin kamusal alanda görünür olmasının toplumu ayrıştırmayacağını, aksine bir arada yaşamı güçlendireceğini savunarak, “İnsanın kendi diliyle görülmesi, duyulması ve anlaşılması, eşit yurttaşlığın en temel koşullarından biridir” ifadelerini kullandı.
“Türkçenin varlığı diğer dillerin yok sayılmasını gerektirmez”
Türkiye’nin resmî dilinin Türkçe olduğunu belirten Bucak, bunun ülkede konuşulan diğer dillerin yok sayılmasını gerektirmediğini söyledi.
Kürtçe, Zazaca, Süryanice ve Arapçanın yanı sıra bölgede konuşulan diğer dillerin de Türkiye’nin toplumsal, kültürel ve tarihsel zenginliğinin bir parçası olduğunu ifade eden Bucak, “Bir dili özgürleştirmek, diğerine düşmanlık değildir” dedi.
Bucak, farklı dillerin ve kültürlerin görünür olmasını savunduklarını belirterek, “Dillerimizin kentlerimizde, yaşamlarımızda ve sokaklarımızda var olmasını; görünür olmasını, özgürce konuşulmasını, yaşamasını ve gelişmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Barış, birbirinin diline ve kültürüne saygıyla başlar”
Barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini belirten Bucak, barışın aynı zamanda farklı kimliklerin, kültürlerin ve dillerin karşılıklı kabulünü ve saygıyı gerektirdiğini söyledi.
Bucak, paylaşımının sonunda farklı dillerin özgürce konuşulabildiği ve halkların eşit koşullarda yaşayabildiği bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerini belirterek, “Diller yaşarsa halklar yaşar; halklar eşit ve özgür yaşarsa barış kalıcı olur” ifadelerini kullandı.
