Oyuncu Taylan'dan Kürt meselesi çıkışı: Çözmek zorundayız
Oyuncu ve yönetmen Ahmet Mümtaz Taylan, Kürt sorunu ve çözüm sürecine ilişkin, "Bu süreç demokratikleşmenin başlangıcı olabilir. Sürece herkes katkı sunmalı. Bizim böyle bir sorunumuz var ve hep birlikte bunu çözme iradesi göstermek zorundayız" dedi.
RûpelNews - İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı Kürt siyasetinin ise "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" oalrak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, yaklaşık bir yıllık komisyon mesaisinin ardından 10 Ağustos'ta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Yasanın kabulünün ardından oyuncu ve yönetmen Ahmet Mümtaz Taylan da sürece ve yasaya ilişkin ANF'ye değerlendirmelerde bulundu.
"Başka seçenek gibi görünen şeylerin seçeneksizlik olduğunu defaatle gördük" diyen Taylan, "Çatışma ikliminden hayırlı bir sonuç çıkmıyor. Ne burada ne dünyanın başka bir yerinde çıkmıyor" dedi.
"Süreç geri dönülemez bir durumda"
Sürecin önemli aşamasının bundan sonra başlayacağını vurgulayan Ahmet Mümtaz Taylan, “En önemlisi de bundan sonra geri dönülmez bir tartışma süreci başlayacak. Bu, bir kere olumlu yanlarından biri” diye ekleyerek şöyle devam etti:
“Önce şunu söyleyelim: Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bu çerçeve yasayla ülkenin çok önemli bir sorunu çözüm yoluna geri dönülemez bir biçimde girmiştir. Bundan sonra inkar edilebilir bir şey değil. Şu söylenecek: 2026 Ağustos'unda bu kararlar alındı, bunlar ilan edildi. Bundan sonra ‘Bu sorun vardır, yoktur, Kürt var mıdır, Kürt yoktur, Kürt sorunu mu, Kürt sorunu nedir, Türk sorunu mudur’ gibi tartışmalar geride kaldı. Bizim böyle bir sorunumuz var ve hep birlikte bunu çözme iradesi göstermek zorundayız."
"Geniş toplum kesimleri tarafından kabul görmesi lazım"
Mevcut sürecin geçmiş süreçlere benzemediğini söyleyen Taylan, toplumun sürece dahil edilmesi gerektiğini şöyle aktardı:
"Kalıcı olması, sürdürülebilmesi için geniş toplum kesimleri tarafından kabul görmesi lazım. Önce bilgilendirilmesi, sonra kabul görmesi gerekir. Paylaşmakla başlarsınız yani. En açık bir biçimde paylaşarak başlarsınız."
"Kiminle çatışıyorsan onunla oturur, konuşursun"
Sorunun muhataplarıyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Taylan, şunları söyledi:
"Ben, Abdullah Öcalan Türkiye’ye iade edildiği gün Almanya’da tiyatrodaydım. O gün de biliyordum ki Abdullah Öcalan bir gün bu sorunun çözümünde söz sahibi olacak. O zaman bile görüyordum. Otuz yaşında bile değildim. Kaç sene bekledik? 27 sene sonra böyle oldu. Analitik bir yaklaşımla, sebep-sonuç ile baktığın zaman bu işin böyle gelişeceği belliydi. Bu kadar uzun sürmesini istemezdik. Çünkü ülke çok zarar gördü. Kürdü, Türkü çok büyük zarar gördü hep beraber. Gerçekten Abdullah Öcalan’ın tarihten isminin silineceğini, PKK’nin de unutulacağını kimse düşünüyor muydu bilmiyorum ama bu çok gerçekçi bir bakış açısı değil. İki taraf var ve bu taraflar, işte eninde sonunda belli bir noktaya doğru gelmiş oldular. Onlarla masaya oturulur mu, oturulmaz mı gibi şeylerin de objektif bir anlamı olmadığı anlaşıldı. Kimle çatışıyorsan onunla oturur, konuşursun; başka kiminle konuşacaksın? Biz kendi içimizde kendimiz çözüyoruz; Kürtler ve Türkler. Bu da iyi bir şey."
"Çerçeve yasa bir başlangıç"
"Çerçeve yasa, başka demokratikleşme süreçlerinin önünü açmasının da bir anahtarı olmalı" diyen Taylan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu bir anahtar, bu bir başlangıç. Zaten öyle anlaşılması lazım. Bir şeyin sonu değil; bu sadece açılışı, başlangıcı ve bundan sonra resmi olarak bunları hep tartışabileceğiz. Yani bir kısmımızın tartıştığı bir şey olmaktan çıkıp topyekün tartışabildiğimiz, konuşabildiğimiz bir şeye dönüşeceği için öncelikle hayırlı zaten. Bu işin bir resmiyete dökülmesi, bu tartışmanın kurumsallaşması anlamına geldiği için önemli.Türkiye’ye sadece Kürt-Türk probleminin çözülmesi gibi bir yansıması yok bunun. Konu başlığı o değil. Türkiye’nin demokratikleşmesi için özellikle hayırlı ve amaca hizmet eden bir iş. Hayırlara da vesile olmasını istiyor ve o yüzden de önemsiyorum."
