TR KU AR
FB X IG
Kürdistan

Siyasi tutuklu Aslan 31 yıl sonra cezaevinden çıktı

Haber Merkezi
Editor
📅 09 Temmuz 2026 16:22
Siyasi tutuklu Hacı Aslan, 31 yıllık cezaevi sürecinin ardından özgürlüğüne kavuştu ancak kendisi için hazırlanan karşılama töreni karşısında mahcubiyet duyduğunu söyledi.

RûpelNews - Gazeteci Metin Yoksu, 31 yıl sonra cezaevinden çıkan siyasi tutuklu Hacı Aslan’ın İstanbul’da karşılanmasını RûpelNews için takip etti.

İstanbul Bahçelievler'de, Yenibosna'nın dar sokaklarında gece yarısı yaklaşırken mütevazı bir kalabalık evin önünde toplanmıştı. Kimi elinde çiçek taşıyor, kimi yıllardır görmediği yakınına sarılmanın heyecanını yaşıyordu. Maytaplar yakıldı, zılgıtlar yükseldi, stranlar söylendi.

Birkaç saat önce 31 yıl sonra cezaevinden çıkan Hacı Aslan, evinin önünde kendisi için hazırlanan bu karşılamanın ortasında mahcup bir ifadeyle duruyor; alkışlara ve uzatılan çiçeklere tek bir cümleyle karşılık veriyordu: "Ez ew qas ne heja me." (Ben buna layık değilim)

31 yıllık cezaevi süreci

Hacı Aslan, 1995 yılında Adana'da gözaltı ve tutuklama operasyonları sırasında eşi Hediye Aslan ile birlikte gözaltına alındı. Hediye Aslan iki yıl sonra tahliye edilirken, dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından Hacı Aslan'a müebbet hapis cezası verildi.

Adana, Konya, Nevşehir, Ceyhan, Silifke ve Adıyaman cezaevlerinde kalan Aslan, son 14 yılını Karabük F Tipi Cezaevi'nde geçirdi. Hukuken daha önce tahliye edilmesi gerekirken, "pişmanlık" beyanında bulunmadığı gerekçesiyle tahliyesi yıllarca ertelendi.

"Benim aklım hâlâ içeride"

Tahliyesinin ardından Karabük'ten İstanbul'a uzanan yolculuğunu takip ettim. Gece yarısı evinin önünde yaşanan buluşma yalnızca bir tahliye karşılaması değildi; 31 yılın hasreti, sessizliği ve hafızası aynı sokakta buluşmuştu.

Kalabalığın coşkusuna rağmen Hacı Aslan'ın yüzünde büyük bir sevinçten çok mahcubiyet vardı. Kendisine uzatılan her çiçeğe ve her alkışa aynı cümleyle karşılık veriyordu: "Ez ew qas ne heja me."

Hacı Aslan, özgürlüğünü anlatmaktan çok içeride bıraktığı arkadaşlarını konuşuyordu:

"Benim aklım hâlâ içeride. Bir ömrüm burada, diğer ömrüm içerideki arkadaşlarımda kaldı. Başkanımız ve arkadaşlarımız içerideyken ben kendime özgürüm diyemem. Bugüne kadar halkım için yeterince bir şey yapamadım. Bundan sonra omuzumdaki yük daha ağır."

Paylas: