Rojhat Amedî: Trump’ın Kürtlerle ilgili açıklamaları ABD politikası değildir
RûpelNews - Yazar ve siyasi gözlemci Rojhat Amedî, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kürtlere silah verildiğine ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.
Amedî, Trump bilmese bile ABD’nin Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) bu durumdan kesinlikle haberdar olduğunu ve konuya ilişkin açıklama yapması gerektiğini kaydetti.
Amedî, Trump’ın Kürtlerle ilgili tarih ve coğrafya bilgisinden yoksun olduğunu ifade ederek, geçmişte yaptığı hatalı açıklamaları bugün de sürdürdüğünü söyledi.
Trump’ın açıklamalarıyla Kürtleri hedef haline getirdiğini belirten Amedî, “Türklere, Katar’a ve Kürtlerin statü sahibi olmasını istemeyen taraflara mesaj vermek istiyor” dedi.
Kürtlerin lobi ve diplomasi alanında zayıf olduğunu vurgulayan Amedî, bu alanda ilerleme kaydetmeleri gerektiğini söyledi.
Trump’ın yeni açıklamalarıyla Kürtleri hedef haline getirdiğini kaydeden Rojhat Amedî şunları söyledi:
“Bütün dünya biliyor ki Trump çoğu zaman ne söylediğini bilmiyor. En yakın örneğini Suriye’de gördük. Türkiye Serêkaniyê ve Girê Spî’ye girdiği zaman Trump yaptığı bir açıklamada, ‘Kürtler İkinci Dünya Savaşı’nda bize (ABD) yardım etmediler. Biz şimdi neden onlara yardım edelim?’ demişti. Yani Trump, o dönemde Kürtlerin henüz bir statü sahibi olmadığından haberdar bile değil. Trump, o dönemlerde Kürtlerin Türkiye ve İran gibi yetkilere sahip olduğunu düşünüyor. Tarih ve coğrafyadan haberi olmayan Trump şimdi de başka şeyler söylüyor. O zaman söyledikleri nasıl anlamsız ise bugün söyledikleri de anlamsız ve manasızdır. Trump bu şekilde Kürtleri hedef haline getiriyor. Bir iş adamıdır ve Amerika’nın başkanı olmuş biri olarak Kürtlerle ilgili bilmediği şeyler konuşuyor. Türklere, Katar’a ve Kürtlerin statü sahibi olmasını istemeyen taraflara mesaj vermek istiyor. Trump’ın asıl amacı onlara mesaj vermektir.”
“ABD, kime silah verdiğini biliyor, açıklamaları lazım”
ABD yönetiminin kimlere silah verdiğini bildiğini ve bunun açıklamaları gerektiğini kaydeden Amedî, “ABD kime silah verdiğini çok iyi biliyor. Trump bilmiyor olabilir ama CIA kesin biliyor. Bu silahların nerede olduğunu CIA çok iyi biliyor. Bunu kendilerinin açıklaması lazım. ‘Kürtler beni hayal kırıklığına uğrattı’ diyerek aslında ‘Biz Kürtlerin bizim silahlarımızla savaşmasını istedik’ demek istiyor. Hangi silahları elde ettiler ve ne için savaştılar?” dedi.
“Kürtler tereddütlü”
Kürtlerin Batı ve ABD’nin Ortadoğu politikasına şüpheyle yaklaştıklarını belirten Amedî, şöyle devam etti:
“Kürtler tereddütlü hareket ediyorlar. 10-11 yıldır Rojava’da olanlardan ders aldılar. Kürtler yersiz kalabilirler. Amerika, İngiltere veya Fransa gibi Batı dünyası Kürtleri yalnız bırakabilir. Kürtler bundan korkuyorlar. Rojava’da öyle yaptılar. Rojhilat’taki Kürtler de meseleye bu çerçevede bakıyorlar. ‘Savaşalım, savaş bitecek ama sonra biz biteceğiz’ diyorlar. Tabii sadece Rojava veya Rojhilat Kürtleri değil, bugün tüm Kürtlerin kalesi olan Güney Kürtleri de aynı fikirdeler. KYB İran’dan, KDP de Türkiye’den çekiniyor. Türkiye ve İran da Güney’e, Rojhilat Kürtlerine yardım eli uzatılmaması yönünde mesaj veriyorlar. Onlar da Batı’dan, Avrupa’dan veya Amerika’dan garanti almadıkları sürece neden kendilerini ateşe atsınlar? Silahların kaybolması meselesine de bu çerçevede bakılması lazım. ‘Biz silah gönderdik ama akıbeti belli değil’ şeklinde konuşarak işin içinden çıkılmaz.”
“Trump’ın Kürtlerle ilgili açıklamaları yönlendirmedir”
“Acaba bazı kişi ve taraflar Trump’a Kürtlerle ilgili bu tür sözler söyletiyor olabilir mi?” sorusuna Amedî şöyle yanıt verdi:
“Elbette, yüzde yüz öyledir. Bu konuda Ortadoğu’nun geleceğine yönelik yürütülen diplomasi trafiği, özellikle Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye gibi ülkelerin liderliğinde sürdürülen kapsamlı ve yoğun bir diplomatik faaliyet niteliği taşıyor. Hatta İran da var. Ama maalesef Kürtler diplomaside çok zayıflar. Başka bir deyişle Kürtler, Batı dünyasında çok zayıf konumdalar. Birçok diplomatın etkisi var maalesef.
“Kürtler ne yapmalı” sorusuna ise Amedî şu yanıtı verdi:
“Kürtlerin Trump’ın açıklamalarına yönelik herhangi bir şey yapmalarına gerek yok. Kürtler, Trump’ın Amerika olmadığını unutmamalılar. Trump tesadüfen ABD Başkanı oldu. Cumhuriyetçilerin ve Demokratların içinde birçok siyasetçi, hatta Kongre’de birçok önemli isim Trump’ın söylediklerini kabul etmiyor ve bunları eleştiriyor. Kürtlerle ittifak yapmak ve yardım etmek istiyorlar. Ortadoğu’da Kürtlerin yalnız kalmasını istemiyorlar. Trump’ın Kürtlerle ilgili konuşmaları veya açıklamaları Amerika’nın politikası değildir. Amerika demokratik bir ülkedir. Burada Kürtlerin yeniden iyi düşünmeleri gerekiyor. Özellikle lobi ve diplomasi konusunda iyi değiller. Bu alanlarda ilerleme kaydetmeleri gerekiyor.”