Almanya Kürt Toplumu ve Mala Ezdiyan’dan Şengal Soykırımı anması

04 Ağustos 2026 13:11

Almanya’da Kalkar Ezidiler Evinde (Mala Ezîdiyan) düzenlenen Şengal Soykırımının 12. Yıldönümü anmasına Alman Siyasetçi ve Kürt toplumundan çok sayıda davetlinin katıldığı törende, soykırımın kurbanları anıldı. Konuşmalarda Şengal'in güncel durumu, bölgenin yeniden inşası ve Almanya'da yaşayan Ezidilerin karşı karşıya bulunduğu sorunlar ele alındı.

Almanya Kürt Toplumu ve Mala Ezdiyan’dan Şengal Soykırımı anması

Haber: Ruken Hatun Turhallı / Almanya - Kalkar 

RûpelNews - Anma programı, Kürt sanatçı Bedil Brahim'in soykırım kurbanlarına ithaf ettiği özel bir eserle başladı. Ardından açılış konuşmalarını, Mala Ezdai Kalkar Başkanı Pîr Brahîm Şaro ile Almanya Kürt Toplumu Genel Sekreteri Cahit Başar yaptı. Her iki konuşmacı, soykırımın unutulmaması gerektiğini, hayatta kalanlarla dayanışmanın önemini ve Ezidi toplumunun korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

3 Ağustos 2014 yılında dünyanın gözü önünde Ezidi Kürt toplumuna karşı Şengal'de ‘İnsanlığa karşı bir suç işlendi. Şengal’de kadın, çocuk, yaşlı demeden 5 bin Ezidi Kürt terör örgütü IŞİD tarafından katledildi. 3 bin 595 kişi esaretten fidye karşılığında kurtarıldı. 2 bin 526 kişinin akibeti bilinmiyor. Aradan on iki yıl geçmiş olmasına rağmen, hayatta kalanların büyük bölümü hâlâ bu insanlık suçunun ağır sonuçlarıyla yaşam mücadelesi veriyor. Şengal'in yeniden inşası ve insanların kendi yurtlarında güvenli bir yaşam sürdürebilmeleri hâlâ en büyük sorunlardan biri olmayı sürdürüyor.

Başar: Hatırlamak yeterli olmaz

Cahit Başar konuşmasında, Şengal Soykırımı'nın Ezidi inancına mensup topluma yönelik yüzyıllardır süren baskı ve yok etme girişimlerinin bir devamı olduğunu ifade etti. Kürt ve Ezidi öz savunma güçlerinin IŞİD'e karşı gösterdiği cesur direnişi övgüyle anan Başar, yalnızca hatırlamanın yeterli olmadığını belirtti. Soykırımın tanınmasının aynı zamanda siyasi sorumluluk anlamına geldiğini belirterek Ezidilerin korunması, Şengal'in yeniden inşası ve İslamcı aşırıcılıkla kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Almanya'ya, çok sayıda soykırım mağdurunu kabul ettiği ve IŞİD'e karşı mücadeleye verdiği destek nedeniyle teşekkür etti. 

Çok sayıda Alman temsilci de anmaya katıldı

Programa katılan diğer siyasetçiler ve konuşmacılar da on iki yıl önce Şengal'de işlenen insanlık suçlarını hatırlatarak, soykırımın ve mağdurların yaşadığı acıların asla unutulmaması gerektiğini dile getirdiler. Kalkar Kaymakamı Christoph Gerwers, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Yeşiller Grubu Başkanı Wibke Brems, CDU Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Günther Bergmann, CDU Eyalet Meclisi Uyum Politikaları Sözcüsü Peter Blumenrath ve gazeteci Tobias Huch, yaptıkları konuşmalarda Almanya'nın ve uluslararası toplumun Êzîdîleri koruma sorumluluğuna dikkat çektiler. 

Konuşmacılar ayrıca, Almanya'da yaşayan soykırım mağdurlarına kalıcı oturma hakkı verilmesini, Şengal'in yeniden inşasına destek olunmasını ve bölgede yaşayan insanların güvenli bir geleceğe kavuşması için uluslararası desteğin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Bunun yanı sıra Radikal İslamist terör ve dini aşırıcılığın her türüne karşı kararlı mücadele edilmesi gerektiğini vurguladılar. 

Kalkar Belediye Başkanı Dr. Alexandra Schacky programa şahsen katılamadığı için, kendisini Kalkar Belediye Meclisi'nden bir üye temsil etti. Anma programının sonunda, IŞİD'in on iki yıl önce Ezidilere karşı işlediği vahşeti, mağdurların ve hayatta kalanların yaşadıklarını anlatan kısa bir belgesel film gösterildi. Film aynı zamanda uluslararası dayanışmayı ve soykırımın asla unutulmaması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. 

Şaro: Bu son Ferman değil

Mala Ezidiyan adına Pir İbrahim Şaro yaptığı konuşmada, 3 Ağustos 2014 yılında Şengal’de Ezidi Kürtlere yönelik yapılan 74. Ezidi Fermanın Kürtlere ve Ezidilere yönelik yapılan son Ferman olmadığını Efrin’de yapılan Kürt ve Ezidi Soykırımın günümüze kadar dünyanın gözü önünde sürmeye devam ettiğini belirterek anma vesilesi ile bu sorunu uluslararası toplumun gündemi haline getirmek istediklerini Alman dostlarının ve siyasi kesimlerinin bu soykırım sürecine yönelik desteğini alabilmek ve soykırıma karşı duyarlılığı geliştirmek istediğini vurguladı.

NRW Yeşiller Grubu Başkanı Wibke Brems Şengal Ezidi Soykırımına yönelik şunları belirtti: ‘bu jenosidin tanınmasının çok önemli olduğu kanaatindeyim. Bununla birlikte şu an varolan durumu da doğru analiz etmeliyiz. Şu anki durum ne? Bana göre hiç de sağlıklı bir durum yok. Bu nedenle halen ciddi bir koruma şemsiyesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu korunma şemsiyesi buradan sağlanmalı. Bizde de varolan sağcı partiler koruma ihtiyacı duyan bu insanların sınır dışı edilmesi propagandası yapıyorlar. Biz asla bu tavrı kabul etmiyoruz.’

Tanrıverdi: Haşdi Şabi ve PKK'ye bağlı güçler bölgeden çıkarılmalı

Almanya Kürt Toplumu Başkan Yardımcısı Mehmet Tanrıverdi yaptığı açıklamada şunları belirtti: ‘Şengal Ezidi Soykırımı nedeniyle Almanya Kürt Toplumu ile Kalkar Ezidiler Evi ile ortaklaşa bu anmayı düzenledik ki Ezidi halkımız bilmeli ki onlara yönelik yapılan bu katliamı gündeme alarak hesap sormak sadece onların omuzuna yüklenmiş bir görev değildir. Bu görev hepimizindir. Kürdistan’ın dört bir yanında ve Kürt Diasporasında bu katliama yönelik anmalar gerçekleştiriliyor. Umut ediyorum ki bu soykırımda Şengal'i terk etmek zorunda kalan Ezidi halkımız güvenliği sağlanmış ve yaşamını kendi toprakları üzerinde idame edecek şekilde kendi kutsal topraklarına geri dönüşleri sağlanır. Yine umut ederim ki Şengaldaki silahlı milis güçleri Haşdi Şabi Milis Güçleri ve PKK’ye bağlı Güçler bölgeden çıkartılarak Kürdistan Bölgesi’nin denetiminde ve ekonomik desteğiyle Şengal yaralarını sararak yeniden inşa edilir.’

Alman gazeteci Huck: Ezidilere destek sağlanmalı

Alman Gazeteci Tobias Huck, yaptığı konuşmada şu hususa dikkat çekti: ‘Bu soykırım sürecinde Kürt Ezidileri ve Kürtlerle tanıştım. Bu katliamın görünürlüğü için bir gazeteci olarak çalıştım. Yine bu katliamın ardından Kalkar Ezidi Evi’nin inşa edilmesi süreçlerine de katıldım. Radikal İslami terörün Ezidilerin yaşamı üzerinde oluşturduğu tehdidin görünür kılınması gerekiyor. Şengal halkının güvenli bir şekilde mülteci kamplarından geri dönüşleri sağlanarak ekonomik ve sosyal projeler ile desteklenmesi özellikle genç kuşak Ezidi gençlerinin eğitimlerine destek sunulması gerekiyor.’ 

"Başkan Barzani, 'Kürdistan var olduğu müddetçe Ezidilik varolacaktır' dedi"

Katliamdan kurtulan Şengal Xane Sor’dan Cemal İsmail Xelil katliamdan Ezidilerin kurtarılması için Baba Şex ile birlikte Başkan Barzani ile yaptığı görüşmeyi şu şekilde aktardı: ‘Şengal Katliamı olduğunda biz Baba Şex ile birlikte Başkan Mesud Barzani’den yardım talep etmek için görüştük. Başkan Barzani çok özgündü Baba Şex ‘Ağlayarak ona sarıldı ve Başkan Barzani’ye Ezidilik bitti’ dedi. Başkan Barzani’de ‘Kürdistan var olduğu müddetçe Ezidilik varolacaktır. Üzerimdeki elbiseleri satsam bile Ezidi kızlarımızın IŞİD’in elinden kurtarılması için elimden geleni yapacam. Elimde şuan bir uçak olabilseydi onu Şengal’a kendim kaldırıp hemen müdahale ederdim. Emin olun ki Şengal özgürleşmeden bende evime dönmeyeceğim ve savaşın ön saflarında ben ve Peşmerge Güçlerimiz birlikte yerimizi alacağız.’ Başkan Barzani verdiği sözü tuttu IŞİD’in elindeki 3 bin kızımızı onların elinden ödenen fidye karşılığında aldı. Irak devleti elindeki bu kadar imkana rağmen kızlarımızın kurtarılması için bir kuruş ödemedi. Almanya da Ezdi jenosidine ilişkin dosyayı ciddi bir şekilde ele aldı ve ilgilendi. Bu nedenle Almanya devletine teşekkürlerimizi belirtiyoruz. Almanya ile birlikte şu ana kadar 23 devlet resmi olarak Ezdilere yönelik jenosidi tanıdı. İlk olarak bu yaşananların jenosid olduğunu resmi olarak kabul eden Kürdistan Bölgesi oldu. Fakat Irak halen bunu kabullenmiş değil. Bu çok acı bir durum. Yani resmi olarak uyruğu sayıldığınız bir ülke size yönelik yaşanan böylesine büyük bir jenosidi halen resmi olarak itiraf etmiyorsa artık onlardan bir beklentiniz de kalmıyor.’
Almanya Bochum Ronahi Derneği Başkanı Xunaf Heco Ezidi Soykırımına ilişkin yaptığı açıklamada, ‘Biz bugün Şengal Ezidi Soykırımın 12. Yılı münasebetiyle bir araya geldik. Herşeyden önce şunu ifade etmek isterim. Biz Kürtler Soykırım süreçlerni aşmış değiliz soykırımlar her bir parçamızda devam ediyor. Biz ilk günden günümüze kadar Alamanya ve Avrupa’nın farklı ülkelerinin siyasi kesmi ile iletişime geçtik bu konuda duyarlılık geliştirerek desteklerini almaya başladık. Biz Kürtler Ezidi toplumumuz ile omuz omuza bu çalışmaları yürüttük. Kürtlere bu soykırımları reva görenlere şunu belirtiyoruz; Kürtlere karşı yürüttüğünüz bu kirli soykırım siyasetinize son verin. Biz yüz yıl sonrasında da Kürt davasından vazgeçmedik ve vaz geçmiyeceğiz. Belki bağımsız büyük Kürdistan’dan bugün için uzağız. Ancak Her parçamızın kendi kendini yönetmesine yakınız. Biz savaş ve af isteyen bir halk değiliz aksine barış içinde yaşamayı ve kendi haklarımız temelinde topraklarımız üzerinde yaşamayı isteyen bir halkız.’

"Ezidilere bunu yapanlar Saddam'ın dostları ve onun izinden gidenlerdi"

Son olarak Kürdistan Parlamentosu Ezidi İşleri Danışmanı Şeyx Zedo Baadi yaptığı açıklamada şunları belirtti: ‘ISİD'e karşı 4 yıllık savaşta Peşmerge olarak bulundum. Biz dinimizi ve Şengali korumak için elimizden geleni yaptık. Daha sonra Kürdistan Bölgesi Parlamentosu Almanya Danışmanlık görevi için önerildim ve göreve getirildim. Ferman günü Siyah giysili, siyah bayraklı teröristler Ezdilere yönelik çok vahşice saldırılar gerçekleştirdiler. Esir olarak aldıkları binlerce yaşlı, genç, çocuk, kadın ve erkeklerimizi kılıç zoruyla Müslüman olmaları için zorladılar. Kabul etmeyenlerin kafalarını kestiler ve insanlık dışı işkenceler yaptılar. Bana göre Ezdilere karşı bunu yapanlar Saddam'ın dostları ve onun izinden yürüyenlerdi. Bunlar yaptıkları bütün insanlık dışı şeyleri maalesef Müslümanlık adına yaptılar. Amaçları Kürdistan Bölgesinin birliğini bozmak, Ezdiler ile Kürt halkının arasına nifak sokmaktı. Bu amaçlarına ulaşamadılar. Çünkü Bütün Kürt halkı Dukok, Erbil, Süleymaniye, Kerkük, Barzan, Germiyan, Zaxo'da yani Kürtler bütün şehirlerde evlerini bize açtılar, sahip çıktılar. Bu sahiplenme de bize güç verdi ve biz bu güçle direnişe geçtik.’