1991 Mart Ayaklanması: Ranya’nın Kürdistan’da Tarihin Akışını Değiştirdiği Gün

05 Mart 2026 10:38

Bugün, 5 Mart 1991’de başlayan büyük halk ayaklanmasının (Raperîn) yıl dönümü. Bu halk destanı sadece askeri bir başkaldırı değil; Baas rejiminin izlerini Kürdistan topraklarından silen, Kürdistan Bölgesi’nin anayasal ve siyasi kimliği için yeni bir dönemi inşa eden siyasi ve toplumsal bir depremdi.

1991 Mart Ayaklanması: Ranya’nın Kürdistan’da Tarihin Akışını Değiştirdiği Gün

RûpelNews - 5 Mart 1991 sabahı, Ranya şehri tarihle randevusuna çıkmıştı. İlk kıvılcım, silahsız halk kitlelerinin boğazından yükselen çığlıklarla ve Kürdistan Peşmerge güçlerinin desteğiyle çaktı. Birkaç saat içinde şehir bir irade ve özgürlük meydanına dönüştü; ayaklanmacılar rejimin askeri karargâhlarına ve güvenlik kurumlarına el koydu. O günden bu yana Ranya, hafızalara "Raperîn’in Kapısı" olarak kazındı.

Devrim Ateşi Tüm Şehirlere Yayılıyor

Ranya sadece bir başlangıçtı; devrim ateşi hızla yayılarak Süleymaniye, Hewlêr ve Duhok’u kanatları altına aldı. Bu süreç, 21 Mart’ta Newroz Bayramı ile eş zamanlı olarak Kerkük’ün kurtarılmasıyla zirveye ulaştı. On yıllarca süren zulüm ve baskının ardından Kürt halkı, şehirlerinin kontrolünü tamamen kendi ellerine aldı.

Milyonluk Göç: Dünya Vicdanını Sarsan Trajedi

Baas rejimi kolayca teslim olmadı; ağır silahlarla geniş kapsamlı bir saldırı başlattı. Bu durum, 20. yüzyılın sonundaki en büyük insani felaketlerden birine yol açtı. Yüz binlerce Kürt, sarp dağlara, Türkiye ve İran sınırlarına doğru kaçmak zorunda kaldı; bu olay tarihe "Milyonluk Göç" (Korewa Milyonî) olarak geçti.

Kar altındaki mülteci görüntüleri dünya vicdanını sarstı ve uluslararası güçleri müdahale etmeye zorladı. Nisan 1991’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 688 sayılı kararı çıkardı. Bu karar, 36. paralelin kuzeyinde bir "güvenli bölge" ve uçuşa yasak bölge oluşturulmasını sağladı. Bu hamle, mültecilerin geri dönüşünün ve rejim güçlerinin Kürdistan şehirlerinden çekilmesinin önünü açtı.

Devrimden Devletleşmeye: Kurumların Doğuşu

Ayaklanma sadece işgalcilerin kovulmasıyla sona ermedi; aksine bir kurumsallaşma ve yönetim projesine dönüştü. 19 Mayıs 1992’de Kürtler, tarihlerinde ilk kez "Kürdistan Parlamentosu" seçimi için sandık başına gitti.

Bu adım, kendi hükümeti ve parlamentosu olan siyasi ve hukuki bir yapının doğuşunun resmi ilanıydı. O zamandan bu yana Kürdistan Bölgesi, bir savaş alanından önemli bir ekonomik ve diplomatik merkeze dönüştü ve davası uluslararası arenada yer edindi.

Bir Özgürlük Mirası

1991 Mart Ayaklanması, Kürdistan’ın vicdanında altın bir sayfa olarak kalmaya devam ediyor. Bu eylem, Kürt özgürlük hareketini dağlardaki mücadeleden, dünyaca tanınan meşru ve yasal bir yönetime dönüştürdü. Bu ayaklanma, şehitlerin kanıyla özgür ve bağımsız bir gelecek için yol haritasını çizdi.