Bahçeli'den çerçeve yasa açıklaması: Kaybedecek vaktimiz yok
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de kabul edilen çerçeve yasanın ardından öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek. “Kaybedecek vaktimiz yoktur” dedi.
RûpelNews - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Bahçeli, yasanın kabul edilmesiyle sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini belirterek, bundan sonraki hukuki ve idari adımların geciktirilmeden atılması gerektiğini ifade etti.
“Kaybedecek vaktimiz yoktur”
Bahçeli, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından uygulanacak süreçlere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir.”
“Çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir”
Bahçeli, Türkiye’nin PKK meselesini yalnızca silahlı unsurların etkisiz hale getirilmesi ve örgütsel kapasitenin ortadan kaldırılması üzerinden değerlendirmediğini belirtti.
Meselenin siyasi, sosyolojik ve jeopolitik boyutlarının da bulunduğunu ifade eden Bahçeli, çatışmanın yeniden ortaya çıkabileceği zeminlerin ortadan kaldırılması, etnik ve mezhebi farklılıklar üzerinden toplumda gerilim yaratılmasının önlenmesi ve devlet egemenliğinin ülkenin tamamında korunması gerektiğini savundu.
Bahçeli, bu çerçevede süreci “çok katmanlı bir milli güvenlik meselesi” olarak nitelendirdi.
“Bütüncül bir irade hayat bulmuştur”
Bahçeli, 22 Ekim 2024'te yaptığı çağrıyla başlayan süreç ile PKK'nin fesih ve silah bırakma kararının ardından gelinen aşamayı değerlendirdi.
Sürecin TBMM tarafından yürütülmesinin yeni bir aşama oluşturduğunu belirten Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefi ile “Terörsüz Bölge” olarak adlandırdığı yaklaşımın aynı strateji içinde ele alındığını söyledi.
Bahçeli, “Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile ‘Terörsüz Bölge’ ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur” dedi.
Bölgesel gelişmelere dikkat çekti
Bahçeli açıklamasında İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ile İran'ın bölgedeki karşılıklarına da değindi.
Yaşanan çatışmaların bölgesel krizlerin kısa sürede farklı ülkelere yayılabileceğini gösterdiğini belirten Bahçeli, Türkiye'nin kendi içindeki çatışma alanlarını ortadan kaldırmasının bu nedenle daha önemli hale geldiğini ifade etti.
Türkiye'nin PKK meselesini kendi siyasi ve hukuki mekanizmaları içerisinde sonuçlandırmasının “ertelenemez bir milli beka zarureti” haline geldiğini söyleyen Bahçeli, “Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Yasanın uygulanma koşullarına işaret etti
Bahçeli, kabul edilen yasanın uygulanabilmesi için PKK ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarına son verdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin ve örgütsel komuta kapasitesinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerektiğini hatırlattı.
Yasanın kabul edilmesinin sürecin sonu olmadığını belirten Bahçeli, gelinen aşamayı “hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı” olarak nitelendirdi.
“Türkiye'nin istikameti bellidir”
Bahçeli, çatışmaların sona ermesinin özellikle bölgedeki ekonomik ve sosyal koşullar üzerinde etkili olacağını vurguladı.
Bölgelerin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, devlet ile vatandaş arasındaki mesafenin ortadan kaldırılması ve ortak vatandaşlık anlayışının güçlendirilmesini hedefler arasında sıraladı.
Bahçeli açıklamasını Ziya Gökalp'in “Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar” sözleriyle tamamladı.
