KCK'den rapor tepkisi: Kürt sorununun adı konulmuyor
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, TBMM’de "süreç" komisyonu tarafından hazırlanan raporun "çok temel yanlış ve eksiklikler" içerdiğini belirtti.
RûpelNews - TBMM’de kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu", aylardır sürdürdüğü çalışmanın sonunda ortak sonuç raporunu 19 Şubat'ta onayladı.
Raporun onaylanmasının ardından KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı'ndan rapora ve sürece dair açıklama geldi.
Komisyon raporunun "çok temel yanlış ve eksiklikler" içerdiği belirtilen açıklamada, "Raporda Kürt sorununun adı konulmuyor. Bir sorunun adı konulmadan çözülmesi mümkün değildir" denildi.
Raporda, Kürt varlığı ve sorunundan söz edilmediği, her şeyin "terörizm parantezine sıkıştırılarak" eski anlayış ve politikanın devam ettirilmekte olduğu öne sürüldü. "Hareketimizin terörizmle damgalanmasını kabul etmiyoruz" denilerek kayıpları tek taraflı yansıtmanın doğru olmadığı savunuldu.
"27 Şubat çağrısı üzerinden bir yıl geçmesine rağmen fazla ilerleme olmadıysa, bunun nedeni Apo’nun özgür çalışır koşullara sahip olmamasıdır" denilen açıklamada, Öcalan'ın özgürlüğü için çağrıda bulunuldu.
Raporda "Kürt sorunu" ifadesi yerine ısrarla "terör sorunu" ifadesinin kullanıldığına dikkat çekilen açıklamada, "Terör sorununun kalıcı çözümünün demokratikleşme ile olacağı da belirtilmektedir. Aslında raporda çatışmaların Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklandığı kabul edilmektedir" denildi.
Açıklamanın devamında, "Raporda defalarca demokratikleşmeden söz ediliyor. Böylece sorunun kaynağı, Kürtlerin varlığının ve temel haklarının kabulünü sağlayacak olan demokratikleşmenin olmaması olarak kabul ediliyor. Kürt varlığı ve sorunu ortaya konulmadan nasıl demokratikleşme olacak? Kürtsüz demokratikleşme mi olacak? Raporun mantığı bunu ifade ediyor" denildi.
'Silahları bırakın eve dönün, demek onur kırıcı bir yaklaşım'
Açıklamada, "Bundan sonraki siyasi hayatımızın ve mücadele stratejimizin, demokratik siyaset temelinde olacağını söylüyoruz. Önder Apo da siyasi hayatını demokratik siyaset yürüterek sürdürmek istediğini vurgulamıştır" denildi ve Türkiye tartışılmayan, komisyon raporunda yer verilmeyen konulardan birisinin de bu olduğu belirtildi.
"Bizler herhangi bireyler değiliz. Silah kuşanmış gerillalar da eve dönmeyi düşünen bireyler değildir. Silahları bırakın eve dönün, demek onur kırıcı bir yaklaşımdır" denilerek "Silahlar bırakılacak ama ondan sonra ne olacaktır?" sorusu yöneltildi.
