'Fıkra' kılıfına saklı ırkçılık: Mesele masum bir fıkra değil

10 Haziran 2026 14:18

Rahmi Koç ve ona destek veren çevre Kürt kadınını hedef alan sözleri ‘fıkra’ olarak aktarsada ancak bunun ‘fıkra’ kılıfına iliştirilmiş bir üstten bakışı ve dayandığı hafızanın sorgulanması gerçeği yeniden sorgulanır oldu.

'Fıkra' kılıfına saklı ırkçılık: Mesele masum bir fıkra değil

RûpelNews - Akademisyen İbrahim Seydo Aydoğan’a göre, “Mesele fıkra ya da mizah da değil burada. Asıl mesele fıkranın içinde saklı bulunan tavrın, hafızanın ne olduğu ve bunun mümkün olmasını sağlayan zihinsel çerçevededir. Yani aslında Kürt kadını ile dalga geçmenin, onu şakaya almanın ayıp sanacak bir tarafı olmadığını düşünen zihniyet ve bunun dayandığı tarihsel hafızanın yeniden üretimidir asıl odaklanılması gereken nokta.”

Rahmi Koç’un İzmir’de gerçekleştirilen bir hastane açılışında yaptığı konuşma sırasında Kürt kadınlarını hedef alan ifadeleri ve ardından gelen tepkiler sosyal medyada günlerdir gündemde.

Gelen tepkilerin ardından özür dileyen Rahmi Koç hakkında “Halkın bir kesimini alenen aşağılamak” suçundan soruşturma başlatıldı.

Farklı şehirlerde Koç Grubu’na ait iş yerlerine silahlı saldırılar düzenlendi. Çok sayıda kişi gözatına alındı.

Kürt kadınını hedef alan ırkçı ve cinsiyetçi söylemlerin çıkış noktası ve bir kesimin kimliği üzerinden basitçe alaya konu edilmesine ‘kahkaha’ ile destek veren zihniyetin dayandığı mekanizmaya ilişkin Fransa Sorbon Üniversitesi’nde akademisyenlik yapan Doç. Dr. İbrahim Seydo Aydoğan, RûpelNews’ten Ercan Dağ’a değerlendirmelerde bulundu.

Fıkra kılıfına örtülen ırkçılık!

Meselenin basit bir fıkra sanılacak kadar masum olmadığını dile getiren akademisyen Aydoğan’a göre, “Öncelikle sarışın kadına uyarlanan ve Kürt kadının böyle bir fıkraya malzeme olması kesinlikle masum değildir. Alt okuması şu: ‘Ben iktidar sınıfındanım çok rahatım etrafta da bana ses çıkaracak kimse yok. Zaten elit tabakadanım yanımda hükümetin temsilcileri var onlar da gülerler bu fıkraya. Güçlü olanın esprisi komik olmasa bile insanlar güler; çünkü çoğu zaman kahkaha mizahın değil, iktidarın etrafında şekillenir.' Mesele üst sınıftan olan kişilerin aslında orada hiç temsilcisi olmayan Kürt toplumundan bir bireyin ve bizim toplumumuz için çok önemli bir sembol olan kadınla ilgili böyle bir uyarlama yapması orada bir densizlik ve kültürel sakarlık.”

"Fıkradaki saklı tavır Kürt kadınına bakışın temsili"

Aydoğan, Kürt kadınını hedef alan sözlerin hangi toplumsal tahayyüle dayandığına dikkat çekerek, “Asıl tartışılması gereken o fıkranın içinde saklı bulunan tavrın, hafızanın ve iktidar ilişkisinin ne olduğudur. O ayıp davranışın dışa vurduğu zihniyetin sorgulanması gerekir. Bu demektir ki aslında Rahmi Koç bilmeden çok önemli bir noktaya dikkat çekti. Türkiye'de Kürtler hala aşağılanacak kadar, hala dalga geçirecek kadar ve aslında kendi klişeleriyle alakası olmayan başka bir duruma uyarlanabilecek kadar küçük görülüyor. Tartışılması gereken de tam olarak budur, yani fıkranın kendisi değil, o fıkranın içinde saklı olan tavır, hafıza ve iktidar ilişkileridir. En basitinden 'fıkra' diye aktarılan o uyarlamadaki tavır şu; burada aslında Kürt kadının yeri yoktu. Bu demektir ki bilinçli bir şekilde Kürtle alay etmenin Kürtle dalga geçmenin bahanesi bulunmuş. O fıkra masum bir fıkra değildir."

"Asıl tehlikeli olan olmayan bir klişenin yayılması"

Kürt kadınına atfedilen 'Türkçe bilmez, cahil, köylü' ifadelerin risklerine dikkat çeken Aydoğdu aslı astarı olmayan klişelerin yeniden üretildiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Ama Kürt kadın aynı zamanda direnişçidir de. Kürt kadını savaşçıdır da. Demek ki Kürt kadını hakkında bildiğimiz klişeler dışında farklı bir duruma uyarlanarak yeni bir klişe üretilmeye çalışılıyor. Rahmi Koç konforlu alanından rahatlıkla kendince sözde bir espri yapmıştır. Ancak o sakarlığın sonucunda yeniden yaratılan bir klişe vardır. Ve bizim tehlikeli bulduğumuz boyut bu gerçekle uyuşmayan klişenin yayılmasıdır."

"Kürtler alt okumaları bilir, bu kadar basit düşmezler"

Koç Grubu iş yerlerine yönelik saldırıların tasvip edilecek bir yanı olmadığını belirten Aydoğdu Kürtlerin kolay kolay provakasyona gelmeyeceğini anımsatarak şunları söyledi: "Kürtleri bu kadar da basit düşürmezler. Kürtler politik bir toplumdur. Kürtler eskisine nazaran, 60-70'li yıllara nazaran çok daha uyanık bir toplumdur. Artık alt okumaları bilirler, kimin nereden konuştuğunu iyi bilirler."