TR KU AR
FB X IG
Röportaj

Yüksel Genç: Kürt kamuoyunda güvensizlikten çok kaygı öne çıkıyor

Hasan Kosen
Editor
📅 01 Eylül 2026 16:25
Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER) Koordinatörü Yüksel Genç, yeni yasal düzenlemeye toplumun yüzde 77’sinin üzerinde destek verdiğini, ancak yasanın uygulanması ve devam yasalarının çıkarılmasına ilişkin ciddi kaygıların sürdüğünü söyledi.

RûpelNews - Yeni çözüm sürecinin yasal zemininin oluşturulmasına yönelik tartışmalar sürerken, toplumun düzenlemeye yaklaşımı ve süreçten beklentileri de araştırmalarla ortaya konuluyor. Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER) Koordinatörü Yüksel Genç, RûpelNews muhabiri Hasan Kösen’e yaptığı değerlendirmede, yeni yasal düzenlemenin toplumun geniş kesimleri tarafından desteklendiğini ancak yasanın uygulanmasına ilişkin kaygıların devam ettiğini söyledi.

“TCK ve TMK’de değişiklik yapılması talebi var”

Genç, toplumun önemli bir bölümünün mevcut düzenlemeyi yetersiz bulduğunu ve devam yasalarının çıkarılmasını beklediğini belirterek, sürecin kalıcı hale gelmesi için demokratikleşme adımlarının atılması gerektiğini vurguladı. Düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün genişletilmesi, anadilde eğitim, TCK ve TMK’da değişiklik yapılması, kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi ve seçme-seçilme hakkının güvence altına alınmasının öne çıkan talepler olduğunu aktaran Genç, Kürt siyasi hareketinin geleceğine ilişkin de daha yerel, katılımcı ve toplumsal ihtiyaçlara dayalı yeni bir siyaset anlayışının şekillenebileceğini söyledi.

Genç, değişen Orta Doğu dengelerinde Kürtlerin geleceğine ilişkin ise kimlik ve kültürel hakların güçlendirilmesi, toplumsal dayanışmanın artırılması ve Kürtler arasındaki bağların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Hasan Kösen: Yeni yasal düzenlemeye ilişkin toplumun yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Düzenleme yeterli bulunuyor mu?

Yüksel Genç: Bu yasal düzenlemeyi insanlar oldukça önemli buluyor ve yüzde 77’yi aşkın oranda destekliyor. Parlamentoda grubu bulunan bütün siyasi partiler açısından da destek oranı güçlü. Ancak toplumun büyük bir kesiminde yasanın uygulanmasına ilişkin kaygılar var. Yasanın hak ettiği biçimde uygulanacağına dair ciddi soru işaretleri bulunuyor.

Bir de yasa çıkarken kendisini bir “ilk yasa” olarak tarifledi. Dolayısıyla devam yasalarının çıkması gerektiğini düşünen çok büyük bir kesim var. Raporda bununla ilgili veriler mevcut. Fakat devam yasalarının çıkacağına dair güven ve inanç da sınırlı.

Dolayısıyla insanlar mevcut durumda siyasal iktidarın, sürecin icraat aşamalarını ve hak ettiği bağlamları gerçekleştirme konusunda yeterince güven vermediğini düşünüyor.

Mevcut yasayı da genel olarak oldukça yetersiz buluyorlar. Önemli bir kesim, özellikle silahsızlanma bağlamında yasanın daha kapsayıcı olabileceğini düşünüyor.

Çok küçük bir kesim ise “terörle müzakere olmaz, teröristler imha edilmeli, tasfiye edilmeli, herhangi bir yasal çerçeve olmamalı; ancak teslimiyet ya da pişmanlık biçiminde olmalı” görüşünde. Fakat bu oldukça küçük bir kesim.

Buna karşılık önemli bir kesim, yasanın daha kapsayıcı olması gerektiğini düşünüyor. Kürt meselesinin çözümüne ve demokratikleşmeye dair yeterli içeriğin bulunmamasını, yasanın fazlaca şartlara bağlı olmasını ve Milli Güvenlik Kurulu gibi mekanizmaların belirleyici olmasını ciddi problemler olarak görüyorlar. Ayrıca PKK’lilerin tamamını kapsamaması da eleştirilen konular arasında.

Devam yasaları açısından daha kapsayıcı bir silahsızlanma yasasını önerenler var. Esas yoğunlaşan beklenti ise daha geniş ve kapsayıcı bir yasanın hazırlanması. Bu yasanın çatışma çözümünü sağlayabilecek tarafları doğru biçimde tarif etmesi ve Türkiye’de demokratikleşmeye ilişkin bazı içerikler taşıması gerektiği düşünülüyor.

“Demokratikleşmeye ilişkin beklentiler çok güçlü”

Kösen: Peki, toplumun en önemli reform beklentileri neler?

Genç: En çok beklenen ve önemsenen reform girişimlerinin başında düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün Türkiye’de hızla genişletilmesi ve güvence altına alınması geliyor. Çok büyük bir kesim bunu istiyor. Burada yüzde 70’ler ve 80’ler bandındaki beklentilerden söz ediyoruz.

Yine anadilde eğitime ve Kürt meselesinin demokratik çözümüne ilişkin yasal düzenlemelere yönelik önemli bir beklenti ve onay var. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nda, Terörle Mücadele Kanunu’nda ve ileride anayasada yapılacak değişikliklere atıfla bazı düzenlemelerin gerçekleştirilmesi isteniyor.

En büyük taleplerden biri de kayyum atamalarının durdurulması. Seçme ve seçilme hakkının güvence altına alınması ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi de öne çıkan talepler arasında.

Eskiden Türkiye’de özgürlüklerin sınırlanması, seçme ve seçilme hakkındaki güvencesizlik, kayyum atamaları ya da TCK ve TMK’nın cezalandırıcı bağlamda uygulanması daha çok Kürtleri hedef alan bir mesele olarak görülüyordu.

Ancak son yıllarda CHP’ye ve farklı çevrelere yönelik operasyonlarla birlikte, daha önce devlet merkezi içerisinde yer alan bazı gruplara da yönelimler başladı. Bu nedenle benzer taleplerde daha yoğun bir ortaklaşma gerçekleşiyor. Demokratikleşme beklentilerinin yoğun olduğunu söylemek gerekiyor.

“Güvensizlikten çok kaygı odağıyla karşı karşıyayız”

Kösen: Önceki çözüm sürecinden kaynaklanan bir deneyim var. Toplumdaki güvensizlik bugün ne durumda? Özellikle Kürt kamuoyunda nasıl bir bakış açısı var?

Genç: Yasa çıktıktan sonra Kürt kamuoyunun önemli bir kesimi sürece dönük bir bariyeri aşmış görünüyor. O güvensizlik bariyerini belli açılardan kırmış görünüyor. Ancak ortaya çıkan yasanın uygulanması ve sonrasındaki devam yasalarının demokrasiye, demokratikleşmeye ve Kürt meselesinin çözümüne hizmet edecek biçimde çıkabileceğine dair ciddi bir kaygı var.

Güvensizlikten çok bir kaygı odağıyla karşı karşıyayız. Kaygının adresinin birinci sırasında iktidar ve hükümet bulunuyor. İnsanlar önemli oranda icra organının sürecin pratik gerekliliklerini yerine getirme konusunda yeterince istekli olmadığını düşünüyor.

Daha önceki çözüm süreçlerini düşündüğümüzde insanlar ilişkiyi güven ya da kaygı üzerinden çok kurmuyorlardı. Böyle bir durum olsa bile öncelenmiyordu. Şimdi ise kaygı bağlamı daha fazla öne çıkıyor.

“Yeni siyasi yapılanmalar daha katılımcı olacak”

Kösen: Önümüzdeki günlerde DEM Parti kongresi var. Rojava ve Suriye tarafında da yeni parti veya partilerin kurulması bekleniyor. Sizce Kürt siyasi hareketinde nasıl bir siyasi tablo ortaya çıkacak?

Genç: Bir kere yeni siyasal yapılanmaların, Türkiye’de alışılmış parti siyasetinin dışında; sosyal, sivil ve yerelden doğru katılımcı, farklı bir siyasal algı ve yapılanmaya sahip olacağını söylemek gerekiyor.

Yerel örgütlerin daha güçlü olması ve gündelik hayatın her tür problemine, talebine ve ihtiyacına dokunabilecek biçimde örgütlenmesi öngörülüyor.

Toplumların kimlik ihtiyaçlarından ekonomik ihtiyaçlarına, inanç ihtiyaçlarından sağlık ve eğitim ihtiyaçlarına kadar yaşamı kurma ve üretme alanlarının hepsi siyasete dair. Bu alanların politikalarını üretmesi gerekenler de yereldeki insanlar olacak. İşin asıl muhatapları onlar olacak.

Dolayısıyla tipik, basit bir temsil siyaseti ve merkezileşmiş bir parti siyasetinden ziyade; icracı, sosyal politikalar geliştiren, sosyal adalet ve sosyal güçlenme alanlarını önemseyen ve kendi yolunu toplumla güçlenerek çizebilen bir siyasal yönelimden söz etmek gerekiyor.

Buradaki başat mesele “A başkan, B meclis üyesi, C MYK’sı” olmayacak. Bunları da belirleyecek olan bir taban gücünün açığa çıkarılması arzulanıyor.

“Toplum kendi ihtiyaçlarının politikasını oluşturmalı”

Kösen: Bu yeni yapılanmada nasıl bir siyaset anlayışı öngörülüyor?

Genç: Siyaset kurumlarının, siyasi partilerin programları olur. “Demokratikleşme programımız budur, ekonomik programımız budur, kültür ve inanç politikalarımız şudur” denilir. Yukarıdan bir dikte vardır.

Şimdi böyle olmaması gerekiyor. Toplumun kendi ekonomik ihtiyaç ve politikasını, kendi eğitim ihtiyaç ve politikasını, kendi sağlık ihtiyaç ve politikalarını kurabilmesi, denetleyebilmesi ve ihtiyaçlarını örgütleyebilme gücünü sağlayacak biçimde ortaklaşması gerekiyor.

Çok merkezi ve çok dikey olmayan, yatayı güçlendiren, yatay ile merkez arasındaki geçişkenliği yatay lehine güçlendiren bir süreçle karşılaşmamız gerekiyor.

“Kürtlerin daha cesur ve örgütlü davranması gerekiyor”

Kösen: Son olarak, değişen Orta Doğu dengelerinde Kürtleri ne bekliyor? Hem Rojava’da hem Türkiye’de Kürtlerin statü, dil ve demokrasi gibi talepleri var. Türkiye ve Suriye hükümetleriyle yeni arayışlar söz konusu. Kürtler nasıl bir strateji izlemeli?

Genç: Kürtlerin kendi kimlik haklarına, kendi kültürel ihtiyaçlarına ve yaşam ihtiyaçlarına uygun olarak daha cesur, daha atak, daha interaktif ve daha örgütlü davranabilmesini gerektiren bir sürece gireceğiz.

Örneğin anadilde eğitimi güçlendirmek, anadili gündelik hayatın parçası haline getirebilmek, her şeyden önce toplumun bu konudaki kendi kapasitesini ne kadar harekete geçirdiğiyle ilgili olacak.

Ben böyle bir hareketlilik içerisinde birkaç yıl sonra sahada “Çocuğumuzun ne kadarı anadilinde konuşuyor?” diye sorduğumda bunu yüzde 15-16’larda bulmayı tercih etmem. Eğer içeriden kendi kültürüne sahiplenen ve kuşak aktarıcılığı görevini yerine getirecek sosyal bir alan oluşacaksa, bunun çok daha güçlü olması gerekir.

Ekonomik krizlerle baş edebilmek açısından da kendi içinde yeni bir sosyal dayanışma ağı kurup güçlendiren bir Kürt profili, geleceği kurma konusunda farklı bir özgüven ve hareket alanı oluşturabilir.

Birçok örneği çoğaltmak mümkün. Kürtlere düşen şey, girdikleri her yerde kimlik haklarını sahiplenerek bunların tanınmasını sağlamak, statülerini buradan kurmak ve diğer topluluklarla eşit olma ihtiyaçlarını ve gerekliliğini sürekli genişleterek göstermek ve bunun için alan açılmasını sağlamak.

Bu, her açıdan eşitliği kapsıyor. Kısa ve orta vadede yapılabilecek en önemli şeylerden biri bu.

Bir de Kürtlerin kendi arasında kuracağı bağ önemli. Kürtler Orta Doğu’da 60 milyona yakın bir nüfusa sahip. Bu kadar büyük bir nüfusun birbiriyle birlikte olması, birbirini kültürel ve kimliksel bağlarını koruma konusunda teşvik etmesi ve güvenliklerini de ortak alabilecek anlayışları güçlendirebilmesi, Orta Doğu’da ne olursa olsun dikkate alınan ve kolay hedeflenmeyen bir güç haline gelmelerini sağlayabilir.

Kısa vadede Kürtlerin buna ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Paylas: