"Protestolarin saatli bomba oldugunu biliyoruz ama susmayacagiz!"
PeyamaKurd – İran ve Doğu Kürdistanlı kadınlar, İslam rejimine karşı gösterileri körükleyen öfkeyi ve rejimin sert baskısı altında protestoları sürdürmenin zorluklarını anlatıyor.
Baskıcı bir rejim altında büyüyen 35 yaşındaki üniversite mezunu Sharo, böyle bir isyanın olacağını ve yüksek sesle duyacağını hiç düşünmemişti. Şimdi kendisi rejimi devirmek için, “Diktatöre Ölüm!” sloganları atıyor. Sharo, silahlı ve kanlı geçen protestolara rağmen rejime yönelik öfkenin artmaya devam ettiğini de söyledi.
Protestoların sıcak noktalarından biri olan ve Kürtlerin çoğunlukta olduğu Sine şehri için, "Buradaki durum gergin ve değişken" deniyor.
Sharo Telegram aracılığıyla Associated Press'e konuşarak, “Protestoların, saatli bomba gibi bir şey olmasını bekliyoruz” dedi.
Sine’deki rejim karşıtı protestolar, mikro-kozmos görevi görüyor. İki protestocunun vurularak öldürüldüğünü ve çok sayıda kişinin de yaralanması üzerine cumartesi günü Sine’de tansiyon yeniden yükseldi.
“Jin, Jîyan, Azadî sloganları artık İran’ın her yerine yayıldı”
Üç hafta önce, 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin Tahran'da ahlak polisi tarafından öldürülmesi sonrası öfke, Kürdistan eyaletinin başkenti olan Sine’ye doğru hızla yayıldı.
Her yaştan insan oradaydı ve İran'daki şehirlerde giderek yayılacak sloganların temeli orada atıldı: “Jin, Jîyan,Azadî.”
Saqqez'den 38 yaşındaki Afsanah, Amini ailesinin protesto kitlesi oluşmadan önce Mahsa'yı çabucak gömmesi için hükümetin baskısı altında olduğunu söyledi.
Bir diğer vatandaş Rozan ise, Amini'yi şahsen tanımıyordu. Ancak genç kadının Tahran'da ahlak polisi nezaretinde öldürüldüğünü ve o gün sokağa çıkmak zorunda hissettiğini aktararak şunları dile getirdi:
"Aynı şey bana da oldu. 2013 yılında Amini gibi, ahlak polisi tarafından yakalandım. Amini'nin daha sonra öldüğü aynı yere götürüldüm. Parmak izim alındı ve bir suçluluk beyanı imzalatıldı. Amini’nin yerinde ben de olabilirdim.”
‘Gerçek silahlar ile bastırılmak isteniyor’
Cenazenin gömülmesinden sonraki ilk üç günde Sine’deki göz altı girişimleri artarak göstericilere göz dağı verilmek istendi.
Bir avukat olan Dunya, protestoların düzenlenmesine yardım kadın hakları aktivisti grubundan biri olduğunu söyleyerek, “Grubumuzdaki kadınların neredeyse tamamı şu anda hapiste” dedi.
İnternet kesintileri, protestocuların şehirlerde ve dış dünyayla birbirleriyle iletişim kurmasını zorlaştırdı. Yoğun güvenlik önlemi de toplu toplantıları engelledi.
Görüşülen tüm aktivistler, gerçek mermilere ya tanık olduklarını ya da duyduklarını söyledi. Fransa merkezli Kürdistan İnsan Hakları ağına göre, cumartesi günü Sine’deki iki protestocu gerçek silahla öldürüldü. Aktivistler, rejim muhbirlerinin kalabalığa karışmaya çalıştıklarından şüpheleniyorlar. Ancak direnişlerine devam ediyorlar.
Sharo, “Sizi yemin ederim ki protestolar bitmedi. İnsanlar öfkeli, polise daha önce hiç görmediğim şekillerde karşılık veriyorlar” diyor.
“Birlikte durmazsak bizi tek tek öldürürler”
Öfke derinlere iniyor. Kürt direnişinin tarihi, artan yoksulluk ve uzun bir kadın hakları aktivizmi tarihi… Sine’deki bu üç faktörün birleşmesi, şehri protesto eylemi için uygun bir zemin haline getirdi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacısı Tara Sepehri Fars, protestoların Kürtlerin çoğunlukta olduğu bir bölgede kıvılcım çıkarmasına rağmen etnik veya bölgesel çizgilerle tanımlanmadığını ve her yere yayıldığını ifade ederek, “Bu anlamda çok benzersiz oldu” dedi.
Üniversitelerin ve okulların açılmasıyla öğrenciler küçük mitingler düzenlemeye başladı ve protestolara katıldılar.
Sokakta başörtülerini çıkaran kız öğrencilerin "Birlikte durmazsak bizi tek tek öldürürler" sloganları attığı sosyal medyada görüldü.
The Times Of Israel | Samya Kullab – Salar Salim
Çeviri-Düzenleme | PeyamaKurd
Bu kategoride yazarlar tarafından ifade edilen görüşler, kendilerine aittir ve PeyamaKurd’un bakış açısını yansıtmayabilir.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yazın