İran-ABD hattında Lübnan gerilimi: Diplomatik süreçte hassas denge
Bölgedeki ateşkes iddialarına rağmen Lübnan’da zaman zaman devam eden saldırı haberleri, İsrail ile Hizbullah arasında varıldığı belirtilen kırılgan uzlaşmayı tartışmalı hale getiriyor.
RûpelNews - İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, kalıcı bölgesel barış için ABD’nin İsrail üzerindeki etkisini kullanarak ateşkesin tüm koşullarıyla uygulanmasını sağlaması gerektiğini ifade etti. Tahran, Washington’ın süreçte doğrudan sorumluluk taşıdığını savunuyor.
Lübnan sahası “güven testi” olarak görülüyor
Uzmanlara göre İran, Lübnan’daki gelişmeleri ABD’nin İsrail üzerindeki nüfuzunu ölçmek için bir “güven testi” olarak değerlendiriyor. Tahran’ın, ateşkesin sahada tam anlamıyla uygulanmamasını gelecekte daha geniş çaplı risklerin işareti olarak gördüğü belirtiliyor.
Diplomasi ve sahadaki gerçeklik arasında fark
Analistler ise İran’ın Lübnan’daki süreci ABD ile yürüttüğü müzakerelere doğrudan bağlamasının riskli olabileceğine dikkat çekiyor. ABD ile İsrail’in her zaman aynı politik önceliklere sahip olmadığı, bu nedenle iki farklı krizin birlikte ele alınmasının diplomatik süreci zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.
Kapsamlı anlaşma için zaman ihtiyacı
Washington ile Tahran arasındaki derin güvensizlik ve teknik müzakerelerin karmaşıklığı nedeniyle kısa vadede kapsamlı bir anlaşma ihtimalinin düşük olduğu ifade ediliyor. Tarafların bir süre daha geçici ve sınırlı mutabakatlarla süreci sürdürmesi bekleniyor.
Washington’da yeni müzakere trafiği
Önümüzdeki günlerde Washington’da İsrail ve Lübnanlı yetkililerin katılımıyla yeni bir görüşme turu yapılması planlanıyor. ABD yönetimi, Lübnan’ın yeniden imarı ve ekonomik toparlanma sürecini bu temaslarla ilerletmeyi hedefliyor.
Ancak Hizbullah’ın görüşmelere temkinli yaklaşımı ve silahsızlanma konusundaki anlaşmazlıklar, sürecin ilerlemesini zorlaştırıyor. Katar, ABD ve İran’ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesin sahadaki son gelişmeler karşısında ne ölçüde korunabileceği ise belirsizliğini koruyor.
