Alman iç istihbarat raporunda PKK: Yıllık 14 milyon euro toplanıyor
Alman iç istihbarat örgütünün 2025 raporunda PKK’nin faaliyetlerine geniş yer verilirken, örgütün Almanya’da yıllık 13-14 milyon euro para topladığına işaret edildi.
RûpelNews - Alman iç istihbarat örgütü 2025 raporunu yayınladı. Raporda Türkiye kökenli yapılanmaların Almanya'daki etkisine ilişkin kapsamlı değerlendirmelere yer verildi.
460 sayfalık rapor, ülkede aşırılıkçı tehditlerin tüm alanlarda arttığını ortaya koyarken, Türkiye kökenli yapılanmaların Almanya'daki etkisine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler içeriyor.
Beş ana başlıkta Türkiye kökenli gruplar
Almanya'da iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (BfV) 2025 raporunda Türkiye kökenli kişi ve grupların Almanya'daki yapılanmaları beş ana başlık altında ele alınıyor: Türkiye devleti kaynaklı etki, PKK yapılanması, milliyetçi, ülkücü örgütler, sol örgütler ve İslamcı hareketler.
Rapora göre bu yapıların tamamı Almanya'daki güvenlik, toplumsal uyum ve siyasi mobilizasyon açısından yüksek etki kapasitesine sahip.
PKK'nin Almanya yapılanması
Raporda PKK, Almanya'daki “en geniş ve en organize yabancı kaynaklı aşırılıkçı yapı” olarak değerlendiriliyor. Almanya'da 1993'ten bu yana yasaklı olan örgüt, Avrupa Birliği tarafından da terör örgütü olarak tanımlanıyor.
Raporda PKK'nin, Türkiye ile başlatılan barış sürecine rağmen 2025 yılında Almanya'daki faaliyetlerini büyük ölçüde önceki yıllardaki gibi sürdürdüğü belirtildi. Yıl boyunca binlerce kişinin katıldığı çok sayıda etkinlik düzenlendiği, örgütün Almanya'daki mobilizasyon kapasitesinin yüksek seyrettiği ifade edildi. Raporda, önceki yıllarda olduğu gibi 2025'te de PKK'nin bazı yöneticilerinin yabancı bir terör örgütüne üyelik suçundan uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldığı bilgisine yer verildi.
PKK'nin Almanya yapılanması dört sektöre, dokuz eyalete ve 31 yerel alana ayrılan hiyerarşik bir sistemden oluşuyor. PKK'nin ülkedeki yıllık bağış kampanyası kapsamında 2025 yılında 13-14 milyon euro toplandığı belirtiliyor. Bağışların nakit olarak ve yüz yüze toplandığı ifade ediliyor.
Örgütün Almanya'daki büyük etkinlikleri arasında Newroz kutlamaları, kültür festivalleri ve Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması talebiyle düzenlenen gösteriler yer alıyor. Raporda ayrıca PKK'nin gençleri Türkiye, Irak ve Suriye'deki silahlı birimlere yönlendirdiği vurgulandı.
Türkiye'nin diaspora üzerindeki etkisi: UID öne çıkıyor
Raporda Türkiye'nin Almanya'daki diaspora üzerinde kurduğu siyasi etkinin en belirgin başlık olduğu vurgulandı. Bu etkinin merkezinde, Türkiye'deki iktidar partisiyle yakın ilişkileri bilinen Uluslarası Demokratlar Birliği (Union Internationaler Demokraten-UID) bulunuyor. UID, Almanya'daki Türk diasporasında hem siyasi mobilizasyon hem de kamuoyu yönlendirme açısından en güçlü aktör olarak tanımlanıyor.
BfV, UID'nin diaspora içinde Türkiye'nin iç siyasetini yansıtan bir etki alanı oluşturduğunu, özellikle seçim dönemlerinde belirgin biçimde öne çıktığını belirtiyor.
Türkiye'nin Almanya'daki diaspora üzerinde dijital takip, sosyal medya üzerinden bilgi toplama ve PKK ile Gülen yapılanmasına yönelik çevrimiçi izleme faaliyetleri yürüttüğü de raporda yer aldı.
Almanya bağlantılı yapılanmalar arasında Saadet Partisi'nin Avrupa örgütlenmesine de raporda yer verildi. Saadet Partisi'nin Türkiye'deki Milli Görüş hareketinin siyasi temsilcisi olarak 2001'den bu yana faaliyet yürüttüğü hatırlatılan raporda, 2017 yılında Köln'de SAADET Europe e.V. adıyla bir dernek kurulduğu, söz konusu yapının Almanya ve Avrupa genelindeki Saadet Partisi temsilciliklerinin merkezi konumunda olduğu ifade edildi.
Milliyetçi-Ülkücü hareketin durumu
Raporda Türkiye kökenli milliyetçi ve Ülkücü yapılanmalar, Almanya'daki yabancı kaynaklı aşırılık kategorisinin önemli bir bileşeni olarak değerlendiriliyor. BfV, Ülkücü ideolojiyi "antisemitizm ve aşırı milliyetçilik" içeren bir düşünsel çerçeve olarak tanımlıyor.
Almanya'da yaklaşık 13 bin 500 kişinin Ülkücü hareket içinde yer aldığı, bunların 10 bin 500'ünün üç büyük çatı örgüt altında toplandığı belirtiliyor. Raporda özellikle örgütsüz Ülkücü çevrelerin sosyal medyada antisemitik ve İsrail karşıtı içerikler yaydığı, Filistin gündemini propaganda amacıyla kullandığı ifade ediliyor. Çatı örgütlerin ise kamusal alanda daha kontrollü bir tutum sergilediği, ancak ideolojik çizginin değişmediği vurgulanıyor.
Sol yapılanmalar ve Grup Yorum bağlantısı
BfV raporu, Türkiye kökenli sol örgütlerin Almanya'da görünür ve etkili bir mobilizasyon gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor. MLKP'nin gençlik örgütü Young Struggle, özellikle Filistin eylemleri ve antimilitarist kampanyalarda öne çıkan bir yapı olarak tanımlanıyor. Raporda Young Struggle'ın Alman sol örgütleriyle yakın işbirliği içinde olduğu belirtiliyor.
DHKP-C'nin Almanya'da yasaklı olmasına rağmen propaganda faaliyetlerini Anti Emperyalist Cephe gibi yapılar üzerinden sürdürdüğü, Rusya ile ideolojik temaslarını koruduğu ifade ediliyor. Grup Yorum konserlerinin ise hem propaganda hem de finansman aracı olarak kullanıldığı, konser biletleri ve dayanışma biletleri üzerinden örgüte gelir sağlandığı raporda yer aldı.
Milli Görüş, İsmail Ağa, Furkan Hareketi de raporda yer aldı
Raporda Türkiye kökenli İslamcı hareketler ideolojik çeşitliliklerine göre sınıflandırılıyor. Milli Görüş, Almanya'daki en büyük İslamcı akım olarak tanımlanıyor. Milli Görüş devlet kurumlarıyla diyalog arayışı, eğitim faaliyetleri ve yayıncılık çalışmalarıyla öne çıkıyor.
İsmail Ağa Cemaati, Nakşibendi geleneğinin radikal bir kolu olarak değerlendiriliyor ve vaazların Türkiye'den internet yoluyla Almanya'daki cemaatlere aktarıldığı belirtiliyor. Furkan Hareketi ise demokrasi karşıtı tutumu, şeriat temelli bir düzen savunması ve İsrail'in varlığını reddeden söylemleri nedeniyle aşırılıkçı bir yapı olarak sınıflandırılıyor. Rapora göre Türk Hizbullahı'nın Almanya'daki faaliyetleri ise bağış toplama, dini etkinlikler ve Hüseyin Velioğlu anmaları etrafında şekilleniyor. (DW)
