TR KU AR
FB X IG
✎ Makale

BİR HAYALİM VAR: KÜRDİSTAN KÜLTÜR KÖYÜ

📅 07 Ağustos 2026

Her insanın yüreğinde, düş dünyasında kendisini hayata ve geleceğe bağlayan bir hayali vardır. Benim hayalim ise yalnızca bana ait değildir. Bu hayal, dört parça Kürdistan'ın ortak hafızasına, diline, kültürüne ve geleceğine dair bir hayal belki bir hayalden çok öte bir temenni dir.

Uzunca bir zamandır diasporada, dört parça Kürdistan'ın değerlerini, renklerini ve ruhunu bünyesinde barındıran örnek bir Kürd Köyü kurmayı hayal ediyorum. Bu köy yalnızca taşlardan ve evlerden oluşan bir yerleşim yeri olmayacak, geçmiş ile geleceği buluşturan, yaraları saran, umutları büyüten yaşayan bir hafıza mekânı olacaktır.

Bu köyün her taşı, Kürdistan'ın dört parçasından bir iz taşıyacaktır. Her ağacı ortak kaderimizi anlatacak, her sokağı bizi birbirimize yaklaştıracaktır. Diasporada doğan çocuklar burada yalnızca bir köy görmeyecek; köklerini, dillerini, tarihlerini ve kimliklerini tanıyacaklardır.

Bu hayalin ilhamı, Kürd halkının yüzyıllar boyunca yetiştirdiği büyük isimlerin bıraktığı manevi mirastır. Ahmedê Xanî'nin ilim ve birlik çağrısı, Mela Mustafa Barzanî'nin halkına adanmış mücadelesi, Qazî Mihemed'in halk iradesine dair bıraktığı tarihî iz ve bugün Serok Mesûd Barzanî'nin ulusal dayanışma anlayışı. Bu isimler, birbirinin tekrarı değil farklı dönemlerde Kürd halkının hafızasında yer etmiş tarihî duraklardır. Benim arzum, bu mirası gelecek nesillere taşıyabilecek mütevazı bir kültür ocağı oluşturmaktır.

Hayalimde tasavur etiğim Kürdistani köyde;

- Kürd Hafıza Odası: Geçmişimizi, acılarımızı, sevinçlerimizi, göçlerimizi ve mücadelemizi gelecek kuşaklara aktaracak yaşayan bir hafıza merkezi.

- Kürd Kütüphanesi: Kürd dili, edebiyatı, tarihi ve kültürü üzerine eserlerin toplandığı, araştırmacılara, gençlere, duyarlı herkese açık bir bilgi evi.

- Sanatçı ve Dengbêjler Konağı: Stranların, klamların ve sözlü kültürün yaşatıldığı; seslerin hafızaya dönüştüğü bir ocak. Şakiro'dan Rojda'ya, Mihemed Arif Cizrevî'den Şivan Perwer'e dünyaya haykıran eşsiz bir sanat harmonisi yedi düvele seslenebilir.

- Medya Odası: Kürd basınının emektarlarını buluşturabilen, geçmişini ve bugününü yaşatan, üstadlarla gençlerin düşüncelerini özgürce üretebildiği bir iletişim alanı.

- Eğitim Odası: Dilbilimci arkadaşlar dostlar üzerinden Kürtçenin bütün diyalekltlerinin en geniş biçimde öğretildiği, dil kurslarının verildiği eğitim odası.

- Misafir Evi: Dünyanın dört bir yanından gelecek misafirleri, araştırmacıları, sanatçıları ve gönüllüleri ağırlayacak bir dostluk kapısı.

- Dost Meclisi: Uzaktaki yakın dostlarımız bir cümle kelam ederler, dört bir tarafa savrulmuş sözünden fikrinden feyz aldığımız dostlar, arkadaşlar bir arada Kürd sofrasında sohbete oturur kanayan yaramıza derman oluruz belki.

Ben bu köyün, diasporadan bütün dünyaya yükselen bir çağrı, çığlık olmasını istiyorum.
Öncelikle yaralı Kürdün sığınabileceği bir çatı, kendini yalnız hisseden gencin umut bulacağı bir kapı.
Dilini unutmaya başlayan çocuğun yeniden ana diliyle buluşacağı bir yuva.
Yurduna hasret yaşayan her Kürdün "Benim de bir evim var." diyebileceği bir mekân.

Çünkü inanıyorum ki bir halkı ayakta tutan yalnızca coğrafyası değildir. Onu yaşatan; dili, kültürü, hafızası ve ortak değerleridir. Eğer bunları koruyabilirsek, geleceğimizi de koruyabiliriz. Eğer bunları kaybedersek, en büyük kaybımız yalnızca toprak değil kendimiz oluruz.

Ben bu büyük hayalin sadece sahibi olmak istemiyorum, ben bu bahçenin bahçıvanı, bu ocağın emektarı, sevdalısı olmak istiyorum.
Toprağı süren, ağacı diken, kitabı rafına koyan, misafire kapıyı açan, dengbêjin sesine kulak veren, çocukların elinden tutan isimsiz bir gönüllü olmak bana yetiyor.
Çünkü inanıyorum ki büyük eserleri yalnızca fikir sahipleri değil, gönlünü ortaya koyan emektarlar da inşa eder.

Bugün bu hayali paylaştığım, sohbet ettiğim dostlarla, fikirlerini ve duruşlarını önemsediğim arkadaşlarla, insanlığın ortak kültürel mirasına değer veren herkese emanet etmek ediyorum.

Bu yalnızca benim hayalim olmasın.

Bu, hepimizin ortak hayali olsun.

Kimisi bir kitap bağışlasın,

Kimisi bir fidan diksin,

Kimisi bir taş koysun,

Kimisi bilgisini, emeğini, duasını ve yüreğini katsın.

Çünkü büyük hayaller, tek bir insanın omuzlarında değil; ortak vicdanın ve ortak emeğin üzerinde yükselir.

Belki bugün bu hayal uzak gibi görünüyor. Ama her büyük eser önce bir insanın yüreğinde doğmuş, sonra binlerce insanın emeğiyle gerçeğe dönüşmüştür.

Ben ilk adımı atmaya hazırım. Özellikle de sesim soluğum, bu çağrım duruşuna, Kürd damarına, ve de vicdanına sonsuz itimat ettiğim Serok Mesud Barzani'ye ulaşsın isterim.
Ve inanıyorum ki Serok Mesud Barzanî'ye Kürdistan Köyü hayalim ulaşırsa şayet, O kocaman Kürd yüreğiyle herkesten çok bu hayalin gerçekleşmesine katkı sunacaktır.

Bu yolculukta benimle birlikte yürümek isteyen, çakıl taşı kadar katkı sunmak isteyen herkese gönlüm ve kapım sonuna kadar açıktır.

Sevgiyle muhabbet ile...

Bu yazıdaki görüşler tamamen yazarın şahsına münhasırdır; RûpelNews'in yayın politikasıyla bağdaşabilir veya farklılık gösterebilir. Kurumumuz içerikten sorumluluk kabul etmez.

Paylas:

1975 yılında Erzurum'un Karayazı ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra eğitimine Avrupa'da devam etti. Paris 8 Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler ve Sosyoloji eğitimi aldı. Buradaki akademik iklim, düşünce dünyasının ve edebi dilinin felsefi bir derinlik kazanmasında etkili oldu. Şair ve yazar kimliğiyle Türkiye'deki sansür mekanizmalarıyla genç yaşta yüzleşti. 2002 yılında Peri Yayınları tarafından basılan "Tutsak Düşlerimin Güncesi" adlı ikinci şiir kitabı, yayımlanmasından kısa bir süre sonra İstanbul 3 No'lu DGM Savcılığı tarafından toplatıldı. Bu hukuki süreç ve ifade özgürlüğü kısıtlaması, Avrupa Birliği’nin "2002 Yılı Türkiye İlerleme Raporu" gibi uluslararası resmi belgelere de somut bir örnek olarak kaydedildi. Sosyolog kimliğini toplumsal sorumlulukla harmanlayan Yaşar, 2016 yılında Brüksel merkezli olarak kurulan bağımsız Kürt Aydın İnisiyatifi bünyesinde aktif olarak yer aldı. Çeşitli bağımsız dijital platformlarda yayımlanan makalelerinde; popüler kültürün ve yüzeysel anlatıların genç kuşaklar üzerindeki hafızasızlaştırıcı etkilerine yönelik güçlü sol-eleştirel tespitler sundu. Yazar, metinlerinde çağdaş "Diaspora Edebiyatı" ekolünün modern örneklerini vermektedir. Eserlerinde mekânsal yabancılaşma, sürgün psikolojisi ve ana dilini koruma mücadelesini estetik bir dille işleyen Azad Yaşar, çalışmalarını halen Fransa'nın başkenti Paris'te sürdürmektedir.

Tum Makaleleri →