TR KU AR
FB X IG
Yaşam

ÖZEL- Uzman uyardı: Dijital dünya şiddeti normalleştiriyor

Hasan Kosen
Editor
📅 16 Nisan 2026 13:55
Maraş ve Urfa’da okullara yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından yapılan değerlendirmelerde, dijital oyunlar, sosyal medya ve video içeriklerinde şiddetin sürekli tekrar edilmesinin çocuklarda duyarsızlaşmaya yol açtığını belirtildi.

RûpelNews - Maraş ve Urfa’da okullara yönelik gerekleştirilen saldırılarda hayatını kaybeden çocuk ve öğretmenlerin acısı adeta yürekleri dağladı. Bin bir emek ve zahmetle hayallerini gerçekleştiren öğretmenin ve hayallerinin yolculuğunda hayatları ellerinden alınan körpe çocukların yası tutuluyor. Çocukların cenazeleri yüreklerine adeta kor ateşi düşen aileleri tarafından toprağa veriliyor. 
 Psikolog Dilan Dolan, artan şiddet olayların altında yatan muhtemel nedenleri ve buna karşın yapılması gerekenler konusunda RûpelNews muhabiri Hasan Kösen’e değerlendirmelerde bulundu.

“Sesi çıkmasın da ne oluyorsa olsun”

Son zamanlarda toplumda artan şiddet olayları ardından büyük acılar bırakıyor.  Sosyolog ve aynı zamanda psikolog olan Dilan Dolan,  “Aileler çoğu zaman çocuğunun telefonda, tablette, bilgisayarda ne yaptığını bilmiyor. ‘Sesi çıkmasın da ne oluyorsa olsun’ yaklaşımıyla çocuklar kontrolsüz bir dijital dünyanın içine bırakılıyor” dedi.
Dolan, çocuklar ve gençler arasında artan şiddet eğiliminin tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirterek, söz konusu artışın bireysel, toplumsal ve sistemsel boşlukların birleşiminden kaynaklandığını ifade etti. 

Dolan, “Daha 3 yaşındaki çocuklara bile oyuncak silahlar alınıyor. Yani şiddet, daha çok erken yaşta oyunlaştırılarak normalleştiriliyor. Şunu net söylemek lazım: Bu artış, çocukların “kötü” olmasından değil; duygusal olarak sahipsiz kalmalarından kaynaklanıyor” dedi.

Şiddetin görünürlüğü ve normalleşmesi etkili

Son dönemde benzer olayların art arda yaşandığına dikkat çeken Dolan, çocukların gördükleri örneklerden hızlı şekilde etkilendiğini ve şiddetin görünür hale gelmesinin ‘yapılabilir’ algısını güçlendirdiğini vurguladı.  Medyada şiddet içeriklerinin tekrar tekrar ve detaylı şekilde sunulmasının çocuklar üzerinde olumsuz etki yarattığını da belirten Dolan, bu durumun şiddeti sıradanlaştırabileceğine dikkat çekti.

Şiddetin yalnızca bireysel değil, öğrenilen ve yayılan bir olgu olduğunu vurgulayan Dolan, medya içerikleri ve dijital oyunların da bu süreçte etkili olduğunu belirtti. Bu içeriklerin sunumu ve çocukların erişimi konusunda daha denetleyici bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Şiddet davranışı birikimli süreçlerin sonucu

Dolan'a göre çocukların bu tür saldırıları gerçekleştirmesi ani değil, birikmiş süreçlerin sonucu. Duygusal ihmal, aile içi şiddet ve çatışma, akran zorbalığı, dışlanma, değersizlik duygusu ve şiddetin model alınması bu süreci besleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.

Dolan, “Buna bir de yoğun sınav baskısını eklemek gerekiyor. Örneğin bu olayı gerçekleştiren çocuk sadece 13 yaşında ve LGS hazırlık öğrencisiydi. Bu yaşta bir çocuk için bu kadar yüksek performans beklentisi, duygusal olarak taşınması çok zor bir yük. Duygularını ifade etmeyi öğrenemeyen, baskı altında olan ve kendini yalnız hisseden bir çocuk, öfkesini sağlıklı şekilde düzenleyemezse bunu davranışla dışa vurabilir. Bazı çocuklar için şiddet, ‘görülmenin’ ya da ‘var olmanın’ tek yolu haline gelebilir. Bu çok ağır ama sahada karşılaştığımız bir gerçektir”dedi.

 “Her okulda nitelikli psikolojik hizmet verilmeli”

Dolan, okullarda psikolojik destek mekanizmalarının yetersiz kaldığını ve risk altındaki çocukların sistematik şekilde izlenmediğini söyledi.  Dolan, “Okullarda psikolojik danışmanlık ve psikolog desteğinin yaygınlaştırılması değil, standart hale getirilmesi gerekmektedir. Her okulda nitelikli psikolojik destek hizmetinin bulunması artık bir tercih değil, zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

Öte yandan güvenlik boyutuna da dikkat çeken Dolan, 13 yaşındaki bir çocuğun silahlara erişebilmesinin ciddi bir denetim ve güvenlik açığına işaret ettiğini ifade etti. 
Okullarda güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu belirten Dolan, kamu kurumlarında bulunan X-ray benzeri sistemlerin okullarda bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi. Okullarda giriş-çıkışların kontrol altına alındığı ve teknolojik denetimin sağlandığı sistemlerin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini kaydetti. 

Travma belirtilerine erken müdahale çağrısı

Bu tür olaylara maruz kalan çocuklarda travmanın her zaman açık şekilde görülmeyebileceğini belirten Dolan, ani içe kapanma, öfke patlamaları, uyku bozuklukları, okula gitmek istememe, dikkat dağınıklığı ve sürekli tetikte olma halinin önemli belirtiler arasında yer aldığını ifade etti.

Travmanın “zamanla geçer” yaklaşımıyla ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Dolan, erken müdahale edilmediğinde kalıcı psikolojik etkiler oluşabileceğini söyledi. 

Önleyici adımların aciliyeti vurgulandı

Dolan, bu tür olaylarla mücadelede 'olduktan sonra' değil, 'olmadan önce' yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda okullarda düzenli psikolojik tarama ve izleme sistemlerinin kurulması, ailelere yönelik dijital farkındalık eğitimlerinin artırılması ve çocuklara erken yaşta duygu düzenleme becerilerinin kazandırılması gerektiğini ifade etti.
Dolan, “Şiddet yalnızca bireysel bir davranış değil, aynı zamanda öğrenilen ve yayılan bir olgudur.  Şiddet bulaşıcıdır.  Bu nedenle, şiddetin görünürlüğü arttıkça, tekrar etme riski de artmaktadır.  Ama tüm bu başlıkların ötesinde en kritik nokta şudur: Bir çocuğu zamanında fark etmek, bir trajediyi önleyebilir. Çocuğun eline bir ekran verip onu susturmak kolaydır; ancak onun duygusunu duymak, anlamak ve eşlik etmek gerçek sorumluluktur. Çünkü görülmeyen, anlaşılmayan ve yalnız bırakılan bir çocuk; bazen sesini en yanlış yerden duyurmaya çalışır” dedi.

“Aileler sorumluluk almalı”

Akran zorbalığına karşı sıfır tolerans politikası uygulanması ve risk altındaki çocukların erken dönemde tespit edilerek çok disiplinli şekilde desteklenmesi gerektiğini belirten Dolan, ailelerin de çocukların davranışlarını görmezden gelmek yerine sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
Dolan, bir çocuğun zamanında fark edilmesinin olası bir trajediyi önleyebileceğini belirterek, çocukların duygularının anlaşılması ve desteklenmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Paylas: