Almanya: Yapay zeka genç Müslümanları radikalleştiriyor
RûpelNews - Motra Monitor’un (Radikalleşme için İzleme Sistemi ve Transfer Platformu) Mart 2026 tarihli araştırması, radikalleşmenin “tehlikeli derecede yüksek seviyelerde” devam ettiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre 2025 yılında genç Alman Müslümanların yüzde 45,1’i “açık İslamcı eğilimler” taşıyor.
598 sayfalık dosyada yayımlanan çalışmalara göre Almanya’daki Müslümanların:
* Yüzde 44,3’ü güncel sorunları yalnızca İslam’ın çözebileceğine inanıyor.
* Yüzde 23,8’i İslami bir teokrasiyi en iyi yönetim biçimi olarak görüyor.
* Yüzde 25,1’i Kur’an kurallarının devlet yasalarının üzerinde olduğunu düşünüyor.
Sorunlara “İslami çözüm” perspektifi hakim
Araştırma ayrıca Almanya’daki Müslümanların yüzde 27,7’sinin Hristiyanlığın ahlakı garanti edemeyeceğinin “açıkça ortada” olduğunu savunduğunu, yüzde 44,8’inin ise Batı toplumlarının cinsel ahlakını “tamamen yozlaşmış” olarak gördüğünü ortaya koydu.
Çalışmada “İslamcılık”, İslam’ın devlet düzeninin siyasi temeli olması gerektiği düşüncesi, İslam dışındaki din ve toplumların genelleyici biçimde değersizleştirilmesi ve İslam’ın abartılı şekilde yüceltilmesi olarak tanımlandı.
Araştırmacılar, “Tüm gözlem süreci boyunca 40 yaş altındaki genç Müslümanların açık İslamcı eğilimleri en yüksek oranda taşıdığı dikkat çekmektedir” ifadelerini kullandı. Buna karşılık 40-60 yaş arası Müslümanlarda bu oran daha düşük çıkarken, 60 yaş üzerindekilerde en düşük seviyelerde kaldı.
Yapay zekâ destekli içerikler etkili oluyor
Araştırma, Almanya İçişleri Bakanlığı ile Aile Bakanlığı’nın kısmi desteğiyle hazırlandı ve Federal Kriminal Dairesi (BKA) tarafından yayımlandı.
Raporda, yapay zekâ destekli çeviri araçlarının yabancı dildeki propagandalara erişimi kolaylaştırdığı ve bunun “açık İslamcı içeriklerden doğrudan cihatçı propagandaya kadar uzandığı” belirtildi.
Araştırmaya göre İslamcı çevreler artık yapay zekâ yardımıyla farklı ideolojik tarzlarda ve formatlarda metin, görsel, sesli içerik veya video şeklinde daha hızlı ve ikna edici aşırılıkçı içerikler üretebiliyor. İçerik üretiminin kolaylaşması ise daha fazla gencin bu propagandaya maruz kalmasına neden oluyor.
Raporda, “Üretken yapay zekânın potansiyeli, aşırılıkçı iletişim içeriklerinin üretimini daha verimli, ölçeklenebilir, çeşitli ve inandırıcı hâle getirmesinde yatıyor” denildi.
Araştırmacılar ayrıca “Aşırılıkçılar giderek daha güçlü ve erişilebilir teknolojik araçlardan yararlanmayı öğrenecek ve kaynağı tespit edilemeyen daha gerçekçi anlatılar oluşturacak” değerlendirmesinde bulundu.
Discord ilk sırada
Çalışmalara göre çevrim içi İslamcılık artık “daha belirsiz ve daha değişken” bir görünüm sergiliyor.
İslamcı içeriklerin en fazla arttığı platform Discord oldu. Platformda İslamcı içeriklere sempati duyan kullanıcı oranı 18,2 puan artarak yüzde 34’e ulaştı.
Discord’u:
* Instagram (+11,4 puanla yüzde 32)
* Twitter/X (+9,9 puanla yüzde 29,1)
izledi.
Facebook ve Telegram’da hafif düşüş görülürken, TikTok ve YouTube’daki oranların yüzde 28,4 seviyesinde sabit kaldığı belirtildi.
Araştırmaya göre “kapalı İslamcı dünya görüşüne” sahip kullanıcıların oranında da en büyük artış Discord’da görüldü. 2025 itibarıyla bu oran yüzde 26,5’e ulaştı. X platformu ise yüzde 18,1 ile sert çizgideki İslamcı kullanıcılar arasında ikinci sırada yer aldı.
Antisemitizm ile bağlantı
Araştırma, antisemitik eğilimlerle İslamcılığın yayılması arasında bağlantı olduğunu gösteren önceki çalışmaları da doğruladı.
2025 yılında Almanya’daki Müslümanların yüzde 27,2’sinin açık antisemitik görüşlere sahip olduğu belirtildi. Bu oran 2021’de yüzde 12,5 seviyesindeydi.
En büyük artış yine 40 yaş altı grupta görüldü. Bu yaş grubunda antisemitik görüş oranı 2021’de yüzde 11,3 iken 2025’te yüzde 29,1’e yükseldi.
Araştırmacılar, “Bu durum Almanya’daki yetişkin nüfusun toplam yüzde 14,5’inin en azından antisemitik önyargılara yatkın olarak sınıflandırılabileceği anlamına geliyor. 2021’den bu yana görülen artışlar özellikle genç katılımcılardan kaynaklanıyor” dedi.
Raporda ayrıca İslamcı çevrelerin İsrail-Filistin tartışmalarını “Batı karşıtı ve demokrasi karşıtı gündemlerini yaymak için kullandığı” ifade edildi.
Uzmanlar ve siyasetçilerden uyarı
Giovanni Giacalone, araştırmayı değerlendirirken Avrupa’daki güvenlik kurumlarının uzun süredir alarm verdiğini belirtti. Giacalone, özellikle Fransa İçişleri Bakanlığı’nın kısa süre önce yayımladığı raporda Müslüman Kardeşler’in çok katmanlı sızma faaliyetlerinden söz edildiğini hatırlattı.
Giacalone, “Avrupa’daki birçok göçmen ve yeni nesil Müslüman, Batı’ya karşı duydukları öfkenin bir sonucu olarak İslamcı ideolojiyi benimsiyor. Topluma uyum sağlayamadığınızda ona saldırırsınız; bu eski ve bilinen bir modeldir” dedi.
Wolfgang Kubicki ise araştırmayı “toplumsal bir saatli bomba” olarak nitelendirdi. Kubicki, devlet kurumlarında ve 14 yaş altındaki kız çocukları için okullarda başörtüsü yasağı çağrısı yaptı.
Manuel Ostermann da “İslamcıların anayasa karşıtı güç yapılarını genişlettiğini, daha özgüvenli hâle geldiklerini ve hukuk devletine meydan okuduklarını” söyledi.
Eren Güvercin ise özellikle 7 Ekim sonrası süreçte İslamcı çevrelerin sosyal medya üzerinden gençlere ulaşma konusunda büyük başarı elde ettiğini belirterek, “Sahadaki uzmanlar uzun süredir bu gelişme konusunda uyarıda bulunuyordu. Özellikle 7 Ekim’den sonra İslamcı çevrelerde büyük bir fren kaybı yaşandı” dedi.