ABD: Küba hükümetini devirmeye odaklandık

22 Mayıs 2026 13:52

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray’ın, ulusal güvenlik riskleri olarak nitelendirdiği sorunları ele almak amacıyla Küba’daki sosyalist hükümeti devirmeye yoğun şekilde odaklandığını belirtti.

ABD: Küba hükümetini devirmeye odaklandık

RûpelNews - ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba'ya yönelik ABD askeri müdahalesi ihtimalini yeniden gündeme getirdi.

Oval Ofis'te Küba hakkında soru soran gazetecilere konuşan Trump, "Diğer başkanlar 50, 60 yıldır bu konuda, bir şeyler yapmayı düşündü. Galiba bunu yapacak kişi ben olacağım. Dolayısıyla bunu yapmaktan memnuniyet duyarım" dedi.

Kendisi de Küba kökenli olan ABD'nin en üst düzey diplomatı Marco Rubio, Havana'nın ABD'nin hasımlarıyla olan bağları nedeniyle yıllardır ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğunu ve Trump'ın bunu ele almaya kararlı olduğunu söyledi.

"Küba ile diplomatik çözüm zor"

Uzun süredir Küba'nın sosyalist yönetimine karşı sert bir tavır takınan Kübalı göçmenlerin oğlu Rubio, Trump yönetiminin Küba ile anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözmek istediğini, ancak adadaki mevcut hükümetle diplomatik bir çözüme ulaşılabileceğinden şüphe duyduğunu belirtti.

"Trump'ın tercihi her zaman barışçıl, müzakere edilmiş bir anlaşmadır. Tercihimiz her zaman bu oldu. Küba konusunda da tercihimiz bu olmaya devam ediyor," diyen Rubio, İsveç'te yapılacak bir NATO toplantısına katılmak ve ardından Hindistan'ı ziyaret etmek üzere uçağa binmeden önce Miami'de konuştu.

"Size dürüstçe söyleyeyim, şu an muhatap olduğumuz kişileri dikkate aldığımızda bunun gerçekleşme olasılığı yüksek değil" diye konuştu.

"Son derece ciddiyiz"

Rubio, yıllar içinde Küba'nın 'zaman kazanıp bizim pes etmemizi beklemeye' alıştığını söyledi. "Bizi bekleyemeyecekler, zaman kazanamayacaklar. Son derece ciddiyiz, son derece odaklanmış durumdayız."

Washington'ın adanın siyasi sistemini değiştirmek için Havana'da güç kullanıp kullanmayacağı sorulduğunda Rubio, diplomatik bir çözümün tercih edildiğini yineledi. Ancak 'başkanın ulusal çıkarı desteklemek ve korumak için ne gerekiyorsa yapma seçeneğine her zaman sahip olduğunu' hatırlattı.