Kaya: Türkiye, bölgede Kürt sorununda barış adımı atmalı
RûpelNews - Ortadoğu’daki çatışmalar ve petrol krizinin Türkiye’ye etkilerini değerlendiren Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, İran savaşıyla yükselen petrol fiyatlarının ekonomi ve Kürt politikasında yeni riskler ve fırsatlar yarattığını söyledi.
DTSO Başkanı Mehmet Kaya RûpelNews Muhabiri Hasan Kösen’in soruları yanıtladı.
İran savaşı, Türkiye’nin içeride ve dışarıda doğru adımlar atmasını zorunlu kılıyor
H.Kösen: İran’daki savaş Türkiye’yi nasıl etkiler?
M.Kaya: Tabii Türkiye’yi iki anlamda etkileyecek diyebiliriz. Birincisi siyasi boyutu. Hemen komşu ülkemizde yaşanan bu savaş, Türkiye’nin hem kendi iç politikasında hem de dış politikasında bazı adımları doğru atmasını zorunlu kılıyor. Özellikle çatışmaların olduğu bölgede Kürtlerin varlığı ve bu savaşın içine çekilme ihtimali, Türkiye açısından kritik bir faktör. Türkiye en fazla Kürt nüfusuna sahip ülkelerden biri olduğu için, iç ve dış politikada doğru adımlar atılmazsa, büyük krizler doğurabilecek bir siyasi iklimle karşı karşıya kalabiliriz.
Türkiye, komşu ülkelerdeki Kürtler güvenlik sorunu olarak görüyor.
H.Kösen: Türkiye’nin Kürt politikası bu süreçte nasıl bir rol oynuyor?
M.Kaya: Türkiye bir çözüm süreci yürütüyor ama Ortadoğu’daki Kürt politikası ve kendi iç çözüm adımlarını ne hızlı ne de yeterli düzeyde atıyor. Hâlâ komşu ülkelerdeki Kürtler güvenlik sorunu olarak görülüyor. Cumhuriyet’in kuruluşundan beri kaynakların çoğu silahlanma ve güvenliğe ayrıldığı için istenilen büyüme sağlanamıyor. Bu yaklaşım, Kürt sorunundaki güvenlik anlayışından kaynaklanıyor ve hem iç hem dış politikada etkili oluyor. Şiddeti yöntem olarak kullanan örgüt silah bıraktı ve kendini feshettiğini açıladı. Bundan sonra Türkiye’nin Kürt politikasını yeniden şekillendirmelidir.
Barış sürecinde Kürdistan Bölgesi ile ticaret arttı.
H.Kösen: Geçmiş tecrübelerden çıkarılacak dersler nelerdir?
M.Kaya: 2013–2015 barış süreci önemli bir örnektir. O dönemde Kürdistan Bölgesi ile ticaret arttı ve Türkiye’nin ekonomik ve siyasi iç huzuru güçlendi. Ancak iç politikadan kaynaklanan öncelikler ve Cumhuriyet’in kuruluş felsefesindeki Kürt karşıtlığı süreci sağlıklı yönetmeyi engelledi. Bu sorun hâlâ devam ediyor. Sorun çözülmezse sadece ekonomik göstergeler değil, dış politikada gelişebilecek senaryolar da Türkiye’nin iç huzurunu bozabilir. İçeride sağlanan barış ortamının Rojava ve Orta Doğu’daki Kürt politikalarıyla desteklenmesi, ekonomik ve siyasi istikrar için kritik önemdedir.
Türkiye Kürt sorununda barış odaklı adımlar atmalıdır
H.Kösen: Türkiye önümüzdeki süreçte hangi adımları atmalı, neleri yapmalıdır?
M.Kaya: Öncelikle enerji ve petrol sektöründeki dışa bağımlılık azaltılmalı, fiyat ve vergisel düzenlemelerle enflasyon kontrol altına alınmalı. İkincisi, Kürt sorununda hem iç hem dış politikada barış odaklı adımlar atılmalı. 2013–2015’teki ekonomik ve siyasi faydaların tekrarlanabilmesi, Orta Doğu’daki karışıklıklardan etkilenmeden güçlenebilmek için bu kritik önemde.
Türkiye petrolde dışa bağımlı
H.Kösen: Ekonomik açıdan etkileri ne olacak?
M.Kaya: Türkiye petrol havzasına yakın bir coğrafyada olsa da üretimi yeterli değil ve ithalatın önemli kısmı petrol ürünlerinden oluşuyor. Yani dışa bağımlıyız. Petrol fiyatlarında artış veya tedarik sorunları, ekonomiyi doğrudan ve ciddi şekilde etkiler. Tüketim ve üretim karşılaştırıldığında Türkiye’nin petrol konusunda dışa bağımlılığı açık. Bu durum lojistikten imalat sanayine kadar zincirleme etki yaratıyor ve mevcut enflasyonun daha da yükselmesine sebep olabilir.
H.Kösen: Petrol krizinin sanayi ve büyüme üzerindeki etkisi nedir?
M.Kaya: Petrol fiyatlarının yükselmesi özellikle büyümeyle alakalı sektörleri doğrudan etkiler. İmalat sanayi ve tarım sanayi uzun süredir beklenen büyümeyi yakalayamıyor; tarım sanayinde son iki–üç çeyrektir küçülme yaşanıyor. Türkiye’de inşaat ve sanayi sektörleri toplam büyümeyi yukarı itiyor ancak bu iki sektör de krizden etkilenebilir. Bu, orta vadeli ekonomik sorunları ve büyüme-enflasyon sapmalarını beraberinde getirebilir.
Petrol sektöründe bazı düzenlemeler yapılmalı
H.Kösen: Türkiye’nin mevcut ekonomik durumu ve çözüm önerileriniz neler?
M.Kaya: Türkiye’de yüksek enflasyon ve faiz oranlarının önemli bir nedeni geçmişte uygulanan bazı ekonomik politikaların faturasıdır. Henüz bu kriz çözülmeden yeni bir enerji kriziyle karşı karşıya kalmak, çözümü daha da zorlaştırır. Öncelikle petrol sektöründe bazı düzenlemeler yapılmalı, içeride fiyat kontrolü sağlanmalı. Eşel Mobil sistemi uygulanıyor olsa da fiyatları sabit tutmak zor. Yeni bir para politikası ve özellikle imalat ile lojistik sektörlerindeki enerji maliyetlerini hafifletecek vergisel önlemler şart. Aksi halde hem sanayi hem toplum ciddi krizle karşılaşabilir.