Dengbêj Şakiro Vakfı’ndan 2027 hedefi: Şakiro'nun sanatında buluşalım

28 Eylül 2026 22:10

Dengbêj Şakiro ve Dengbêjlik Kültürünü Yaşatma Vakfı Yetkili Müdürü Mehdi Tanrıkulu, vakfın kuruluş sürecinden gelecek dönem hedeflerine, Dengbêj Şakiro ile Dengbêj Reso arasındaki “Dengbêjlerin Şahı” tartışmasından Kürt dili ve kültürüne yönelik çalışmalara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu, 2027 yılının “Dengbêj Şakiro Yılı” ilan edilmesi için hazırlık yaptıklarını söyledi.

Dengbêj Şakiro Vakfı’ndan 2027 hedefi: Şakiro'nun sanatında buluşalım

RûpelNews - RûpelNews'e konuşan Dengbêj Şakiro ve Dengbêjlik Kültürünü Yaşatma Vakfı Yetkili Müdürü Mehdi Tanrıkulu, vakfın kuruluş sürecine ilişkin bilgi verdi. Vakfın kurulması fikrinin uzun yıllardır gündemlerinde olduğunu belirten Tanrıkulu, sürecin 2023 yılında mahkemeye taşındığını ve resmi kuruluş için hukuki sürecin başlatıldığını ifade etti.

Mahkemenin başlangıçta vakfın kuruluşuna ve belirlenen isme mesafeli yaklaştığını aktaran Tanrıkulu, “Dengbêj Şakıro Vakfı ve Dengbêjlik Kültürünü Yaşatma” ismi konusunda ısrarcı olduklarını belirtti.

Tanrıkulu, yürüttükleri sürecin ardından vakfın kuruluşunun kabul edildiğini ve 2025 yılının başlarında vakfı resmen açtıklarını söyledi.

Vakfın bütün dengbêjleri kapsayan bir çatı olmasını hedeflediklerini belirten Tanrıkulu, kuruluş amaçlarını ise dengbêjlik geleneğinin yanı sıra Kürt müziği, Kürt dili, kültürü ve sanatına sahip çıkmak olarak açıkladı.

Tanrıkulu, ilerleyen dönemde imkânların oluşması halinde vakıf bünyesinde bir Dengbêjlik Akademisi kurmayı ve Kürdistan'ın farklı bölgelerinde şubeler açarak dengbêjlik eğitimleri vermeyi hedeflediklerini söyledi.

İstanbul’da dengbêj divanları düzenlenecek

Vakıf olarak İstanbul'da çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri düzenlemek için hazırlık yaptıklarını belirten Tanrıkulu, resmi açılış programının yanı sıra dengbêj divanlarının da hayata geçirilmesinin planlandığını ifade etti.

Tanrıkulu, özellikle 25 Aralık'a kadar, Dengbêj Şakiro'nun doğum günü vesilesiyle çeşitli etkinlikler düzenlemek istediklerini belirterek, bu çalışmaların Şakiro'nun sanatının daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından önemli olduğunu söyledi.

“2027’yi Dengbêj Şakiro Yılı yapmak istiyoruz”

Vakfın önümüzdeki döneme ilişkin en önemli hedeflerinden birinin 2027 yılının “Dengbêj Şakiro Yılı” olarak anılması olduğunu dile getiren Tanrıkulu, bu hedefin yalnızca bir sanatçıya ilişkin anma çalışması olmadığını belirtti.

Tanrıkulu şöyle devam etti:

“2027'yi, sembolik bir gösterge olarak söyleyeyim, Dengbêj Şakıro Yılı yapmaya çalışıyoruz. Hem tüm Türkiye için hem de Kürdistan için Dengbêj Şakiro'nun stranlarında buluşalım istiyoruz. Dengbêj Şakiro'nun sanatında barışçıl, toplumsal birlikteliği sağlayan yeni bir süreci ve Kürt sanatının gelişimini ifade eden bir yıl olarak adlandırmak istiyoruz.”

Tanrıkulu, amaçlarının Şakiro'nun sanatını merkeze alarak toplumsal birliktelik ve kültürel üretim alanında yeni çalışmalar ortaya koymak olduğunu belirterek, “Dengbêj Şakiro'nun sanatında buluşalım” çağrısında bulundu.

Şakiro’nun kılamları kitap ve plakta buluşacak

Vakfın Dengbêj Şakiro'nun eserlerinin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çeşitli çalışmalar yürüttüğünü belirten Tanrıkulu, Şakiro'nun kılamlarından oluşan bir kitabın hazırlıklarının tamamlandığını ve eserin yayımlanacağını açıkladı.

Bunun yanı sıra içerisinde 12 kılamın yer aldığı bir long play (LP/plak) çalışmasının da hazırlandığını söyleyen Tanrıkulu, plağın basımının tamamlandığını ancak henüz kamuoyuna sunulmadığını ifade etti.

Tanrıkulu, kitabın yayımlanmasının ardından iki eseri birlikte tanıtacakları bir etkinlik düzenlemeyi planladıklarını söyledi.

İki ciltlik Dengbêjlik Sözlüğü hazırlanıyor

Vakfın üzerinde çalıştığı bir diğer projenin ise iki ciltlik Dengbêjlik Sözlüğü olduğunu belirten Tanrıkulu, dengbêjlerin kılamlarında kullanılan kelimelerin yeni kuşaklar ve dinleyiciler tarafından daha iyi anlaşılmasını amaçladıklarını söyledi.

Tanrıkulu, “Kılamlarda geçen tüm kelimelerin kamuoyu tarafından iyi anlaşılması, dinlemek ve öğrenmek isteyenlerin bu kelimelerin anlamlarını rahatça kavrayabilmesi için böyle bir sözlüğün hazırlanmasını gerekli gördük. Vakıf çatısı altında bu çalışmayı başlattık ve sürdürüyoruz.” dedi.

“Reso da Şakiro da Dengbêjlerin Şahı’dır”

Tanrıkulu, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen “Dengbêjlerin Şahı Reso mu, Şakiro mu?” tartışmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Bu iki ismi birbirine karşı konumlandırmanın doğru olmadığını ifade eden Tanrıkulu, her dengbêjin kendi döneminde Kürt toplumunun hafızasının, dilinin ve kültürünün korunmasına katkı sunduğunu söyledi.

Tanrıkulu, dengbêjler arasında ayrım yapmadıklarını belirterek, “Her dengbêj kendi döneminde Kürt toplumunun birer öncüsü olarak Kürtlerin hafızasını ve Kürt dilini korumuştur. Aynı şekilde biz hepsine borçluyuz. Her birinin önünde saygıyla eğiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Dengbêjlerin Şahı” ifadesinin yalnızca tek bir isimle sınırlandırılmaması gerektiğini savunan Tanrıkulu, Dengbêj Reso'nun da Dengbêj Şakiro'nun da kendi dönemlerinde ve kendi bölgelerinde bu geleneğin en önemli temsilcileri arasında yer aldığını dile getirdi.

“Tek bir Dengbêjlerin Şahı yoktur”

Reso'nun kendi döneminde yaptığı çalışmaların Kürt toplumu üzerinde büyük yankı oluşturduğunu belirten Tanrıkulu, dönemin teknik şartlarının günümüzdeki kadar gelişmiş olmamasının bazı kayıtların kalitesini etkilediğini söyledi.

Tanrıkulu, “Dengbêj Reso da şüphesiz Dengbêjlerin Şahı'dır, Dengbêj Şakiro da Dengbêjlerin Şahı'dır. Yani tek bir ‘Şah’ yoktur. Bu şekilde tanımlamamız daha doğru olur.” dedi.

Dengbêjlerin özellikle baskıların ve toplumsal zorlukların yoğun olduğu dönemlerde kültürel hafızayı yaşattığını belirten Tanrıkulu, birçok dengbêjin köylerde ve zor koşullarda kılamlarını söylemeye devam ettiğini ifade etti.

Bu dönemin Kürt kültürünün aktarımı açısından önemli olduğunu belirten Tanrıkulu, “Onlar toplumumuzun birer yıldızı gibi o dönemde yolumuzu aydınlattılar. Bizler onlara borçluyuz.” dedi.

Hayatını kaybeden dengbêjler için albüm hazırlanıyor

Vakıf olarak hayatını kaybetmiş dengbêjlerin yaşamlarını ve çalışmalarını kayıt altına alacak kapsamlı bir albüm hazırlığı içerisinde olduklarını da açıklayan Tanrıkulu, çalışmada dengbêjlerin nerede yaşadıkları, nasıl bir sanat faaliyeti yürüttükleri ve bıraktıkları kültürel mirasın ele alınacağını söyledi.

Tanrıkulu, bu çalışma sayesinde geçmiş dönem dengbêjlerinin gelecek kuşaklara daha kapsamlı biçimde aktarılmasını amaçladıklarını belirtti.

“Dil kişiliktir, dil kimliktir”

Kürt dilinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının vakfın çalışmalarında önemli bir yer tuttuğunu belirten Tanrıkulu, özellikle aile içerisinde Kürtçe konuşulmasının önemine dikkat çekti.

Tanrıkulu, “Halkımızın her bir ferdinin kendi payına düşen sorumlulukla öncelikle kendi diline ve dilinin sanatına sahip çıkması için çabalıyoruz. Çünkü dil kişiliktir, dil kimliktir.” dedi.

Kürtçenin günlük yaşamda ve aile içerisinde kullanılmasının dilin geleceği açısından önemli olduğunu ifade eden Tanrıkulu, çocuklara dilin yanı sıra kültürel değerlerin, geleneklerin ve geçmişte oynanan çocuk oyunlarının da aktarılması gerektiğini söyledi.

“Asimilasyona karşı dilimize ve kültürümüze sahip çıkmalıyız”

Kültürel aktarımın zayıflamasının dil ve kültür üzerindeki etkilerine dikkat çeken Tanrıkulu, Kürtçenin yaşatılması için aileden başlayarak toplumun farklı alanlarında çalışmalar yürütülmesi gerektiğini savundu.

Tanrıkulu, “Asimilasyonu tersine çevirmek ve ona karşı mücadele etmek de dile sahip çıkmaktan geçer. Bu doğrultuda dilimizin emeğine ve birikimine sahip çıkmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Çocukların kendi kültürel miraslarıyla büyümesinin önemine değinen Tanrıkulu, geçmişten gelen kültürel değerlerin yeni nesillere aktarılmaması halinde kültürel hafızanın zaman içerisinde zayıflayacağını söyledi.

Dengbêj Şakiro ve Dengbêjlik Kültürünü Yaşatma Vakfı'nın önümüzdeki dönemde akademik çalışmalar, yayınlar, müzik arşivi, sözlük, dengbêj divanları ve eğitim faaliyetleri üzerinden çalışmalarını genişletmeyi hedeflediğini belirten Tanrıkulu, temel amaçlarının Kürt dili, sanatı ve dengbêjlik geleneğinin gelecek kuşaklara aktarılması olduğunu ifade etti.