DILKURD’dan Rojava ve Kürtçe hutbe engellemelerine tepki

07 Mayıs 2026 23:31

DILKURD, Rojava’da Kürtçe tabelaların kaldırılması ve Türkiye’de Kürtçe vaaz ile hutbelere yönelik kısıtlamalara ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, Kürtçeye yönelik müdahalelerin halkın dilsel ve kültürel haklarına aykırı olduğu belirtildi.

DILKURD’dan Rojava ve Kürtçe hutbe engellemelerine tepki

RûpelNews - Kürtçe Gönüllüleri Birliği, (DILKURD), Suriye’de son dönemde yaşanan siyasi gelişmelerle birlikte özellikle Rojava’da Kürt halkının eğitim, kültür ve dil alanındaki kazanımlarının hedef alındığını ifade etti. Yaklaşık 14 yıldır sürdürülen Kürtçe eğitim sisteminin ve kamusal alandaki çok dilli yapının korunması gerektiği vurgulanan açıklamada, bazı resmi kurumlarda Kürtçe tabelaların kaldırılarak yerlerine Arapça ve İngilizce tabelaların asılmasına tepki gösterildi.

Açıklamada, “Kürtçe bu coğrafyanın asli dillerinden biridir ve kamusal yaşamdan dışlanamaz” denildi.

Yeni Suriye yönetimine de çağrıda bulunan DILKURD, Kürt halkına ve Kürtçenin statüsüne ilişkin verilen sözlerin yerine getirilmesini istedi. Kürtçenin eğitim dili olarak anayasal güvence altına alınmasının demokratik bir gelecek açısından temel şartlardan biri olduğu kaydedildi.

Diyanet’e Kürtçe hutbe tepkisi

Açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığı’na da tepki gösterildi. Son günlerde Ağrı’nın Diyadin ilçesinde bazı camilerde Kürtçe vaaz ve hutbelere yönelik kısıtlayıcı uygulamaların gündeme geldiği belirtilen açıklamada, Kürtçenin ibadet ve dini anlatım alanında sınırlandırılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Kur’an’daki ayetlerden örnekler

DILKURD, dini kurumların halkların anadillerini yasaklayan değil, koruyan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, Kur’an’daki ayetlere dikkat çekti. Açıklamada Rum Suresi 22. ayet, İbrahim Suresi 4. ayet ve Hucurat Suresi 13. ayette farklı dil ve halkların Allah’ın ayetlerinden biri olarak ifade edildiği hatırlatıldı.

İnanç hizmetlerinin insanların kendi anadilinde yürütülmesinin hem dini hem de insani bir sorumluluk olduğu belirtilen açıklamada, “Kürtçenin eğitimden, kamusal yaşamdan ve dini alandan dışlanmasına yönelik her türlü yaklaşımın karşısında olmaya devam edeceğiz” denildi.