Kürtçe dergi Bîrnebûn’un 95. Sayısı: Newroz
RûpelNews - Kürtçe’de “unutulmayanlar/hatıra” anlamına gelen Bîrnebûn, 29 yıldır Orta Anadolu Kürtlerinin tarihsel ve kültürel belleğini kayıt altına alıyor. Yeni sayısıyla okurların karşısına çıkan dergi, bu kez Newroz temalı bir kapakla yayımlandı.
Dergi, ağır bir dönemin gölgesinde hazırlandı. 9 Mart’ta Güney Kürdistanlı şair Rafiq Sabir, 10 Mart’ta Rojavalı şair Ehmed Huseynî ve 11 Mart’ta Rojavalı siyasetçi Salih Müslim hayatını kaybetti. Editör Ali Çiftçi, giriş yazısında bu üç kaybı anarken, Ortadoğu’daki savaşın Kürdistan coğrafyasını her geçen gün daha fazla sarstığına dikkat çekiyor.
Bîrnebûn, 1997’de Almanya’da bir grup aydının girişimiyle yayın hayatına başladı. İkinci sayısından itibaren APEC Yayınevi’nin katkısıyla İsveç’te yoluna devam etti. Kuruluş amacını “Orta Anadolu Kürt toplumunun tarihini, sosyolojisini, folklorunu ve dilini kayda geçirmek” olarak tanımlayan dergi, bugüne kadar yüzlerce sözlü kaynağı yazıya dökerek önemli bir kültürel arşiv oluşturdu.
Herhangi bir siyasi oluşuma bağlı olmadan bağımsız bir kültür ve araştırma platformu olarak varlığını sürdüren Bîrnebûn, ilk yıllarında Türkçe ve Kürtçe birlikte yayımlanırken, zamanla Kürtçenin ağırlığını artırdı. 20. yılından itibaren tamamen Kürtçe yayımlanmaya başladı. Bu geçiş, hem genç Kürt yazarların dergiye katılımının artması hem de diasporada anadile yönelik ilginin yükselmesiyle yakından ilgili.
Bu sayıda
95. sayı, Ali Çiftçi’nin giriş yazısıyla açılıyor. Çiftçi, bu sayıda ayrıca Halepçe Katliamı, M. Emin Bozarslan, Şevki Özkan ve Ehmed Huseynî’ye dair anma yazıları ile Fevzi Genç’le yaptığı söyleşiyle birden fazla katkıda bulunuyor.
Derginin diğer yazarları arasında Prof. Dr. Hacı Akman Hacı Erdoğan, Bêrîvan Keskin, Muzaffer Özgür, Seyfi Doğan, Newal Îşcan, Melik Özkan, Mahmud Lewendî, Bilal Celepli, Adem Özgür, Esîn Akgûl, Xizan Şilan, Tahsin Demîrsoy, Edîp Bakî Canbeg, Mem Xelikan, Ronî Torinî ve Nuh Ateş yer alıyor.
Ayrıca M. Emîn Bozarslan’ın “Ez xortê kurd im” başlıklı şiiri, Celadet Alî Bedirxan’ın “Were Dotmam” metni ve Mueyed Teyib’in “Ji bo min ba” şiiri de bu sayıda okurla buluşuyor.
Orta Anadolu Kürtleri hakkında
Ankara, Konya, Kırşehir ve Aksaray başta olmak üzere Orta Anadolu’nun geniş bozkırlarında yaşayan Kürt topluluklarının tarihi yaklaşık beş yüzyıla dayanıyor. Bu yerleşim, bazı araştırmacılara göre Selçuklu dönemine, kimilerine göre ise Osmanlı’nın zorunlu iskân ve göç politikalarına uzanıyor. Göçebe aşiretlerin yerleşik hayata geçirilmesi, vergilendirilmesi ve asimilasyon süreçleri, Kürtlerin Anadolu içlerine yönelmesinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
Kadim topraklarından uzakta olmalarına rağmen Orta Anadolu Kürtleri, dilleri, ağıtları, düğün gelenekleri ve siyasal-kültürel faaliyetleriyle bağlarını canlı tutmayı başardı. Günümüzde yaklaşık bir milyona ulaşan bu topluluk, hem bölgesel kimliğini hem de Kürt ulusal belleğine aidiyetini koruyor. 1960’lardan itibaren Avrupa’ya gerçekleşen göç dalgasıyla birlikte Orta Anadolu Kürtleri, diaspora alanında da önemli kültürel ve entelektüel üretimler ortaya koydu. Bîrnebûn dergisi, bu üretimin en kalıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.