Mem Ararat: Kürtler adına siyaset yapan bazı kişiler, başka emeller peşinde

15 Mayıs 2026 20:54

Kürt sanatçı Mem Ararat, sosyal medya hesaplarında yayınladığı bir video mesajında sert eleştirilerde bulunarak, “Kürtler adına siyasete atılan bazı kişiler, Kürtler arasında sevgi ve birliği pekiştirmek yerine başka gündemler peşinde koşuyorlar” dedi.

Mem Ararat: Kürtler adına siyaset yapan bazı kişiler, başka emeller peşinde

RûpelNews - Uzun süredir bazı Kürt sanatçılar, Kürt siyaseti ve yerel yönetimlerin sanatçılar arasında ayrım yaptıklarını ileri sürüp ve şikâyetlerini dile getiriyor. Mem Ararat da sosyal medya hesaplarında sert eleştiriler içeren bir mesaj paylaştı.

Mem Ararat mesajında şöyle dedi:

"Hiçbir Kürt partisine ya da gruba karşı değiliz; Kürtler için iki taşı üst üste koyan kim olursa olsun, söz ve taahhütleriyle onların destekçisi ve arkasındayız. Ancak şunu da bilmek gerekir ki biz kimsenin kölesi değiliz. Bu gece her şeyi açıkça ortaya koyacağım. Hem iyi hem kötü sözler her şeyden önce sahibine aittir; herkes kendi sözünün karşılığını taşır. Sizin sözlerinizin değeri beş kuruş etmez.

Bir Kürt ya da Kürt kurumu, istemeden birini tehdit ettiğinde sözlerimizi nasıl seçeceğimizi ve tartacağımızı biliriz. Ancak sabrın da bir sınırı vardır.

Başınız dertteyken kim yardımınıza koştu, hatırlıyor musunuz? Her şeye kayyum atandığında kim yanınızda durdu? Ama artık biliyorum ki siz emek ve çalışmaya hiç değer vermiyorsunuz. İyi niyetle katıldığımız birkaç programınız vardı ve birçok kez seyahat ve müze giriş ücretlerini bile kendim ödedim, ancak sözlerinizi hiç tutmadınız.
Ama yine de bunun kurumsal değil, kişisel bir hata olduğunu söyledim.

Sonra beni arayıp durumu düzeltmek istediniz ve ‘Arkadaşlar, bir hata yaptılar’ dediniz. Ama ardından yeni hatalar geldi, sonra bir yenisi, sonra bir yenisi daha… ve aynı hata, adaletsizlik ve zulüm devam etti.”

“Sabrımı tükettiniz”

“Evet, o arkadaşlar iyi niyetli olabilir ama suçlu ben miyim? Açıkçası sabrımı tükettiniz. Bana karşı ne tür bir şikâyetiniz ya da kin besliyorsanız açıkça ortaya koyun. Benden ne talebiniz varsa lütfen kamuoyuna açıklayın.

Ey Kom Müzik grubu ve Erdal Avcı, ne zaman size bir şey söylesem, ‘Halkımızla paylaşalım’ derdiniz. Peki halkımız burada, kamuoyu burada; öyleyse herkes iddialarını açıkça ortaya koysun.

Şarkının bizim acımızla ilgili olduğunu söylüyorsunuz ama bundan para kazanıyorsunuz. Peki o para boğazınıza takılsın. Acımı, ıstırabımı biliyorsunuz ama bunu yüzüme vuruyorsunuz. Allah şahidimdir ki bu büyük bir haksızlıktır.”

“Alkış ve para sizin olsun”

“Eğer acı sizinse, birbirinizle paylaşın; alkış ve para da sizin olsun. Zaten sizi kim engelliyor?
Binlerce Zana, binlerce Taybet, binlerce Cemîle var. Hadi öyleyse, dünya görsün. Musa, Firavun’a şöyle demişti: ‘Sözlerin ve kanunların değersizdir.’ Bir sözün anlamlı olabilmesi için onu söyleyenin önce kendi sözlerine sadık olması gerekir.

Son 12 yıldır, iğne ucu kadar bile çaba göstermeden emeğimin tüm meyvelerini elimden aldılar. Demokrasi nerede, insan hakları nerede, emek ve emekçi nerede? Bu bir sömürü ve baskı değil midir? Tüzüğünüz nerede, standartlarınız neydi? Lütfen açıp okuyun.”

“Biz köle siz efendi…”

“Sizin kardeşiniz ve yoldaşınız oldum, size güvendim. Silahsız ve savunmasız, beş yaşındaki bir çocuk gibi karşınızda durdum. Ama siz, tıpkı baskıcılarınız gibi kendinize bir taht inşa ettiniz. Görünen o ki biz köleyiz; Allah şahidimdir ki artık efendiler sizsiniz.
Tüm şarkılar benim kederlerimdir. Albümün tüm masraflarını kendi yoksulluğumdan karşıladım; üstüne üstlük yayın haklarımı da elimden aldınız. Tüm bu adaletsizliklere rağmen uzun süre sessiz kaldım, ama artık bu durum yeterli değil.

“Kapım artık size kapalı”

Bir gelin ne dilsizdir ne de konuşmaktan çekinir; mesele ne şans ne de vicdandır. On iki yıl yetmez mi? Sanatıma değer vermediğinizi duyuyorum ve görünüşe göre ben sizin gözünüzde gerçek bir sanatçı değilim. Oysa her ay maaşımı almaktan utanmıyorsunuz.
Meyveyi yemek isteyen ağaca bakmalıdır. Etrafındaki yabani otları temizlemeli, yazın en sıcak günlerinde köküne su vermelidir. Meyveyi toplarken en azından birkaç güzel söz söylemelidir.

Ama siz baskı ve kırgınlık getirdiniz. Artık kapım ve pencerelerim size kapalıdır. İyi haber; artık pencereler çelikten."