Figen Yüksekdağ’dan 'çerçeve yasa' açıklaması

08 Ağustos 2026 15:22

Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, PKK’nin fesih süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik “çerçeve yasa” teklifinin yeterince kapsayıcı olmadığını ancak barış için bir kapı araladığını söyledi.

Figen Yüksekdağ’dan 'çerçeve yasa' açıklaması

RûpelNews - Yaklaşık 10 yıldır cezaevinde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, PKK’nin kendini feshetme süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik “çerçeve yasa” teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen teklifin eksik yönlerine dikkat çeken Yüksekdağ, buna rağmen düzenlemenin barışa giden yolu açabileceğini ifade etti.

Yüksekdağ, İlke TV’den Sevda Çetinkaya’ya yaptığı değerlendirmede, “Adı çerçeve ama dar bir çerçeve. Kim istemez bunun daha geniş, daha kapsayıcı olmasını? Dün geçti elime metin ve okuduğumda ‘yine güvenlik kaygısıyla yazılmış bir metinle karşı karşıyayım’ dedim. Suç ve ceza kavramlarının içinden barışa yol arayan bir metin” ifadelerini kullandı.

Yasanın olumlu yönlerine de değinen Yüksekdağ, Kürt meselesinin hukuk zemininde ele alınmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Yüksekdağ, “Kürtleri inkar etmeyen anlayışın terk edilmesinden 100 yıl sonra bugün Kürtleri hukuk içine almanın yolunu açacak bir yasal düzenlemeyi konuşuyoruz. Bunun arkasında çok büyük, çok zahmetli ve çok bedeller ödenmiş bir mücadele var. Gelinen bu aşama kendiliğinden ortaya çıkmadı” dedi.

“Çerçeve yasaya gerek yok ki bizim özgürlüğümüz için”

Çerçeve yasa teklifinin ardından en çok tartışılan konulardan biri olan uzun süredir cezaevinde bulunan HDP’li siyasetçilerin tahliye edilip edilmeyeceği konusunda da konuşan Yüksekdağ, kendisi ve Selahattin Demirtaş’ın siyasi faaliyetleri nedeniyle cezaevinde tutulduğunu savundu.

Yüksekdağ, tahliye beklentisine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Bizler zaten haksız ve hukuksuz yere içerideyiz. Siyasi faaliyetlerimizden yargılandık ve ceza aldık. Benim hakkımda da Selahattin Demirtaş hakkında da AİHM kararları var. Çerçeve yasaya gerek yok ki bizim özgürlüğümüz için.”

Yüksekdağ, buna rağmen çerçeve yasanın siyasi tutukluların tahliyesinden daha geniş ve tarihsel bir anlam taşıdığını belirtti.

“Bu bir başlangıç”

Yüksekdağ, çerçeve yasa teklifinin sürecin nihai hedefi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

“Evet, bu bir başlangıç. Ama hızla onu bir başlangıç olmaktan çıkarmak, daha kapsamlı demokratik ve hukuki düzenlemelerle tamamlamak gerekir” diyen Yüksekdağ, sürecin yeni yasal ve demokratik adımlarla ilerletilmesi gerektiğini ifade etti.

“Eleştirdiğiniz kadar sürece müdahil olmalısınız”

Sol ve sosyalist çevrelerden çerçeve yasa teklifine ve yürütülen sürece yöneltilen eleştirilere de değinen Yüksekdağ, eleştirinin yanı sıra sürece aktif biçimde dahil olunması gerektiğini savundu.

Yüksekdağ, “Sol ve sosyalist hareketlerin elbette eleştiri hakkı var. Ama sosyalist bir iddianız varsa, eleştirdiğiniz kadar bu sürece müdahil olmalı, sorumluluk almalı, çaba göstermelisiniz. Büyük dönüşümler, sadece eleştirerek değil, mücadeleye katılarak mümkün olur” dedi.

Süreçteki eksikliklerin ortak bir sorumluluk alanı olduğunu belirten Yüksekdağ, “Sürecin eksiklerini söylemek kadar, onu ilerletecek sorumluluğu üstlenmek de gerekiyor” ifadelerini kullandı.