Kürt Milli Platformu: Kürt milletinin kendi kaderini tayin etme talebi hakkıdır

29 Mart 2026 14:50

Diyarbakır Kürt Milli Platformu kuruluş konferansının ikinci gününde açıklanan deklarasyonda, platformun temel amacının; “Kürt milletinin statü kazanmasına hizmet etmek ve Kürtler için ‘millet’ olmaktan kaynaklanan siyasi, coğrafi, idari ve hukuki statü ile Kürtçenin resmi dil olması gibi kolektif hak taleplerinin, doğal ve uluslararası hukukun gereği olduğu” ifade edildi.

Kürt Milli Platformu: Kürt milletinin kendi kaderini tayin etme talebi hakkıdır

RûpelNews - Diyarbakır’da farklı siyasi parti, oluşum, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, aydınlar ve hukukçuların iki gün boyunca tartıştığı Kürt Milli Platformu hazırlık konferansının sonuç bildirgesi açıklandı.

Deklarasyonda şu ifadelere yer verildi:

“Ortadoğu'da ve Kürdistan'da Kürtlerin kaderlerinin ve geleceklerinin şekillendiği çok önemli bir süreçten geçiyoruz. 

Türkiye’de silahların susması ile başlayan bir tarafın barış, bir tarafın ise "Terörsüz Türkiye" diye adlandırdığı bu süreçte, görece sivil siyaset ortamının oluşması ve sivil siyasetin önünün açılmış olması olumlu olmakla ve başlangıçta Kuzey Kürdistan toplumunun siyasi ve kültürel haklarına dair umutları artırmış olmakla beraber, geldiğimiz aşamada bu yönde somut bir adımın atılmamış olması ve bu süreçle bağlantılı olarak Rojava Kürtlerinin içine düşürüldükleri  durum, süreçle ilgili milletimizde büyük bir tedirginlik ve hayal kırıklığı oluşturmuştur.

Bu gelişmeler; Kürt siyasetinde siyasi arayış içindeki tüm farklı siyasal ve sosyal kesimlerin söylem ve siyaset yapma stratejilerini yeniden gözden geçirmelerine ve aynı zamanda bu kesimlerin birleşerek birlikte hareket etme kapasitelerini de zorunlu hale getirmiştir.

Kürt siyasetindeki mevcut yapısal sorunlar ve siyasal temsiliyet krizi, Kürtler açısından büyük fırsatlar barındıran bu dönemin, Kürtleri teğet geçmesine ve oluşan potansiyelin heba edilmesine de neden olabilir. Dolayısıyla bu temsiliyet krizinin çözümüne yardımcı olmak için bir araya gelmek biz Kürtler için tarihi, milli ve vicdani bir sorumluluktur.

Halihazırda, Türkiye siyaset sahnesinde Kürtlerin bu vazgeçilmez ihtiyaçlarını dillendiren ve takdiri hak eden siyasal hareketler olmakla beraber bu hareketler; Kürt Milleti’nin derinleşen sorunlarına tek başlarına çözüm üretmede zorlanmaktadırlar. Bu nedenle, içinde bulunduğumuz sürecin ağır yükü ve sorumluluğu kendini Kürdistani olarak niteleyen tüm parti, grup ve bağımsız şahsiyetlerin ortak işbirliği yapmasını zorunlu kılmaktadır.

Şu an için Kürt ulusunda mevcut siyasi sıkışmışlığı aşabilecek muazzam bir güç ve potansiyel mevcuttur. Bütün mesele, bu potansiyeli ve gücü, doğru bir biçimde halk yararına örgütlemek, yapılandırmak ve yönlendirebilmektir.

Bu nedenlerle, temel ulusal haklara kavuşmayı hedef olarak belirlemiş, ulusumuzun dini, ideolojik, kültürel ve sosyal tüm farklı kesimlerinin yer aldığı ve mümkün olan en geniş katılımla temsilinin sağlandığı, içinde yer almayanlarla da diyalog ve ortaklaşmayı esas alacak; ulusal düzeyde ve uluslararası kuruluşlar nezdinde Kürt milletini temsil niteliğine sahip, millî, özgürlükçü, demokratik, çoğulcu ve merkezi bir sivil siyasete ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.

Dolayısıyla da; çerçevesini evrensel değerlerin belirlediği, hukukun üstünlüğüne inanan kültürel, inançsal, düşünsel tüm kesimleri “olduğu gibi” ve “kendini tanımladığı biçimiyle” kabul ederek kucaklayan, Kürt milletinin ve diğer milletlerin değerlerini kutsal, dokunulmaz ve eşit düzeyde gören, oluşturulacak demokratik mekanizmalarla herkesin herkesle ortaklaşabileceği, herkesin yer alacağı yeni bir siyasi birliği oluşturmak iddiasıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Hedefimiz; herkesin beklentisi olan, ama bir türlü oluşturulamayan, Kürt ulusunun sosyolojisine uygun, demokratik, şiddetten uzak, sivil, legal, ve kitlesel bir Kürt siyasal birliğinin temellerini atmaktır.

Kürtleri siyasi alanda seçeneksiz, çaresiz ve umutsuz bırakmamak için onlara; hangi ideolojiden ve inançtan olurlarsa olsunlar, içselleştirebilecekleri ve kendilerini rahatça ifade edebilecekleri yeni bir kapı aralamak istiyoruz.

Özellikle belirtmeliyiz ki, yola çıkarken hiç bir vesayeti kabul etmiyor ve doğru bulmuyoruz. Halkımızın çıkarları için geçmişte ve günümüzde mücadele etmiş  tüm kesimlerin emeklerine saygıyı elden bırakmadan hiç bir hareketin veya siyasi oluşumun devamı olmayacağımız bilinmelidir.

Tabuları, statik düşünceyi ve dayatmacı hiçbir ideolojiyi kabul etmediğimiz gibi; halkımıza değişime açık, katılımcı, sivil ve demokratik zeminde şiddetten uzak, kucaklayıcı, şeffaf, açık ve anlaşılır yeni bir siyaset dilinin yolunu açmak istiyoruz. 

Bu gerekçelerle, Kürt Milli Platformunu oluşturan bileşenler ve katılımcılar olarak üzerinde mutabık kaldığımız SİYASAL ASGARÎ İLKELERİMİZ şunlardır:

1 - Temel amacımız, Kürt milletinin statü kazanmasına hizmet etmektir. Kürtler için “Millet” olmaktan kaynaklanan siyasi, coğrafi, idari ve hukuki statü, Kürtçenin resmi dil olması gibi kolektif hak talepleri, doğal ve uluslararası hukukun gereğidir. "Milletlerin Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı" çerçevesinde meşru ve hukuki yollarla her türlü STATÜ' yü talep etmenin, Kürtler’in en doğal ve hukuki hakkı olduğunu savunuyoruz. Bu statünün ne olacağını belirleyecek olan da Kürt Milleti’nin kendi özgür iradesidir.

2 - Siyasal mücadelemizde; meşruiyeti, şeffaflığı, legal ve sivil siyaseti esas alacağız. Temel dayanağımız, doğal hukuk, evrensel insan hakları ve uluslararası hukuk metinleridir.

3 - Mevcut şartlar altında, şiddeti Kuzey Kürdistan' daki hak arama mücadelesinde meşru bir araç olarak kabul etmiyor, doğru bulmuyoruz. Dolaysıyla silahların Kuzey Kürdistan’da bırakılmasını halkımız ve coğrafyamız açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.

4 - Platformumuz; Kürt siyasi mücadele tarihinin tümünü kendi tarihi olarak değerlendirmektedir. Tarih boyunca ortaya konan tüm olumlu pratikleri ilham kaynağımız, değerimiz ve kazanımlarımız olarak değerlendiriyor; olumsuzları da ders çıkarılacak gerçekliğimiz olarak kabul ediyoruz.

5 - Platformda düşünce, düşünceyi ifade ve inanmama hakkı da dâhil her türlü inanç ve düşünce özgürlüğü esastır. Şiddet içermedikçe ve şiddeti teşvik etmedikçe hiç kimsenin düşünce ve inancını yaşama, yayma ve örgütlenme hakkı kısıtlanamaz. Bizler bütün inançları ve inanç gruplarını halkımızın ve kültürümüzün ayrımsız saygıdeğer bir zenginliği olarak kabul ediyoruz. Ve her inanca eşit mesafede duruyoruz. İnançların sömürüsüne ve araçsallaştırılmasına şiddetle karşı çıktığımız gibi, dini değerlere ve inançlara karşı yapılan düşmanlıklara aynı oranda karşıyız. 

6 - Siyasetteki her türlü vesayeti baştan reddediyoruz. Dolaysıyla oluşacak platform, herhangi bir grubun, siyasi oluşumun devamı veya uzantısı değildir. Platformda; hiç bir grup, oluşum, parti veya anlayış kendisi dışındakilere vesayet uygulayamaz, dışlayamaz, ötekileştiremez. Platformda esas olan eşitlik ve kardeşlik hukukudur.

7 - Siyasette tartışma ve eleştiri temel yöntemsel ilkedir. Herkes ve her kesim, hakaret etmemek şartıyla görüş, düşünce ve kanaatlerini serbestçe ve hiç bir baskı altında kalmaksızın, rahat bir biçimde dile getirme hakkına sahip olmalıdır.

8 - Kürtler’ in kolektif hakları mücadelesini merkeze alan bir hareket olmamız, bulunduğumuz coğrafyanın farklı milletleri azınlıkları ve kesimleriyle ortaklaşmamıza, dayanışmamıza ve ittifaklar geliştirmemize engel değildir. Toplumsal barışı tehdit eden tekçi ve asimilasyoncu sisteme karşı net bir tutum benimsemeyen, Kürtler’ in meşru hak ve özgürlük mücadelesine karşı pozisyon almayan kişi ve gruplarla ortaklığa ve dayanışmaya her zaman açığız.

9 - Hiçbir kişi veya grubun karşıtlığı üzerinden siyaset yapmayacağız ve  kendimizi başkalarının karşıtlığı üzerinden konumlandırmayacağız. Başkalarının eksiklikleri üzerine politikalarımızı bina etmeyeceğiz. Halka kendimizi ve milli çizgideki politikalarımızı anlatacağız. Ayrıca, başka oluşumlara muhalif olanların konsolide olduğu bir karşıt odak merkezine de dönmeyeceğiz.

 10 - Platformumuz en geniş kesimlerle  Kürt ulusal birliğinin sağlanması çabasını göstermeyi temel ulusal  bir strateji olarak kabul eder ve gelecektede bu çabasına devam edecektir.

Dolaysıyla; Platformda yer almayan tüm Kürdistanî parti ve gruplarla ilişkilerimizde kardeşlik hukuku prensibini esas alacağız.Tüm siyasi söylem ve ilişkilerimizde asgari etik değerlere, siyasi nezaket kurallarına ve hukuka  uygun davranacağız.

 11 - Siyasetimizin dili;  hakaret ve aşağılamadan uzak, ötekileştirmeyen, düşmanlığa ve şiddete teşvik etmeyen, kimseyi dışlamayan bir dil olacaktır. Farklı siyasal guruplara, özellikle de Kürt parti ve örgütlerine karşı yapılacak eleştiriler yapıcı ve çözüm odaklı olacaktır.

12 - Siyasetimizin ana gündemi ve varlık nedeni demokratik mekanizmaları kullanarak, Kürt milletinin ulusal meşru haklarının elde edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle oluşturacağımız yapıyla Türkiye siyasetindeki tali konuları ve gündelik tartışmaları bu temel hedefinin önüne koyarak, halkımızın siyasal birikimini ve enerjisini boşa harcamayacaktır.

Kürt milletinin tarihsel ve milli acılarının/sorunlarının, başka parti ve guruplarca istismar edilmesine ve bu grupların amaç ve çıkarlarına Kürtleri alet etmelerine müsaade edilmeyecektir.

13 – Siyasal çalışmamızın öncelikli sahası Kuzey Kürdistan ve tüm Türkiye’dir. Ancak Kürt Halkı’nın yaşadığı Kürdistan coğrafyasının her yerinde; Kürt Halkı’nın

hakları için mücadele veren tüm Kürt şahsiyet, parti ve oluşumlarla “Ulusal Birlik” çerçevesinde meşru ilişkiler geliştireceğiz. Bu ilişki biçimi eşitlik düzeyinde, şeffaf ve legal zeminde olacaktır.

SONUÇ OLARAK; Kendisini Kürt milletinin tarihi dokularında bulan bir mücadele perspektifi ile evrensel değerlere açık; şiddetten uzak, sivil örgütlü bir yapı; bugün her zamankinden daha büyük bir ihtiyaçtır. Sadece egemenlere ve sömürgecilere  karşı bir özgürleşme ideali değil; özünde bir medeniyet tasavvuru barındıran; kültürel ve manevi değerlerin farkında olan; insanlığın ortak kazanımlarına sahip çıkan; çoğulcu, katılımcı, demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi bir paradigmayla organize olmak üzere çıktığımız bu yolda, herkesi ve her kesimi bu projemizin sahibi ve ortağı olarak görüyoruz.

Dolaysıyla, Kürt Milli Platformu ulusal çizgideki Kürtlerin ortak kurumu ve temsil örgütüdür.

Halkımıza ve kamuoyuna saygıyla sunarız...

29. 03. 2026”