Bakirhan: 2026 Newrozu çatışmasız bir dönemin simgesi

22 Mart 2026 15:05

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Van’daki Newroz kutlamalarında yaptığı konuşmada, 2026 Newrozu’nun “isyandan inşaya ve çatışmasız bir döneme geçişin Newrozu” olduğunu söyledi.

Bakirhan: 2026 Newrozu çatışmasız bir dönemin simgesi

RûpelNews - Van’daki kutlamalarda konuşan Bakırhan, kentteki güvenlik güçlerinin hâlâ “eski dönem anlayışıyla hareket ettiğini” ve bazı uygulamaların halkın Newroz kutlamalarını zorlaştırdığını öne sürdü. Yeni dönemde Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesini umduğunu belirten Bakırhan, barış atmosferinin Ankara’dan Van’a kadar hissedilmesi gerektiğini ifade etti.
Bakırhan konuşmasında ayrıca “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak adlandırdığı sürece değinerek, Kürtlerin eşit yurttaşlık, anadilde eğitim, yerel demokrasi ve Abdullah Öcalan’ın statüsünün netleşmesi gibi taleplerinin bulunduğunu dile getirdi. Sürecin yalnızca Kürtler için değil, Türkiye’de yaşayan tüm kesimler için önemli olduğunu belirten Bakırhan, bunun toplumu bir arada tutan ve eşitlik temelinde güçlendiren bir adım olabileceğini söyledi.

Bakırhan şunları söyledi:

Değerli halkımız, dün Amed’de de söyledim; hâlâ bize diyorlar ki Kürtler ne istiyor? Haydi Van’dan, bu meydandan hep beraber haykıralım: Kürtler kimliklerinin tanınmasını istiyor. Kürtler eşit yurttaşlık istiyor. Kürtler anadilinde eğitim istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor. Vanlılar kayyımın gitmesini istiyor. Öyle mi? Vanlılar, Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan’ın belediyeyi yönetmesini istiyor. Kürtler özgürce siyaset yapmak istiyor.

‘Halk Öcalan’ın statüsünün netleşmesini istiyor’

Kürtler özgürce örgütlenmek istiyor. Kürtler kendi bayramlarını kutlarken kapılarda engellenmek istemiyor. Kürtler inkâr değil, tanınma istiyor. Kürtler Sayın Öcalan’ın statüsünün netleşmesini istiyor. Fiilî değil, resmî bir statüsü olmasını istiyor. Demokrasi sadece Kürtler için değil, Türkiye’de yaşayan herkes içindir.

‘Bu süreç sadece Kürtlerin değil, 86 milyonun sürecidir’

Bir mesajımız da Türkiye kamuoyuna: Bu süreç sadece Kürtlerin değil, 86 milyonun sürecidir. Biz sadece Bekir Kaya özgür olsun, Neslihan ve Abdullah başkanlar belediyelerine dönsün demiyoruz. 13 belediyeye kayyım atanmış; bu 13 belediyenin de başkanları/eş başkanları serbest olsun ve kendi belediyelerini yönetsin diyoruz. Onun için bu süreç 86 milyon içindir. Demokrasi sadece Kürtler için değil, Türkiye’de yaşayan herkes içindir. Herkes müsterih olsun. Bu süreç Türkiye’yi bölen değil; aksine birleştiren, kardeşleştiren ve eşitleştiren bir süreç olacaktır. Onun için Karadenizlinin, Trakyalının, Türkiye’de yaşayan bütün yurttaşlarımızın bu sürece katkı sunmasını istiyoruz.

Kaderimizin belirlendiği bu süreçte hiçbir Kürt partisi birlikten kaçmamalıdır

Şimdi bir çağrım da Kürtlere. Em ne çar in? Em yekin. Em ne çar in? Em yek in. Kobanî ji bo me çi be Wan ew e. Urmiye ji bo Kurdan çi be Silêmanî û Hewlêr ew e. Onun için Kürtler, Ortadoğu’da halkların kaderi belirlenirken demokratik ulusal birliklerini kurmalıdır. Farklılıklarımız olabilir ama kaderimizin belirlendiği bu süreçte hiçbir Kürt partisi, hiçbir Kürt kurumu birlikten kaçmamalıdır. Van halkının ortaya koymuş olduğu bu duruşa layık demokratik bir birlik Kürtler arasında olmalıdır.