İran’dan ABD’ye uyarı: Cevabımız çok daha şiddetli olacak
İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemu’l-Enbiya Karargahı Sözcüsü İbrahim Zulfikari, ABD’nin İran gemilerine yönelik müdahalelerini ve deniz ablukasını sürdürmesi halinde bölgedeki ABD askeri unsurlarına yönelik saldırıların daha şiddetli olacağı uyarısında bulundu.
RûpelNews - Zulfikari, 5 Eylül’de yaptığı açıklamada, ABD’nin İran gemilerine yönelik “taciz ve deniz ablukasına” devam etmesi halinde İran’ın karşılık vereceğini belirtti.
“Saldırılar daha şiddetli olacak”
Zulfikari, ABD ordusunun faaliyetlerini sürdürmesi durumunda bölgedeki ABD savaş gemilerinin hedef alınacağını ifade ederek, “Bölgedeki ABD askeri gemilerine yönelik saldırıların eskisinden daha şiddetli olacağı konusunda uyarıyoruz” dedi.
İranlı sözcü, olası karşılıkların tek bir alanla sınırlı kalmayacağını ve operasyonların bölgeye yayılabileceğini de söyledi.
CENTCOM: İki ABD savaş gemisi hedef alındı
İran’ın açıklaması, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) İran Devrim Muhafızları’nın iki ABD savaş gemisine balistik füzelerle saldırı düzenlediğini açıklamasının ardından geldi.
CENTCOM, bölge sularında devriye görevi yapan bir uçak gemisi ile güdümlü füze destroyerinin hedef alındığını, ABD gemilerinin saldırıya karşı kendilerini savunduğunu ve olayda ABD askerleri arasında can kaybı yaşanmadığını bildirdi.
ABD’den İran petrol tankerlerine saldırı
CENTCOM ayrıca saldırının ardından Devrim Muhafızları’na ait üç petrol tankerinin hedef alındığını açıkladı.
ABD ordusu, M/T Downy tankerinin Hark Adası açıklarında, M/T Stark 1 tankerinin ise Cask yakınlarında hizmet dışı bırakıldığını bildirdi. Umman Denizi’nde bulunan ve mürettebatına gemiyi terk etme uyarısı yapılan M/T Kylo adlı boş tankerin de bombalanarak imha edildiği belirtildi.
CENTCOM, söz konusu tankerlerin İran Devrim Muhafızları ve bölgedeki İran yanlısı silahlı gruplara gelir sağladığını öne sürdüğü milyarlarca dolarlık bir finans ağıyla bağlantılı olduğunu savundu.
İran’ın son açıklaması, Tahran ile Washington arasındaki gerilimin deniz sahasında ve özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde karşılıklı saldırı ve tehditlerle tırmandığı bir dönemde geldi.
