İnsanlar, birilerini zenginleştirdiklerinin farkına bile varmadan; Arapça bir yazı, Türk bayrağı veya koç görseli içeren mesajları anlamını sorgulamadan paylaşıyor. Biz ise İslam'ın iki büyük bayramından biri olan bu mübarek Kurban Bayramı'nı, tüm bu yüzeyselliğin içinde buruk bir ruh haliyle yaşıyoruz."
Kimimiz mücbir sebeplerle yerimizden yurdumuzdan edinmişiz, kimimizin başına eğlence olsun diye birileri tarafından bombalar yağdırılıyor. Kimisi düşkünler yurdunun pencere kenarında oturup, isminin sol tarafına kısaltmalar koymuş sözde akademik aydın, özde vicdansız evlatlarının yollarına gözlerini dikmiş bekliyorlar. Kalbimde ahh sesi işitirken lisanim irademin dışında birden 'Hey gidi dünya hey!' dedi.
Birden irkildim ve zihnim bir tarafta telefonuma gelen mesajların tin tin seslerine diğer taraftan hafızamın tozlu sayfalarindaki o heyecanlı bayram günlerine çevrildi.
Mazi ve halihaziri mukayese etme arzusuyla o tozlu sayfalari birer birer çevirirken gözlerimle beraber kalbim ve ruhum da ağladı. İlk evvel çocukluğum döneminde arefe günlerinde her evin olmazsa olmazi rengarenk naylon kayıtlara sarılı bayram şekeri alınırdı. Bizlere alınan bir çift cizlavit ayakkabıyı yastığımızın altına koyar, sabahın seherinde annemizin yapmaya gayret ettiği bir çeşit yemegin tandır kokusu dumanıyla uyanırdık. Köy camisinde eda edilen bayram namazından sonra üçer, beşer ayrilan büyüklerimiz bir kısmı kurbanlarının başında tekbir sesleri ile kollarını sıvazlarken bir kısmı ev ev dolaşır bayramın heyecan ve sevgisini aile büyüklerini, yaşlı ve hastaların yanısıra kabristanı ziyaret ile taçlandırırlardı. Kurdaleli çikolatalar, markalı kolanyalar tepsi baklavalar ve en önemlisi riya yoktu; ancak inanç vardı, samimiyet vardı, şefkat vardı, hürmet vardı, ihlas vardi… Hey gidi dünya hey…
En inatçı küskünler barıştırılır, fakirlere kurban eti ulaştırılır, hacıların dönüşü dört gözln beklenirdi.
Zaman değişti diyenlere inat, köklü gelenekler muhafaza edilir mukaddes değerlerin kıymeti yüceltilirdi.
Oysa zaman değişti diyenlerden sorarim: gün 24 saatti de 23 mü yada 25 mi oldu? Yoksa bir hafta 8 gün mü oldu yok yok ay mi 15 ay’a mı çıktı? Ha hayır hayır …
Zayıflayan imanımız oldu.
Erozyona uğrayan mukadesatlarimiz oldu.
Törpülenen vicdanlarımız oldu.
Değişen bineklerimiz, hanelerimiz, cepteki meblağ ve dünyevi makam ile rütbelerimiz oldu.
Oğlum okusun adam olsun dendi, adam olma yerine vicdansız oldu.
Oğlum okusun hayatını kurtarsın dendi, hayatını kurtarma yerine zengin oldu ancak şefkatsiz infaksız bir Karun oldu.
Makam sahibi oldu ancak insafsız adaletsiz zalim Firavun oldu…
Hey gidi dünya hey sorarim senden biz mi kendimizi değiştirdik yoksa zaman mı değişti ?
Bu yazıdaki görüşler tamamen yazarın şahsına münhasırdır; RûpelNews'in yayın politikasıyla bağdaşabilir veya farklılık gösterebilir. Kurumumuz içerikten sorumluluk kabul etmez.
