TR KU AR
FB X IG

‘Yakışıklı Mısırcı’ Alper: Ağrı’dan İstanbul’a uzanan şöhret hikâyesi

Cesim İlhan
Editor
📅 04 Eylül 2026 10:00
İstanbul Karaköy’de mısır tezgâhının başında başlayan hikâyesi, sosyal medyanın etkisiyle sınırları aşan bir şöhrete dönüştü. “Yakışıklı Mısırcı” olarak tanınan 25 yaşındaki Alper Temel, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinden İstanbul’a uzanan yaşam öyküsünü ve bir anda dünyanın farklı ülkelerinden insanların ilgisini çekmeye başlayan hikâyesini anlattı.

RûpelNews - Karaköy İskelesi çevresinde kardeşiyle birlikte mısır ve kestane satan Temel, bu işi aslında yeni öğrenmiş bir isim değil.

Kendi anlatımına göre baba mesleği olan mısırcılığı çocuk yaşlardan itibaren öğrenen genç esnaf, lise eğitiminin ardından tezgâhın başına geçti. Yaklaşık 7-8 yıldır kardeşiyle birlikte Karaköy’de çalışıyor.

Bir turistin kamerasından dünyaya yayıldı

RûpelNews’e konuşan Alper Temel, hayatındaki en büyük değişimin sosyal medyanın etkisiyle yaşandığını söylüyor.

Karaköy’de mısır satarken yabancı turistlerin ilgisini çeken Temel, bir Rus içerik üreticisinin kendisini görüntülemesiyle başlayan sürecin ardından kısa sürede sosyal medyada geniş kitlelere ulaştı. Videoların farklı ülkelerde paylaşılmasıyla birlikte Karaköy’deki mısır tezgâhı, Temel’i görmek isteyen turistlerin de uğrak noktalarından biri haline geldi.

Temel, gördüğü ilginin ilk dönemlerde özellikle Latin Amerika, Kore ve Rusya’dan geldiğini söylüyor.

“İlk dönemler Latin Amerika, Kore ve Rusya’ydı. Sonradan aklına gelebilecek her ülkeye açıldı. Şu an her ülkeden var” diyen Temel, bugün yalnızca Karaköy’de değil, İstanbul’un farklı noktalarında ve hatta yurt dışında da tanındığını belirtiyor.

Fransa’da da tanındı

Sosyal medyada başlayan şöhretin yalnızca internetle sınırlı kalmadığını anlatan Temel, Fransa’da da insanların kendisini tanıdığını söylüyor.

“Bir ara Fransa’ya gittim. Fransa’da da bu ilgiyi çok fazla gördüm. Dışarıda da görüyorum bu ilgiyi” diyen genç mısırcı, Karaköy’de başlayan hikâyesinin artık Türkiye sınırlarını aştığını ifade ediyor.

Karaköy dışındaki yerlerde de tanınıp tanınmadığını soruyoruz. “Seninle bir Esenyurt’a gidelim, bakalım orada da bu ilgiyi görebilecek misin?” sorusuna Temel gülerek cevap veriyor: “Orada göreceğiz bizi. Oradaki esnaflar da tanıyor, insanlar tanıyor. Dışarıdaki insanlar da tanıyor.”

Temel’in memleketi ise Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi. Ancak “Yakışıklı Mısırcı” olduktan sonra henüz memleketine gidemediğini anlatan Temel, yoğun çalışma temposunun buna engel olduğunu belirtiyor.

“Sürekli insanlar geliyor. O yüzden şu an memlekete gidemedim ama en kısa sürede gideceğim” diyor.

Doğup büyüdüğü topraklara yeniden gitmeyi isteyen genç esnaf, memleketinde de aynı ilgiyi göreceğine inanıyor.

“Her şey gelip geçici”

Sosyal medyada elde ettiği şöhretin kalıcı olup olmayacağı konusunda ise oldukça temkinli. Temel, sosyal medyadaki ilginin zaman içerisinde azalabileceğini ancak Karaköy’deki yoğun insan trafiği nedeniyle ilgiyi hâlâ güçlü biçimde hissettiğini söylüyor. “Her şey gelip geçici. Olabilir de olmayabilir de” sözleriyle şöhret konusunda gerçekçi bir yaklaşım sergileyen Temel, bugün gördüğü ilgiyi de fazla büyütmediğini vurguluyor.

“Evime gittiğimde normal Alper’im”

Şöhretin özel hayatına etkisini de anlatan Temel, sosyal medyadaki “Yakışıklı Mısırcı” imajını günlük hayatına taşımadığını söylüyor. Kız arkadaşının olmadığını belirten Temel, özel hayatını mümkün olduğunca bu durumun dışında tutmaya çalıştığını ifade ediyor.

“Buraya geliyorum, çalışıyorum. İnsanlarla fotoğraf çektirip evime gittiğimde normal Alper’im” diyen genç esnaf, Karaköy’de insanların kendisini “Yakışıklı Mısırcı” olarak tanıdığını ancak kendisi açısından durumun daha basit olduğunu söylüyor:

“Burada yakışıklı mısırcı diyorlar. Genel olarak mısırcıyım burada. Ama özel hayatımda sadece Alper’im.”

“Her zaman en temizinden kazanmaya çalıştım”

Sosyal medyada tanınmanın maddi açıdan da bir karşılığı olup olmadığı sorusuna ise Temel, şöhret ile kazancın birbirinden tamamen bağımsız olmadığını söyleyerek yanıt veriyor.

“İşe de bağlarsan tabii bunun ekmeğini yiyorsun. Her zaman en temizinden kazanmaya çalıştım. Hâliyle böyle olunca biraz daha az kazanıyorsun” diyor.

Paylas: