TR KU AR
FB X IG
Yaşam

Yazar İlhami Işık'tan teşekkür paylaşımı: İyi ki varsınız

📅 30 Temmuz 2026 20:52
Yazar İlhami Işık, geçtiğimiz günlerde 27 yaşındaki oğlunun tefecilerin eline düştüğünü, yaklaşık 7 milyon lira borçlandırıldığını ve kayıp olduğunu açıklamasının ardından kendisine destek verenlere teşekkür etti.

RûpelNews - Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, 27 yaşındaki evli ve bir çocuk babası oğlunun tefecilerin eline düştüğünü ve kendisinden haber alınamadığını duyurarak kamuoyundan destek isteyen yazar İlhami Işık, bu kez kendisine ulaşan dayanışma mesajları için bir teşekkür paylaşımı yaptı.

Sosyal medya hesabından yayımladığı uzun mesajda yaşadığı zorlu süreci anlatan Işık, binlerce kişinin desteği sayesinde yaşadıkları sıkıntının büyük bölümünü aştıklarını belirterek, "İyi ki varsınız. İyi ki bu ülkenin vicdanı hâlâ yaşıyor." ifadelerini kullandı.

Işık, mesajda yaşadığı süreci "ömrümün en ağır sınavı" olarak nitelendirirken, gelen dayanışmanın yaşadıkları sıkıntının büyük bölümünü aşmalarını sağladığını belirtti.

Yazar Işık'ın paylaşımı şöyle;

 

Bir Teşekkür, Bir Ders…

Hayat her birimizi farklı zamanlarda, farklı sınavlardan geçirir. Kimi zaman evladımızla, kimi zaman ailemizle, kimi zaman dostlarımızla, kimi zaman da hiç beklemediğimiz acılarla…

Ben de ömrümün belki de en ağır imtihanlarından birini yaşadım.

Hayatım boyunca kimseyi incitmeden yaşamaya çalıştım. İyi bir insan olarak anılmayı; şerefli, onurlu, vicdan sahibi ve ülkesine, insanlığa faydalı bir ömür sürmeyi kendime ilke edindim. Gücüm yettiğince ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya, iyiliği çoğaltmaya, bana uzanan güveni başkalarının umuduna dönüştürmeye gayret ettim.

Fakat insan ne kadar güçlü görünürse görünsün, evladının acısı karşısında dizlerinin bağı çözülüyor.

Evladımın tefeci ve fırsatçıların eline düşmesi, hayatımın en ağır sınavıydı. Bir an geldi ki, içinden çıkamayacağımı düşündüm. Bu yüzden bir veda mesajı bile yazdım. Çünkü insan bazen karanlığın içinde hiçbir çıkış göremiyor.

Ama hayat bana bir gerçeği daha öğretti:

Vicdan diye bir mucize var.

Ve umut, insanın vazgeçmediği son kapıdır.

Bu süreçte anladım ki ben aslında sandığımdan çok daha zengin bir insanmışım.

Asıl zenginlik, insanların kalbinde bıraktığınız izmiş. Güvenmiş. İtibarmış. Vicdanmış. İnsan kalabilmekmiş.

Tanıdığım ya da hayatımda hiç karşılaşmadığım yüzlerce, hatta binlerce insan; bir telefonla, bir mesajla, bir duayla, bir omuz vererek yanımda oldu. Kimisi elini uzattı, kimisi yüreğini…

Ve hep birlikte, tek başıma aşamayacağımı düşündüğüm o karanlığı aydınlığa çevirdik.

Şunu büyük bir gönül huzuruyla söyleyebilirim ki; bugüne kadar gelen bu büyük dayanışma sayesinde yaşadığımız sıkıntının çok büyük bir bölümü aşılmış durumda. Geriye çok küçük bir kısmı kaldı. Ben inanıyorum ki onu da birkaç değerli dostumun daha desteğiyle hep birlikte geride bırakacağız.

Bana bu süreçte bir kez daha gösterdiniz ki iyilik hiçbir zaman kaybolmuyor.

İnsan bazen fark etmiyor ama yıllar boyunca ektiği her küçük iyilik tohumu, gün geliyor en zor zamanında koca bir çınara dönüşüyor ve o çınarın gölgesinde yeniden nefes alıyorsunuz.

Bu yüzden bugün inancım çok daha güçlü:

Hiçbir kötülük cezasız kalmaz. Hiçbir iyilik de karşılıksız kalmaz.

Yaşadığımız bu ağır tecrübeden çıkarılacak çok önemli dersler var. İnsan dayanışmasının, vicdanın ve iyiliğin; paradan, makamdan ve güçten çok daha büyük bir servet olduğunu hep birlikte bir kez daha gördük.

Bu teşekkür mektubunu yazarken, zor günlerde bana büyük destek veren bazı dostlarımın isimlerini tek tek yazmayı çok istedim. Fakat hiçbiri buna izin vermedi.

Çünkü onların yaptığı iyilik; görülmek, alkışlanmak ya da karşılık beklemek için değildi. Tam aksine, yalnızca vicdanlarının sesiyle, hiçbir hesap yapmadan uzattıkları bir eldi.

İşte gerçek iyilik tam da budur.

Sessizce yapılan, karşılık beklemeyen, reklamı olmayan iyilik…

O güzel insanlar isimlerini değil, insanlıklarını öne çıkarmayı tercih ettiler. Onlar zaten kendilerini biliyorlar. Bu zor günlerde yalnızca elimi değil, yüreğimi de tuttular.

Ben de bugün onları bütün kalbimle kucaklıyor, her birine sonsuz minnet ve şükranlarımı sunuyorum.

Ayrıca sosyal medya üzerinden tek bir mesajıyla, tek bir duasıyla, tek bir cümlesiyle bile bana güç veren; tanıdığım ya da hiç tanımadığım herkese de yürekten teşekkür ediyorum.

Çünkü bazen bir insanı hayata bağlayan şey, hiç tanımadığı bir insanın samimi duası olabiliyor.

Bu yaşadıklarım bana bir kez daha gösterdi ki insan bu dünyadan malıyla değil, insanların gönlünde bıraktığı izlerle zengin ayrılıyor.

Ben bugün kendimi hiç olmadığım kadar varlıklı hissediyorum.

Çünkü dost biriktirmişim…

Çünkü güven biriktirmişim…

Çünkü dua biriktirmişim…

Çünkü insan biriktirmişim…

Bunun için Rabbime sonsuz hamd ediyorum.

Ve her zaman söylediğim o sözü, bugün çok daha derinden hissederek tekrar ediyorum:

Kurban olduklarım…

İyi ki varsınız.

İyi ki bu ülkenin vicdanı hâlâ yaşıyor.

Allah, iyiliği çoğaltan, dara düşeni yalnız bırakmayan bütün güzel insanlardan razı olsun.

İlhamı Işık olsun…

Paylas: