Öcalan: Demokratik entegrasyon kimlikten vazgeçmek değildir
RûpelNews - Öcalan mesajında, Kürt kültürü ve kimliğinin yanı sıra demokratik toplum, demokratik siyaset ve halkların bir arada yaşaması konularında değerlendirmelerde bulundu.
Festival katılımcılarını selamlayan Öcalan, yeni bir dönemin eşiğinde olunduğunu belirterek geçmişte yaşanan çatışma ve acılardan ders çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Öcalan, farklı kimliklerin ve kültürlerin baskıyla ortadan kaldırılamayacağını savunarak, her halkın kendi kimliği ve kültürüyle özgürce var olabildiği demokratik bir düzen kurulması gerektiğini söyledi.
“Temel yaklaşım demokratik entegrasyondur”
Mesajında “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne de değinen Öcalan, bu sürecin yalnızca yeni bir siyasi tutumun açıklanmasından ibaret olmadığını, aynı zamanda yeni bir dönemin başlatılması yönünde ortaya konulan bir irade olduğunu belirtti.
Öcalan, “Bizim ulaştığımız temel yaklaşım demokratik entegrasyondur” ifadelerini kullanarak bunun toplumların kendi kimlik, kültür ve toplumsal varlıklarından vazgeçmesi anlamına gelmediğini kaydetti.
Sürgündekilerin dönüşüne vurgu
Öcalan, sürgüne gönderilen veya “yasadışı” ilan edilen kişilerin topraklarına dönmesi, demokratik siyaset yapabilmesi ve kendi geleceklerinin kurulmasına katılabilmesinin önümüzdeki temel görevlerden biri olduğunu belirtti.
Şiddet ve savaş yerine demokratik siyasetin esas alınması gerektiğini ifade eden Öcalan, bundan sonraki dönemde daha fazla siyasete, örgütlenmeye ve demokratik mücadeleye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Yerel halkların karar süreçlerine katılımı
Toplumun demokratik yaşamın etkin ve kurucu öznesi olması gerektiğini savunan Öcalan, yerel yönetimler, kültür ve eğitim alanları, kadın ve gençlik örgütlenmeleri ile kooperatiflerin demokratik yaşamın önemli parçaları olduğunu belirtti.
Doğal kaynakların kullanımında yerel halkların söz ve karar hakkına sahip olması gerektiğini ifade eden Öcalan, “Yerelin iradesi yalnızca görüşü alınan bir irade olmamalı; kararların alınmasında gerçek bir söz sahibi olmalıdır” dedi.
Öcalan, Urfa’yı bu duruma örnek göstererek, tarihi ve kültürel önemine rağmen kentte yoksulluk ve işsizliğin sürdüğünü belirtti.
Kadınların özgür iradesine vurgu
Mesajında kadınların kendi yaşamları üzerindeki karar hakkına da değinen Öcalan, kadınların özgür olmadığı bir toplumda demokratik toplumdan söz edilemeyeceğini savundu.
Öcalan, kadınların yaşamına ve özgür iradesine yönelik zorlayıcı müdahalelerin kabul edilemeyeceğini ifade etti.
“Daha zorlu bir mücadele var”
Avrupa’daki gençlere, Türkiye ve Ortadoğu’daki demokratik güçlere de seslenen Öcalan, önlerinde daha kolay değil, daha zorlu bir mücadele bulunduğunu söyledi.
Bu mücadelenin artık silahlardan ziyade siyaset, örgütlenme, kültür, ekonomi ve toplumsal dayanışma alanlarında yürütülmesi gerektiğini belirten Öcalan, “En güçlü savunma örgütlü toplumdur” ifadelerini kullandı.
“Güven olmadan demokratik dönüşüm kalıcı hale gelemez”
Öcalan, geliştirdikleri sürecin niteliği ve teorik boyutları konusunda eleştiri ve itirazların olabileceğini belirterek, bunların ortak mücadele yürütmenin önünde engel oluşturmaması gerektiğini söyledi.
Sürecin ilerleyebilmesi için öncelikle güvenin oluşturulması gerektiğini ifade eden Öcalan, siyasi ve hukuki düzenlemelerin geciktirilmemesi ve demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Öcalan mesajını, yeni dönemin görevinin geçmişi yeniden yaşamak değil, geçmişten ders çıkararak daha özgür, demokratik ve birlikte yaşamanın mümkün olduğu yeni bir hayat kurmak olduğunu belirterek tamamladı.