TR KU AR
FB X IG
Türkiye

Öcalan: Asıl mesele Cumhuriyetin demokratik olmamasıdır

Haber Merkezi
Editor
📅 31 Mart 2026 09:53
DEM Parti İmralı Heyeti, 27 Mart 2026 tarihinde Abdullah Öcalan ile İmralı Adası’nda gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin açıklama yaptı.

RûpelNews - Açıklamada, Öcalan’ın, çözüm arayışlarının dar bir çerçevede ele alınmaması gerektiğini belirttiği; bölgedeki güç dengeleri, Suriye’deki gelişmeler ve İran’a ilişkin olası çatışma senaryoları üzerinden üç farklı yaklaşımın ortaya çıktığını ifade ettiği bildirildi.

DEM Parti İmralı Heyeti, 27 Mart 2026 tarihinde Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmeler kapsamında İmralı Adası’nda gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, çözüm sürecinin müzakere, demokratik irade ve tarihsel sorumluluk boyutlarıyla ele alınması gereken çok katmanlı bir konu olduğu belirtildi.

‘Çalışmalar yasal çerçeveye kavuşturulmalı’

Açıklamada ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin süreçte üstlendiği rol ve sorumluluğa dikkat çekilerek, komisyon raporu sonrasında yürütülecek çalışmaların gecikmeden kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye kavuşturulmasının önemine vurgu yapıldığı kaydedildi.
Heyetin değerlendirmelerinde, tarihsel fırsatların kaçırılmaması ve çözüm iradesinin güçlendirilmesi için diyalog kanallarının açık tutulması ve demokratik siyasetin desteklenmesi gerektiği görüşünün öne çıktığı belirtildi. Açıklamada, demokratik toplumun Türkiye’de yaşayan tüm halklar ve inançlar için ortak geleceğin güvencesi olduğu ifade edildi.

Öcalan’dan üç farklı yaklaşım değerlendirmesi

Abdullah Öcalan’ın görüşme sırasında dile getirdiği değerlendirmelere de yer verilen açıklamada, Ortadoğu’daki gelişmelerin sürecin önemini artırdığı yönündeki görüşler aktarıldı. Açıklamada, Öcalan’ın, çözüm arayışlarının dar bir çerçevede ele alınmaması gerektiğini belirttiği; bölgedeki güç dengeleri, Suriye’deki gelişmeler ve İran’a ilişkin olası çatışma senaryoları üzerinden üç farklı yaklaşımın ortaya çıktığını ifade ettiği bildirildi.

Öcalan’ın görüşmede özetle şunları ifade ettiği belirtildi:

“Çözmeye çalıştığımız bu büyük soruna dar yaklaşılmaması gerekir. Çünkü Ortadoğu üzerinde derin hegemonik planlar var. Suriye'de sancılı durumlarla birlikte belli ölçülerde olumlu gelişmeler yaşanırken, şimdi de Iran savaşı gündemde. İran savaşında üç çizgi ortaya çıkmıştır: Birincisi, ABD-İsrail çizgisidir. İkincisi, İngiltere’nin başını çektiği bazı uluslararası ve bölgesel güçlerin statükoyu korumaya dönük çizgisidir. Üçüncüsü ise geliştirdiğimiz Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile savunduğumuz demokrasi ve ortak yaşam çizgisidir.

İran'daki gelişmeler Türkiye'de yürütülen sürecin haklılığını ve önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Biz Anadolu-Mezopotamya eksenli bir çözümü esas alıyoruz. Anadolu-Mezopotamya ilişkisi derin tarihsel köklere sahiptir. Tarihin ilk büyük barış anlaşması Hititler ile Mısırlılar arasındaki Kadeş Antlaşması'ydı. Ortadoğu'daki dört bin yıllık siyasal tarih gösterdi ki Anadolu'nun güvenliği Ortadoğu'dan ve Mezopotamya'dan geçmektedir. Demokratik entegrasyon, Mezopotamya kültürünün demokratik bir varlık olarak katılımını ifade eder.
“Bizim Cumhuriyet ile bir sorunumuz yoktur. Asıl mesele Cumhuriyetin demokratik olmamasıdır. Demokrasi Cumhuriyetin güçlenmesini sağlayacak yegane çözümdür.
 

Paylas: