“Kürtler de Ukraynalilar gibi, ABD’den daha fazlasini hak ediyor”
PeyamaKurd - Donald Trump'ın kendi başkanlığı döneminde Kürtlere yaptığı ihanet şok ediciydi. Trump’ın Kürtlere ihanet etmesi ve operasyona yeşil ışık yakması mevkidaşı Erdoğan’la yaptığı ufak telefon görüşmesinde ‘pohpohlanması’ sonucu oldu.
Bu hareketten sonra dönemin Savunma Bakanı James Mattis ve IŞİD'e karşı özel elçi olarak görev yapan Brett McGurk, utanç duyduklarını ifade ederek istifa ettiler.
American Enterprise Institute (AEI) düşünce kuruluşu akademisyeni ve Pentagon’da Orta Doğu çalışmaları ile bilinen Michael Rubin “Joe Biden'ın Kürtlere İhaneti, Donald Trump'ınki Kadar Büyük” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Rubin, yazısında şunları dile getirdi:
“Biden, Trump'ın Kürtleri "sattığını" ve bir ulus olarak "ABD’nin verdiği söze ihanet ettiğini" söyledi. Ama bugün baktığımızda Biden da aynı Kürtlere ihanet ediyor. Rojava Kürtleri yeterince ihanete uğradı. Biden'ın iş bitirme zamanı geldi.”
“Trump’a ‘Kürtleri sattı’ diyen Biden, bugün aynı şekilde ihanet ediyor”
Suriye Kürtleri, IŞİD terör devletine karşı en etkili savaş gücüydü. Kobani kuşatmasını kırdılar. IŞİD’in başkenti Rakka'yı kaybetmesini ve örgütün bitirilmesinde en öncü güçler onlardı.
Rojava Kürtleri ve Özerk Yönetimi, Suriye'nin en ılımlı ve istikrarlı bölgesini temsil ediyor.
Joe Biden daha başkan olmadan önce, Trump'ın Kürtleri "sattığını" ve bir ulus olarak "ABD’nin verdiği söze ihanet ettiğini"ifade etmişti. Ama bugün baktığımızda Biden da Kürtlere ihanet ediyor.
Geçtiğimiz ay Biden yönetimi, Türkiye ile F-16’lar konusunda görüştü ve bazı önerilerini kabul etti. Bu, NATO'nun genişlemesi de dahil olmak üzere bir dizi başka konuda Türkiye'nin işbirliğini kazanmayı amaçlayan, sade ve basit bir yatıştırmaydı.
“Verilen tavizlerin bedelini diğerleri ödüyor”
Bu durum, gerçekten de Beyaz Saray ve Avrupa dışişleri bakanlıklarının Erdoğan'a tavizler verdiği ve bunun bedelini diğerlerinin -Kürtler, Kıbrıslılar ve Ermenilerin- ödemesi gereken talihsiz bir kalıbın parçası.
Biden, Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın, Türkiye'nin F-16'ları neden istediğini ve nasıl istediğini düşünmeden satışı onaylamaları absürttür.
“Kürtleri PKK fırçası ile resmetmek hiç doğru değil”
Türkiye'nin yeni F-16'ları nasıl kullanabileceğinin en iyi göstergesi, bugün mevcut F-16 filosunu nasıl kullandığına bağlıdır.
Türkiye, terörle mücadeleye katkıda bulunmak veya saldırganlığını caydırmak yerine, savaş uçaklarını Rojava ve Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürt köyleri ile çiftliklerini bombalamak için kullanıyor.
Her iki bölgeyi de gezdim ve bombalamaların sonrasını gördüm. Sakinlerin çoğu, kurbanların terörle hiçbir ilgisi olmadığını söylüyor. Türkiye, bu tür görgü tanığı ifadelerini reddedebilir, ancak kurbanların isimleri, meslekleri ve yaşları, öyle söylemiyor.
Geçmişte PKK tarafını eleştirdim ve bugün hala onların platformlarının çoğuna katılmıyorum. Ancak Suriye Kürtlerini, 1980'ler dönemi PKK'nin fırçasıyla resmetmek ve grubun 40 yıllık entelektüel ve siyasi evrimini görmezden gelmek hiç doğru bir yaklaşım değil.
Bugün Washington merkezli düşünce kuruluşlarında Suriye’deki Kürtlerle çalışmanın en güçlü muhalifleri, durumu kendi gözleriyle görmek için Kürt Özerk Yönetimini ziyaret etmeye hiç zahmet etmemiş olanlardır.
Türkiye'nin F-16'lara gerçekten ihtiyacı olup olmadığı da net değil. Biden'ın Ankara'nın F-16'ları satın alma arzusunu onaylamasından sonraki günlerde Erdoğan'ın Suriye'ye bir “tampon bölge” oluşturmak için operasyon başlatacaklarını açıklaması tesadüf değil.
“Ukraynalılar gibi Kürtler de ABD’den daha fazlasını hak ediyor”
Erdoğan'ın amacı terörle mücadele değil; demografik değişimdir. Bölgedeki Kürtlerin, Ezidilerin ve Hıristiyanların çoğu, Türkiye sınırının 30 kilometre yakınında yaşıyor. Türkiye en son bir sınır bölgesini işgal ettiğinde, işgal altındaki bölgeyi etnik olarak temizlemişti. Erdoğan bugün hedefinin bu olduğu konusunda oldukça açık.
Ukraynalılar gibi Rojavalı Kürtler de ABD’den daha fazlasını hak ediyor. Her iki durumda da doğru olanı yaptılar. Çünkü Kürtler teslim olmak yerine kanları ile özgürlüğü seçtiler.
Ve her iki durumda da Beyaz Saray'ın tepkisi alaycı bir ihanet oldu. İlk başlarda Ukrayna’ya teslimiyetçi bakış açısıyla yaklaştılar ama ardından silah ve destek tedarik ettiler. Biden aynı şekilde Kürtler ve Türkiye konusunda da rotasını değiştirmeli.
Birincisi, Türkiye'ye ne jetler ne de başka silahlar verilmeli.
İkincisi, Rojavalı Kürtlere, Türk tanklarına zırhlı personel taşıyıcılarına, helikopterlere ve F-16'lara direnmeleri için gerekli araçları sağlamanın da zamanıdır.
Çünkü Rojava Kürtleri yeterince ihanete uğradı ve Biden'ın iş bitirme zamanı geldi.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yazın