TR KU AR
FB X IG
Röportaj

DEM Partili Zeydan: Türkiye’yi yönetmeye talibiz

Cesim İlhan
Editor
📅 15 Temmuz 2026 18:19
Abdullah Zeydan, DEM Parti'nin Türkiye'nin geleceğine dair güçlü bir siyasi alternatif sunduğunu ifade ederek, "Türkiye’yi yönetmeye talibiz" mesajı verdi.

RûpelNews - RûpelNews’e konuşan, görevden alınarak yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Abdullah Zeydan, çözüm süreci, kayyum uygulamaları, Kürt meselesinin geleceği ve DEM Parti'nin siyasi hedeflerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

DEM Parti’nin Türkiye’yi yönetme iddiasına sahip olduğunu vurgulayan Zeydan, demokratikleşme ve çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için somut yasal adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi. Zeydan ayrıca, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye kavuşmasının hem siyasi gerilimi azaltacağını hem de kayyum uygulamalarının gerekçelerini ortadan kaldıracağını dile getirdi.

Bugünkü parti programı konuşmanızda "Yönetmeye talibiz" dediniz. Burada sadece yerel yönetimleri mi kastettiniz, yoksa DEM Parti olarak Türkiye'yi yönetmeye de talip olduğunuzu mu söylüyorsunuz?

Tabii ki. Yani biz zaten onun için siyaset yapıyoruz. Yani üçüncü yol olarak, her iki ittifaka alternatif bir eşitlikçi, çoğulcu, kadın özgürlükçü, ekolojist, demokratik; tüm kimlikleri, inançları, emekçileri, kadınları, emeklileri kucaklayan, bunlara demokratik, özgür yaşam koşulları hazırlamak; bunların yaşam ve refah düzeyini ekolojik bir anlayışla yükseltmek... Elbette ki her siyasi parti yönetmeye talip olarak siyaset yapar. Biz de öyle.

Yani Türkiye’yi yönetmekten bahsediyorsunuz, değil mi?

Tabii ki. Tabii ki. Yani yerellerde bir deneyimimiz var. Genel olarak da Türkiye’yi yönetebilecek kabiliyette, yetkinlikte, dürüstlükte kadrolarımız var, parti programımız var. Bu konuda da iddialıyız.

Çözüm süreciyle birlikte kayyum uygulamasının sona ereceğine ilişkin size herhangi bir güvence verildi mi? Görevden alınan belediye başkanlarının yeniden görevlerine dönmesi konusunda devlet yetkilileriyle yapılmış bir görüşme ya da verilmiş bir söz var mı?

Yani biz bu süreci biliyorsunuz Kürt halk önderinin "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak tariflendirdiği şekilde değerlendiriyoruz. Demokratik toplumu inşa ederken, demokratik entegrasyon anlayışıyla demokratik ortak cumhuriyeti inşa etmek ve devleti hukuk devleti yapmak... Buradaki en önemli konu, Kürtlerin varlığının Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından kabul edilmesi ve anayasal güvenceye bağlanması. Elbette bu olursa artık kayyum gerekçeleri de bahaneleri de ortadan kalkar. Cezaevindeki arkadaşlarımız da tahliye olur. Ve Kürtlerin, eğitim başta olmak üzere, Kürtçenin tüm kamusal ve özel alanlarda kullanılmasının da önü açılmış olur.

Selahattin Demirtaş'ın DEM Parti kongresinde ya da bundan sonraki süreçte parti içinde daha görünür ve aktif bir siyasi rol üstlenmesini bekliyor musunuz?

Selahattin Demirtaş kongrede olsa da olmasa da resmî olarak bir görev alsa da almasa da Kürt siyaseti için zaten her zaman önemli bir aktördür. Çok değerli bir yoldaşımızdır. Bu süreci de genel merkezimizle, İmralı'yla, bizim parti kurumlarıyla birlikte, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin hedefine ulaşması, bu akan kanın durması, Türkiye'nin demokratikleşmesi, Kürt halkının varlığının kabul edilmesi konusunda da büyük bir mücadele ve ortaklaşma gösterdiğini görüyoruz.

PKK'nin silahlı mücadeleyi sonlandırma kararının ardından Kürt sorununun çözümünde nasıl bir süreç öngörüyorsunuz? Bundan sonraki mücadele hangi zeminde devam edecek? Yani PKK sonrası Kürt meselesi ne olacak?

Yani şöyle... PKK'nin ortaya çıkış nedeni Kürt varlığının inkâr edilmesiydi. Evet. Bu varlık kabul edilirse elbette zaten kendileri de kongre kararlarını aldılar. Silahlı mücadele boyutunu geride bıraktıklarını, fakat demokratik siyaset boyutuyla mücadelelerini legal alanda sürdüreceklerini söylediler. Demokratik siyaset alanında da Türkiye siyasetine, Kürdistan siyasetine katkılarını sürdüreceklerdir.

Sizce çözüm sürecinin ilerlediğini gösterecek ilk somut adım ne olmalı? Devletin ya da iktidarın hangi adımları atması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Tabii halk artık gerçekten somut adımlar bekliyor. Çünkü hem içeride hem uluslararası boyutta bu barıştan rahatsız olan, Türk ve Kürt halkının birlikte onurlu, özgür yaşamından rahatsız olan kesimler var. Bu kesimlerin bu süreci provoke etmesine fırsat vermeden hızlı yasal adımların atılması gerekiyor. Bu, tüm Türkiye halklarına birlikte kazandıracak adımlardır. Bir yasal çerçeveden bahsediliyor.

Meclis tatile girmeden önce bir yasal düzenleme ya da çerçeve yasanın çıkarılmasını bekliyor musunuz? Bu konuda beklentiniz nedir?

Evet. Meclis kapanmadan bir çerçeve yasanın çıkmasını bekliyoruz. Ama tabii her şey yasanın çıkması da değil. Şu anda anlayışın biraz değişmesi lazım. Şu anda mevcut yasalar var. Mesela Anayasa'nın 90'ıncı maddesi AİHM kararlarının uygulanmasını emrediyor ama uygulanmıyor. Dolayısıyla yasanın tek başına çıkması da önemli değil. Anlayışın, yani Kürt varlığının kabulü yönünde değişmesi lazım.

Dolayısıyla beklentimiz bir an önce hem bu anlayışın oluşması... Çünkü Türkiye halklarının talebi bu. İnsanlar savaştan, kandan bıktılar. Ekonomik yoksulluktan bıktılar. Herkes bir an önce barışa, demokratik ve özgür yaşama ulaşmak istiyor.

Paylas: