Şara yönetimi: Rojava yönetimi ve asayiş kalmayacak
RûpelNews - Suriye resmi televizyonuna konuşan Devlet Başkanlığı Ekibi Sözcüsü Ahmed Hilali, anlaşmanın tamamlanmasıyla birlikte bölgede özerk yönetim yapıları, kanton sistemi ve Asayiş güçlerinin sona ereceğini dile getirdi. Ayrıca, DSG ve Asayiş güçleri ile Şam’a bağlı birlikler arasındaki engellerin kaldırılacağını söyledi.
Hilali, ABD’nin arabuluculuğunda 29-30 Ocak tarihlerinde Şam ile DSG arasında varılan anlaşmanın uygulanmasında ilerleme kaydedildiğini belirtti. Hilali, sürecin temel hedefinin “devlet otoritesi altında tam bir birleşme” olduğunu ifade etti.
Güvenlik yapısında değişiklikler
Anlaşma kapsamında güvenlik alanında değişiklikler öngörüldüğünü belirten Hilali, devlet güçleri ile Asayiş arasındaki ortak kontrol noktalarının kaldırılacağını ifade etti. Güvenlik yetkisinin Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı iç güvenlik birimlerine devredileceğini kaydeden Hilali, Asayiş güçlerine tutuklama yapmamaları yönünde talimat verildiğini aktardı.
Haseke ve Kamışlo’da İçişleri Bakanlığına bağlı güçlerin konuşlandırıldığı, ayrıca bölgede yeni iç güvenlik kadrolarının oluşturulmasının planlandığı bildirildi. Suriye yönetiminin daha önce DSG kontrolündeki bazı cezaevlerini devraldığı ve diğerlerinin de ilerleyen süreçte kontrol altına alınmasının hedeflendiği ifade edildi.
Askeri entegrasyon süreci
Hilali, askeri entegrasyon sürecinin sürdüğünü belirterek, yaklaşık 4 bin 500 DSG mensubunun Suriye ordusu bünyesindeki 60. Tümen’e katılmasının beklendiğini söyledi. Sivil kurumların birleşmesinde ise gecikmeler yaşandığını ve bazı yargı mensuplarının dosyalarının yeniden değerlendirildiğini ifade etti.
Yerinden edilenlerin dönüşü
Suriye medyasında yer alan bilgilere göre, daha önce yerinden edilen bazı Efrinli ailelerin dönüşlerinin sürdüğü belirtildi. Bu kapsamda, yaklaşık 200 ailenin Kamışlo’dan Efrin’e döndüğü aktarıldı.
2026 yılı başlarında Suriye ordusunun ilerleyişinin ardından imzalanan anlaşmanın; sınır kapıları, petrol sahaları ve IŞİD mensuplarının tutulduğu cezaevlerinin Şam yönetimine devrini de içerdiği bildirildi. Sürecin, uluslararası aktörler tarafından Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde değerlendirildiği ifade ediliyor.