Arif Qurbani: KYB, Türkiye ile yakınlaşmak için Kerkük'ten vazgeçti

17 Nisan 2026 21:46

Yazar ve araştırmacı Arif Qurbani 100 yıl aranın ardından ilk kez Kerkük’e birt Türkmen vali ataması ve bu kararın perde arkasını değerlendirdi. Qurbani: "Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi (KYB), Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmek amacıyla Kerkük'ten el çekti ve bu atılan adım ile KYB lideri Bafel Talabani'nin Türkiye'yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir görüşme yapmasının alt yapısı oluşturulmaya çalışılıyor” dedi.

Arif Qurbani: KYB, Türkiye ile yakınlaşmak için Kerkük'ten vazgeçti

RûpelNews - Kürt yazar ve araştırmacı Arif Qurbani, KYB ve Irak Türkmen Cephesi anlaşmasıyla el değiştiren Kerkük Valiliği’nin kararında etkili olan mekanizmaları, tarafların bu anlaşma ile neyi hedeflediklerini ve kararın iç dış yansımalarına dair PeyamaKurd’e değerendirmelerde bulundu.

"Türkiye Kerkük'te büyük ekisi var"

Qurbani’ye göre, Kürdistan Demokrat Partisi’nin sert eleştirileri ve tepkilerine rağmen Kerkük Valiliği’nin ‘oldu-bitti’ ile değişikliğe gidilmesi kararının uygulanmasında en büyük etkiye sahip olan ülke Türkiye olmakla birlikte İran ve Haşdi Şabi’ye bağlı gruplar da şehir üzerinde bir etkiye sahip.

"Bafil Talabani, Erdoğan ve Öcalan ile görüşmek istiyor"

Kerkük üzerinden KYB’nin yeni bir siyaset inşa etmek istediğini savunan Qurbani, “KYB, Kerkük üzerinden Türkiye ile yakınlaşıp ilişkilerini normalleştirmek istiyor. Bu karar ile KYB lideri Bafil Talabani'nin Türkiye'yi ziyaret edip Erdoğan ile görüşme yapması için bir çaba sarf ediliyor. Talabani, hem Erdoğan hem de Öcalan ile görüşmeyi istiyor. Kerkük üzerinde verilen bir mesaj da bu” dedi.

Kerkük krizinin yeni olmadığını belirten Qurbani 16 Ekim olayına dikkat çekerek şunları söyledi: “Bilindiği üzere, bu sorun 16 Ekim’den sonra daha da derinleşti ve Kerkük Kürtlerin elinden alındı. 2024 il meclisi seçimlerinde KYB birçok sandalye kazansa da, bu tek başına valiyi seçmek için yeterli olmadı.KDP ve KYB anlaşmazlığı durumu daha karmaşık bir hale getirdi.”

"Kerkük, Ankara siyaseti ile dizayn edilmek isteniyor"

Kerkük üzerinde Türkiye'nin rolü olduğuna işaret eden Qurbani’ye göre, “Türkiye, Kerkük valisinin Kürt olmasını istemedi. Özellikle de PKK ile yakın ilişki içerisinde olan KYB’den bir vali seçilmesinden rahatsızdı. Türkiye, Türkmen cephesi ve KDP’ye yakın birinin seçilmesine rıza gösteren bir pozisyonu üstlenmişti. Yani Ankara’nın siyaseti ile Kerkük’ü dizayn eden bir mekanizmanın devrede olmasını istiyor Türkiye tarafı.”

"Kerkük, Ankara ve Tahran'ın vekalet savaş alanı"

Kerkük’te İran faktörüne de değinen Qurbani, kentin Tahran ve Ankara rekabetine dönüşen bir meydan hali aldığı görüşünde. Qurbani, “Masanın diğer tarafında yer alan İran da aynı kararlılıkla bu oyuna katılıyor. İran, Şii gruplar ve Haşdi Şabi aracılığıyla KYB ve onların Arap gruplarla kurduğu ittifakı destekliyor. İran'ın amacı, Kerkük'te Türkiye'nin etkisini önlemek ve kendi hegemonyasını korumak. Başka bir deyişle, açıkçası Kerkük artık Türkiye ile İran arasında tam anlamıyla bir vekalet savaşı alanı haline gelmiştir.”

Kerkük'te belirsizlik sürüyor

Kerkük İl Meclisi’nde şu anda 16 sandalye bulunuyor. Ancak bu sandalye dağılımı, KDP ve Türkmen Cephesi’nin onayı alınmadan Bağdat’ta belirlendi. Vali görevinin iki yıl Kürt, iki yıl Arap olacağı söylendi. Ancak meclisin diğer yarısı boykotu sürdürürse, bu formülün başarısız olması kaçınılmaz.”

"Kerkük'te Kürtlerin hakları tehlikede"

Kürtler arasında siyasi birliğin sağlanmamasının Kerkük’te krizin derinleştirecği görüşünde olan Qurbani, “KDP ve KYB arasında siyasi çıkarlar üzerinden anlaşmazlıklar yaşanmaya devam etmesi halinde Kerkük’te Kürtlerin haklarının da büyük bir tehlikede olacağı aşikar” ifadelerini kullandı.