TR KU AR
FB X IG
Ortadoğu

Yemen'de dengeler bir gecede mi değişti?

Haber Merkezi
Editor
📅 11 Eylül 2026 22:00
Bölgesel aktörlerin bilek güreşine sahne olan Yemen'de son günlerde gerginlik yeniden tırmanışa geçti. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Serbest Ferhan Sindi'ye göre, son günlerde yaşanan hareketliliği anlamak için 2015’ten bu yana oluşan tabloya bakmak gerekir.

RûpelNews - Yemen'de gerilim yeniden yükselirken bölgesel ve küresel aktörlerin pozisyonu ve bunun yarattığı denklemin nasıl şekillendiğini de sorgular hale getirdi.

Konu ile ilgili RûpelNews'e değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Serbest Ferhan Sindi'ye göre, Suudi Arabistan açısından Yemen’de son günlerde yaşanan gelişmeleri yalnızca birkaç günlük bir askerî hareketlilik olarak görmek doğru olmaz. Bunun gerçek boyutunu anlayabilmek için 2015’ten bu yana oluşan tabloya bakmak gerekir.

Sindi "2015’te başlayan Suudi Arabistan öncülüğündeki müdahalenin temel amacı, Ensarullah’ın (Husiler) ilerleyişini durdurmak ve Yemen’deki güç dengesini yeniden şekillendirmek. Oysa Ensarullah o tarihe kadar Yemen’in tamamına hâkim bir güç değildi" görüşünde.

Hareketin esas olarak Saada ve kuzey bölgelerinde etkili olduğuna dikkat çeken Sindi, "Ali Abdullah Salih döneminde Yemen ordusuyla defalarca savaşmıştı. Aynı dönemde Yemen yönetimi, El Kaide başta olmak üzere silahlı örgütlerle de mücadele ediyor ve bu mücadelede ABD ile güvenlik işbirliği yürütüyordu" değerlendirmesinde bulundu.

"Arap Baharı ile dengeler değişti"

"Arap Baharı sonrasında Yemen’de mevcut siyasi düzenin çözülmesiyle dengeler hızla değişti" diyen Sindi, "Ensarullah kısa süre içinde Saada’dan güneye doğru ilerledi, 2014’te Sana’yı ele geçirdi ve ardından Aden yönüne ilerledi. Bu gelişme Suudi Arabistan’ın doğrudan müdahalesine yol açtı. Suudi Arabistan ve müttefikleri daha sonra Aden’i geri aldı, güneyde ve batı sahilinde önemli alanlarda kontrol sağladı" dedi.

"Mesele birkaç mevzinin el değiştirmesi değil"

On yılı aşkın süren savaşa, büyük askerî ve ekonomik kaynaklara rağmen Sana’nın ele geçirilmesi ve Ensarullah’ın etkisiz hale getirilmesinin mümkün olmadığını belirten Sindi şöyle konuştu:

"Batı sahili, özellikle Hudeyde’nin güneyinden Muha, Zübab ve Bab el-Mendeb hattına kadar uzanan bölge, bu süreçte Suudi Arabistan ve müttefiklerinin en önemli stratejik kazanımlarından biri oldu. Bugün bu hattaki dengelerin kısa sürede değişmesi, Riyad açısından ciddi bir stratejik kayıp anlamına gelebilir. Çünkü mesele yalnızca birkaç kentin veya askerî mevzinin el değiştirmesi değildir. Kızıldeniz, Bab el-Mendeb ve Aden Körfezi hattının kontrolü; deniz ticareti, enerji taşımacılığı ve Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı açısından doğrudan stratejik önem taşımaktadır."

Son gelişmeleri “Suudi Arabistan on yılda kazandıklarını birkaç günde kaybetti” şeklinde kesin bir hükümle okumanın eksik olduğunu savunan Sindi yeni güç dengesinin etkisine dikkat çekerek şu değerlendirmelerd bulundu:

"2015’ten bu yana oluşturulan askerî ve stratejik dengeler ciddi biçimde sarsılmıştır.
Yemen’de artık mesele yalnızca kimin daha fazla toprak kontrol ettiği değildir. Asıl mesele, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb çevresinde oluşan yeni güç dengesinin bölgesel ticaret, enerji güvenliği ve Suudi Arabistan’ın güvenliği açısından nasıl sonuçlanacağıdır"

Paylas: