Serhat Kural’dan sözlü hafızaya üç parçalık bir yolculuk

04 Eylül 2026 12:24

Sanatçı Serhat Kural, yaklaşık üç yıllık çalışmanın ardından Zêrzewan, Bêdengî ve Mederenge adlı üç Kürtçe parçayı bir araya getirdiği yeni EP’sini müzikseverlerle buluşturdu. Kural, bu çalışmayla Kürtçe müziğin sözlü hafızasına ışık tutmayı, geçmişten bugüne taşınan ezgileri yeniden toplumsal alana kazandırmayı ve unutulmaya yüz tutmuş hikâyelerin sesini geleceğe ulaştırmayı amaçlıyor.

Serhat Kural’dan sözlü hafızaya yolculuk: Zêrzewan, Bêdengî ve Mederenge

RûpelNews - Her biri farklı bir hikâye, duygu ve anlatı taşıyan üç parçanın kendisi için ayrı bir anlamı olduğunu belirten Serhat Kural, özellikle Mederenge adlı parçanın kişisel ve kültürel hafızasındaki yerinin çok özel olduğunu ifade ediyor.

Kural, Tatvan yöresinden derlediği ve daha önce kayıt altına alınmamış olan Mederenge’yi şöyle anlatıyor:

“Parçalardan biri, kendi yaşadığım bölge olan Tatvan’dan, yengemden duyduğum ve derlediğim ‘Mederenge’ adlı anonim bir eser. Parçada, damat tarafının gelini almaya geldiğinde yaşadığı sabırsızlık ve gelinin bir an önce evden çıkarılmasını istemesi anlatılıyor. Anonim bir parça olmasına rağmen daha önce kimse tarafından yorumlanmamış. İlk kez ben seslendirmiş oldum.”

Kural için Mederenge yalnızca bir şarkı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan sözlü kültürün yeniden görünür ve duyulur kılınmasının bir yolu.

“Gün yüzüne çıkmamış, geleneksel bir parçayı yorumlamak; onu kendi bir önceki kuşağımdan, hatta iki önceki kuşağımdan duyup yeniden toplumsal alana taşımak, insanlara ulaştırmak ve bir anlamda belgelemek, arşivlemek benim için çok gurur verici. Çünkü burada yalnızca bir şarkıyı yeniden söylemekten söz etmiyoruz. Bir hafızayı yeniden çağırmaktan, onu bugünün dünyasında yeniden var etmekten söz ediyoruz. Dolayısıyla bu çalışma, benim için aynı zamanda bir yaşama ve yaşatma çabası.”

Zêrzewan: Metaforların içinden yükselen bir aşk hikâyesi

EP’nin ikinci parçası olan Zêrzewanın söz ve müziği Xalit Tari’ye ait. Kural, parçanın yakarış, şikâyet, isyan ve suçluluk gibi farklı duyguların çevresinde örülen, metaforik bir anlatıya sahip olduğunu belirtiyor.

“İkinci parça, söz ve müziği Xalit Tari’ye ait olan ‘Zêrzewan’. Parçanın içinde yakarış da var, şikâyet de, isyan da, suçluluk da. Bütün bunların etrafında örülen bir hikâye var. Buna bir aşk hikâyesi de diyebiliriz. Kartallar ve Zerzevan Kalesi üzerinden kurulan, metaforlarla ilerleyen bir anlatı. Her dinleyişte başka bir katmanı açılan, farklı duygulara dokunan bir hikâye.”

Bêdengî: Sessizliğin içindeki çığlık

Üçlemenin son parçası Bêdengî ise sessizliğin kendisine ve sessiz kalmak zorunda bırakılanların içlerinde biriktirdiği isyana odaklanıyor. Söz ve müziği Serhat Ertuna’ya ait olan eser, suskunluğun ardındaki haykırışı görünür kılıyor.

Kural, parçayı şu sözlerle anlatıyor:

“Üçüncü parça ‘Bêdengî’. Tamamen sessizliği ve sessiz kalanların içindeki isyanı, haykırışı, çığlığı anlatıyor. Söz ve müziği Serhat Ertuna’ya ait. Böylece üç farklı hikâye, üç farklı anlatı ve üç farklı duygu bir araya gelerek küçük bir EP projesine dönüştü.”

“Kürtçe söylenen her şey dili ve hafızayı canlı tutuyor”

Kural, çalışmasının yalnızca müzikal bir üretim olmadığını, aynı zamanda Kürtçe dilinin ve kültürel hafızanın yaşatılmasına yönelik bir çaba olduğunu vurguluyor.

Sanatçıya göre her Kürtçe ezgi, yalnızca bir melodiyi değil, aynı zamanda geçmişten bugüne taşınan bir sözü, bir hikâyeyi ve bir hafızayı da geleceğe aktarıyor:

“Bugün hâlâ Kürtçe söylenen her şey, bir söz ve bir ses olarak unutulmaya yüz tutmuş önemli içerikleri yeniden ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda Kürt dilini ve hafızasını canlı tutuyor. Gün yüzüne çıkmamış, iki önceki kuşağımdan duyduğum geleneksel bir parçayı yorumlamak ve onu yeniden toplumsal alana taşımak, insanlara ulaştırmak benim için çok gurur verici bir şey.”

Kural, bu çalışmayı geçmişle bugün arasında kurulan bir bağ olarak değerlendiriyor. Ona göre müzik, yalnızca geçmişten kalanları koruyan değil, onları yeniden yaşayan ve yaşatan bir alan diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bir parçanın yeniden söylenmesi, aslında onun yeniden yaşaması demek. Benim için bu EP, geçmişten devraldığım bir hafızayı bugünün insanına ulaştırma ve yarına bırakma çabası. Bir anlamda sözlü hafızanın izini sürüyor, onu yeniden kayda geçiriyor ve geleceğe emanet ediyoruz.”