Suruç katliamında yaşamını yitirenler İstanbul’da anıldı

20 Temmuz 2026 21:45

20 Temmuz 2015'te Urfa'nın Suruç ilçesinde basın açıklaması yaptıkları sırada IŞİD'in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaşamını yitiren 33 kişi, Kadıköy'de düzenlenen etkinlikle anıldı.

Suruç katliamında yaşamını yitirenler İstanbul’da anıldı

RûpelNews - Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla Kobanê’ye gitmek üzere yola çıkan ve 20 Temmuz 2015’te Urfa’nın Suruç ilçesinde basın açıklaması yaptıkları sırada IŞİD’in gerçekleştirdiği canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 33 kişi için İstanbul’un Kadıköy ilçesindeki Halitağa Caddesi’nde anma düzenlendi.

Gazeteci Metin Yoksu'nun Rûpelnews'e aktardığına göre, anmaya çok sayıda siyasi parti, kurum, sendika, platform ve gençlik örgütünün temsilcileri katıldı. Katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı anmada, "Kalplerimiz adalet için atsın" pankartı açıldı. Katılımcılar sık sık "Suruç için adalet, herkes için adalet", "Suruç'un hesabı sorulacak" ve "Amed, Suruç, Ankara hesap sormaya" sloganları attı.

"Biz de onların gittiği gibi dirençli olacağız"

Saygı duruşuyla başlayan anmada, katliamda yaşamını yitiren Nazegül Boyraz'ın eşi Bayram Boyraz konuştu. Suruç'a gitmeden önce gençlerin defalarca arandığını hatırlatan Boyraz, "O kadar arama yapıldıysa bomba nasıl yakalanmadı?" diye sordu. Yaklaşık 11 yıldır adalet mücadelesi verdiklerini belirten Boyraz, "Üzgün değiliz, üzülmeyeceğiz. Onlar gülerek gittiler. Biz de onların gittiği gibi dirençli olacağız." dedi.

Katledilenlerden Ezgi Sadet'in babası Ali Sadet ise, "Adalet diyoruz; adalet herkes içindir. Roboskî'nin, Sivas'ın hesabı sorulsaydı Suruç olmazdı. Suruç'un hesabı sorulsaydı Ankara olmazdı. Adalet için buradayız." ifadelerini kullandı.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu da Suruç ve Ankara katliamlarında gençlerin ve demokrasi güçlerinin hedef alındığını belirterek, "Eşitlik talebi yükselirse sonlarının geleceğini düşündüler. Bu nedenle katliam yaptılar." dedi.

"Her şeyin yükünü Kürt halkına bırakmamalıyız"

Faşizme karşı ortak mücadelenin önemine dikkat çeken Konukçu, "Kürt halkının uzattığı barış elini tutarak mücadeleyi büyütmeliyiz. Her şeyin yükünü Kürt halkına bırakmamalıyız. Barışın ne kadar gerekli olduğunu anlayarak Suruç'un anısına saygı gösterebiliriz." ifadelerini kullandı.

"Onlar bu topraklarda eşitliğin temsilcisiydi"

SGDF Eş Başkanı Berfin Polat ise yaşamını yitirenlerin Rojava'daki devrimin savunucuları olduğunu belirterek, "Onlar bu topraklarda eşitliğin temsilcisiydi. Gezi'den ve Rojava'dan aldıkları umutla yanı başlarındaki devrime sahip çıkmak için yola çıktılar." dedi. Polat, bugün Kobane isminin değiştirilmeye çalışıldığını belirterek buna karşı durulması gerektiğini söyledi.

Polat, "Bu katliam, Kürt halkının, gençlerin ve kadınların adalet arayışına yönelikti. Düşlerimizi o bahçede yok etmek istediler. Ama biz o katliamdan sağ çıktık. O düşler Türkiye ve Kürdistan direnişinde yaşamaya devam edecek." diye konuştu.

Anmanın ardından Halitağa Caddesi'nden Süreyya Operası'na yürüyüş düzenlendi. Burada yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunurken, katılımcılar her ismin ardından "Yaşıyor" sloganı attı.